X

Kitap okuma alışkanlığınızı 4 adımda geri kazanın

Hayatımın her döneminde kitap konusunda obur bir insan oldum. Kalın denilecek bir kitabı başından kalkmadan yarım günde sıkılmadan bitirebilirim. Hatta hayatımda o kadar büyük yeri olan kitaplar oldu ki, sayesinde dövme sahibi bile oldum. Ancak son dönemlerde hayat o kadar hızlı ve yoğun bir şekilde akıyor ki, elime kitap alamaz oldum. Günün sonuna doğru yatağa uzanıp uyumadan önce birkaç sayfa da olsa okuma planlarım her seferinde gözlerimin hızlıca kapanmasıyla suya düşer oldu. Açıkçası okuyamadıkça hevesim de kaçmaya başladı. 2018’e girmeden önce çıkardığım “Okumak İstediğim Kitaplar” listesinin oldukça gerisine düştüm.

Durum böyle olunca yoğun zamanlarımda nasıl daha fazla kitap okuyabilirim diye araştırmaya ve bulduğum çözüm yollarını denemeye başladım. Artık sahalara geri döndüğümü söyleyebilirim.

Daha fazla kitap okumak isteyenler ya da bu aralar benim gibi zamansızlık ve motivasyonsuzluktan şikayet edenler için minik bir liste hazırladım.

Hedefinizi belirleyin ama esnek tutun

Kaç kitap okumak istediğinizden değil, hangi kitabı neden okumak istediğinizden yola çıkın. Daha fazla kitap okumak istemeniz için birçok neden var, ancak okuma planınızı yapmadan önce, hedefi belirlemeniz önemli. “Hangi kitabı okumak istiyorum?” sorusuyla yola çıkarsanız, hedefinizi belirlemeniz daha kolay olacaktır. Bu şekilde ilerlerseniz hem hedefinizi belirlemeniz kolaylaşır, hem de kendinizi hangi alanlarda geliştirmek istediğinizi tekrar düşünebilirsiniz.

Kitabınızı sayfalara bölün

Okumak istediğiniz kitapları belirlediniz. Kaç kitap hedefiniz olması gerektiğini artık biliyorsunuz. Yapmanız gereken plan, çıkan adete göre değişecektir. Bu yüzden ben kendi planlamamdan örnek vereceğim. Hedefimde olan kitap sayısına ulaşabilmem için haftada bir kitap bitirmem gerekiyor. Bu yüzden o haftaki kitabın sayfa sayısını her güne bölüyorum ve kitabın beni çıkaracağı yolculuğa hazırlanıyorum.

Okumaya zaman ayırın

İş okumaya geldiğinde günlük planınıza yeni bir “to-do” ekleyip bitirebileceğinizi varsaymayın. Hayatınıza kulak verin ve okumaya zaman ayırmak için fırsat kollayın. Her gün, bugün kitap okumak için ihtiyacım olan zamanı ne zaman ayırabilirim sorusuyla kendinizi yoklayın. Belki bir gün yolda işe giderken, ertesi gün öğle arasında, başka bir gün ise Netflix izlemekten vazgeçerek kitap okumak için zaman yaratabilirsiniz. Bu adımda okumak istediğiniz kitaplardan yola çıkarak belirlediğiniz kitap sayısını, hayatınızın temposuyla uyuşturamıyorsanız listenizi tekrar gözden geçirebilirsiniz.

Goodreads’i telefonunuza indirin

Hepimiz çevremizdeki insanlardan, arkadaşlarımızdan ve ailemizden duyduklarımızdan etkileniyoruz. Hatta bu etkilenme durumu öyle bir hale geldi ki, bazı konularda karar vermeden önce tanımasak dahi farklı kişilerin önerilerini okumak ve dinlemek istiyoruz. Kitap için bunu sağlayan bir uygulama var; Goodreads. Goodreads’te okumak istediğiniz kitapları daha önce okumuş kişilerin yorumlarını okuyabilirsiniz, hatta arkadaşlarınızın neler okuduğunu, neleri tavsiye ettiğini bu uygulama ile takip edebilirsiniz. İtiraf etmeliyim uygulamada yer alan “Reading Challenge” kısmında arkadaşlarımın hedeflerini görmek ve kendi hedeflerimi tamamlayıp, uygulamaya kaydetmek benim motivasyonumu artırıyor.

Bu adımları takip ederek eski kitap okuma seviyeme yaklaşmaya başladım. En azından kitap okuma durumum sürekliliğe kavuştu. Umarım siz de benim kadar faydalanırsınız. Şimdi sıra sizde!

İlginizi çekebilir: Yazmaktan korkmayın: Yapılacakları listeleyerek hayat akışınıza devam edin

Pozitif Omlet: Tuğçe Baykut Pınar öğrenmekten hiç sıkılmayan, kitap okumaya bayılan, motivasyon ve başarı üzerine merak salmış biri. Dijital pazarlama üzerine çalıştığı kurumsal hayatına devam ediyor. Araştırdıklarını ve düşündüklerini yazdığı omletten bir blog'u var (Pozitif Omlet). Evli, mutlu ve 2 kedi annesi.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale