X

Kişisel gelişim yolculuğunda tek bir doğruya saplanmayın

Hepimiz hayatımızda aksayan tarafları değiştirmek ve kişisel gelişimimize katkıda bulunmak için bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculuk bazen etrafımızdakileri kendimize hayran bırakmamızı sağlarken, bazen de karanlık bir taraf yaratabiliyor. Kendi yolculuğumuzu savunurken dogmatik, inatçı ve agresif olabiliyoruz.

Aynı hedefler, tek bir doğruya yönlendirebiliyor

Kendi hayatımızda yapmak istediğimiz değişim girişimleri sayesinde bakış açımız genişliyor ve bazen de sadece siyah/beyaz alanları görmeye başlıyoruz. Kendi kişisel gelişim yolculuğumuza öyle odaklanıyorsuz ki, bizimkinden farklı yollar olduğunu unutuyoruz. Bizimle aynı fikirde olan insanlara sırtımızı yaslamak istiyoruz. Bir kolektifin parçası olmaya çalışıyoruz. Kendimize topluluk arıyoruz.

Aynı fikirleri paylaşan, aynı hedefe sahip kişilerle birlikte olmak heyecan verici bir şey. Ortak bir hedefe veya bakış açısına sahip olduğumuz kişilerle tutkularımız, hayallerimiz hakkında konuşmak güzel bir şey. Ancak bu durum aynı zamanda bakış açımıza zarar da verebiliyor. Sürekli aynı hedefe, aynı düşüncelere sahip kişilerle birlikte olmak, objektif bakış açısını kaybetmemize neden olabiliyor. Kendi düşüncelerimizin ve bakış açımızın tek ve doğru olan yol olduğunu düşünmeye başlıyoruz.

Örneğin fiziksel egzersizin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bazılarımız kendi vücut ağırlığını kullanarak egzersiz yapmayı seviyor ve bunun kendilerini daha güçlü hissettirdiğini düşünüyor. Bazılarımı ise fitness salonunda kettlebell ile egzersiz yapmayı veya aletleri kullanmayı tercih ediyor. Bunların hiçbirinin yanlış olmadığı bir gerçek. Ancak kendi yaşam şeklini değiştirip egzersizi hayatına sokanlar ve bunun faydalarını görenler, diğer grupta yer alanları yanlış yapmakla suçluyor.

Herkesin yolculuğu kendine göre

Oysa işleri karmaşık hale getirmeye gerek yok. Kişisel yolculuk, adı üstünde kişisel olarak kalması gereken bir şey. Hiçbirimiz kişisel değişim veya gelişim için bir yarış içinde değiliz. Bir yarış söz konusuysa bile bu yarışın sadece kendinizle olduğunu unutmamalıyız. Örneğin minimalist bir insan olabiliriz ancak komşumuzdan, arkadaşımızdan daha az şeye sahip olmak bizi daha iyi bir insan yapmıyor. Kendimizi farkındalık savunucusu olarak görüp her gün meditasyon yapabiliriz. Ancak farkındalık sahibi olmak için herkesin aynı meditasyona ihtiyacı olduğunu söyleyemeyiz.

Kaynaklar:
TinyBuddha
MindBodyGreen

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale