X

Kış depresyonu kapıda: 5 adımda davetsiz misafirinizden kurtulun

Hafta içi işten çıkıp eve ışınlanmanın, hafta sonu hiçbir şey yapmadan Netflix’i izlemenin ve vereceğimiz yemek siparişinin hayalini kurduğumuz yılın bu zamanına ulaştık. Kış depresyonu tüm heyecanıyla kapımızda!

Artık sabahlar daha soğuk ve daha karanlık, sıcak yataktan çıkmak hayli zor. Sürekli hissedilen halsizlik, yorgunluk, belki de uykusuzluk… Biliyorum, içinizden hiçbir şey yapmak gelmiyor, tembellik dışında. Ama tüm kış mevsimini böyle geçiremezsiniz.

Bu aylarda size enerji verecek 5 öneri sizlerle.

Perdeleri açık bırakın

Günler kısaldıkça, uyku ve uyanma döngüleri bozulabilir. Güneş ışığının azalması, beyninizin melatonin denilen bir hormondan daha fazla ürettiği anlamına gelir, bu da uykusuz hissetmenize neden olur. 

Yatarken perdelerinizi açık bırakın, sabah ya da öğlen yürüyüşe çıkın, pencereye yakın oturun. Yani olabildiğince gün ışığında vakit geçirin.

Hareket edin

Hareket etmek, karanlık kış günlerinde yorgun hissettiğinizde yapmak istediğiniz en son şey olabilir. Ancak her gün kısa bir yürüyüş ya da egzersiz sonrası nasıl enerjik hissettiğinize şaşırabilirsiniz. Hareket etmek, düzenli egzersiz yapmak endorfin salgılanmasını sağlar, böylece gündüzleri yapacağınız egzersizler güne daha dinamik başlamanıza, öğleden sonra ya da akşam yapacağınız egzersizler ise günün yorgunluğunu almaya ve gece daha rahat bir uyku uyumanıza yardımcı olur.

Oto-hipnoz ile gevşemeyi öğrenin

Kısa kış günlerinde zaman asla yetmiyor, yapılacaklar listesinin sonu görünmüyor gibi hissedebilirsiniz. Bu da stres seviyenizi yükseltebilir. Stres yaratan her faktörü ortadan kaldırmak mümkün olmasa da stresi yönetmek mümkün.

Bunun için yapmanız gereken en önemli şey gevşemeniz, rahatlamanız. Kendinize her gün 10 dakika “Ben Zamanı” ayırın. Kendinizle baş başa olacağınız bir toplantıdaymış gibi düşünün. Telefonu sessize alın, 10 dakika sonrasına alarm kurun. Rahat bir şekilde oturun, gözlerinizi kapayın ve nefes alıp-vermeye odaklanın, derin derin nefes alıp verin. Gerekirse içinizden 1’den 5’ kadar sayarak nefesinizi alıp, 5’ten 10’a kadar sayarak nefesinizi vererek bir rutin yaratabilirsiniz. Bu sürede, oto-hipnoz ile zihninizde gevşediğinize dair canlandırmalar yapmak, kontrol edemediğiniz durumlar karşısında daha soğukkanlı tepkiler vermenize yardımcı olurken, sizi strese sokan olumsuz iç sesinizoto-hipnoz  ile de başa çıkmanızı sağlar. 10 dakika sonunda stres seviyeniz düşecek ve işlerinize daha üretken bir şekilde devam edebileceksiniz.

Güveninizi artıracak şeyler yapın

Güzel giyinmek, sağlıklı beslenmek ve spor yapmak bu aylarda en çok zorlandığımız 3 şey. Her gün aynı sweatshirt ve kotu giyerek tüm haftayı geçirmek isteyebilirsiniz. Ya da dışarda yağmur yağarken battaniye altında oturup, abur cubur eşliğinde film izlemek sizi cezbedebilir.

İyi görünmek kendinizi iyi hissettirir. Özellikle bu havalarda ihtiyacınız olan enerjiye, kendinize özen göstererek kavuşabilirsiniz. En güzel kıyafetlerinizi gardırobunuza hapsetmek yerine üzerinize giyin, daha sık kuaföre gidin, cildinize bakım yapın. Kısacası güveninizi artırmaya öz bakımınızdan başlayın.

Mevsime uygun beslenin

Kış aylarında makarna, patates ve ekmek gibi nişastalı yiyecekler tüketmeye meylederiz. Ancak öğünlerinizde meyve ve sebzeye yer vermeniz enerji seviyenizi yükseltmeye yardımcı olur. Mevsim sebzelerinden yapacağınız püreler ya da çorbalar, et veya bakliyat eklenerek hazırlanan yemekler içinizi ısıtacak harika yemek seçenekleri olabilir.

Kış, favori mevsiminiz değilse eğer, bu öneriler aranızdaki buzları eritmeye yardımcı olabilir.

Bu yazıyı keyifle okuduysanız, paylaşmayı unutmayın! ❤

İlginizi çekebilir: Olumsuz iç sesinizi susturun

Dilara Kuru: Örgütsel Psikolog, Bireysel ve Kurumsal Danışman 2011'den bu yana yaşadığı İngiltere'de, İkonik markalar üzerine hazırladığı tez ile Yüksek lisansını, Liderlerin Ego Yönetimi üzerine hazırladığı ve geliştirdiği Ego Ölçer ile de Örgütsel Psikoloji alanında doktorasını tamamladı. İngiltere’de bulunduğu sürede, UK College of Hypnosis & Hypnotherapy okulundan, İngiltere'nin tek ‘The British Psychological Society’ onaylı olan Cognitive Behavioural Hypnotherapy (Bilişsel-Davranışçı Hipnoterapi) diplomasını aldı ve Londra'da, takıntılar, bağımlılıklar, korkular, stres gibi çeşitli konularda hipnoterapist olarak çalıştı. 2014 yılında Londra'da düzenlenen 'Pozitif Psikoloji ile Çalışanların Performansı Artırma' sertifika programına katıldı. Aynı yıl, Londra’da bulunan The Coaching Academy’den aldığı Life Coaching (Kişisel Koçluk) eğitimi ile bireysel ve kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaya başladı. Epikürcü mutluluk fikrine dayanarak, mutlu olmak için kurduğu Epiküryen’de Kişisel Gelişim (Örn: Bilişsel-Davranışçı Yaklaşım ve Hipnoz tekniği ile Stres Yönetme, Bağımlılık; Fobi ve Takıntılardan Kurtulma, Performans Kaygısı ile Başa Çıkma); Academy of Management & Sales'de Liderlik ve Yöneticilik, Satış Becerileri alanlarında Örgütsel Psikolog, Bireysel ve Kurumsal danışman olarak hizmet veriyor. Epiküryen'den çalışma alanlarına, Instagram hesabından mutluluk üzerine paylaştığı yazılarına ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale