X

Kış aylarında nasıl beslenmeliyiz?

Kış mevsimini tam olarak yaşadığımız şu günlerde grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklar ile yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk gibi belirtiler hemen hemen herkeste görülmeye devam ediyor. Tüm bunlardan korunmanın en önemli yolu bağışıklığı koruma altına alıp, güçlendirmekten geçmektedir. Bağışıklığı güçlendirmenin ana yollarından birisi sağlıklı ve doğru beslenmektir. Tam bu noktada kış mevsiminde bağışıklığınızı güçlendirecek sağlıklı beslenme önerilerinden yazımda sizlere bahsedeceğim.

1. C vitamini açısından zengin meyve ve sebzeleri tercih edin

Kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirecek en önemli besin kaynaklarından birisi C vitamini açısından zengin meyve ve sebzeleri tüketmektir. Bağışıklık sistemini güçlendirici etkiye sahip olan C vitamini ayrıca iltihaplanmaya karşı savaşır ve hücreleri oluşabilecek hasarlara karşı korur. Kivi, portakal, greyfurt, mandalina, limon, kırmızı ve yeşil biber, brokoli, domates, karnabahar, ıspanak gibi C vitamini açısından zengin olan meyve ve sebzeleri tüketerek bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz.

2. Vücudunuzu probiyotiklerle destekleyin

Kış aylarında beslenme programınıza ekleyeceğiniz probiyotik desteği, bağışıklık sisteminizi güçlendirecek ve sizi hastalıklardan koruyacaktır. Probiyotiklerde bulunan iyi bakteriler, parazitler, virüsler, maya ve mantarların neden olduğu enfeksiyonlarla mücadelede eder ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Beslenme programınıza yoğurt, kefir, boza, muz, turşu, şalgam suyu (Yüksek tansiyon hastaları turşu ve şalgam suyu tüketimini sınırlandırmalıdır) gibi besinleri ekleyerek günlük probiyotik ihtiyacınızı karşılayabilir, bağışıklığınızı güçlendirerek kış aylarında hastalıklardan korunabilirsiniz.

3. D vitamini yönünden zengin besinler tüketin

Bağışıklık sisteminin korunmasında ve güçlenmesinde D vitamini çok önemli rol oynamaktadır. D vitaminin en önemli kaynağı güneştir. Güneşten faydalanmanın pek mümkün olmadığı bu kış döneminde D vitamini besinler ve takviye edici gıdalar yoluyla alınabilir. Somon, alabalık, ton balığı, uskumru, karaciğer, süt ürünleri, yumurta sarısı, mantar gibi besinler ile günlük D vitamini ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

4. Proteini ihmal etmeyin

Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak için günlük beslenmenizde dikkat etmeniz gereken noktalardan bir tanesi de yeterli protein alımıdır. Proteinler, bağışıklık sisteminin gelişmesinde rol olan antikorların yapıtaşını oluşturmaktadır. Yani proteinler, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için olmazsa olmazlardan biridir. Bu nedenle enfeksiyonların arttığı bu dönemde protein kaynaklarının yeterli tüketilmesi önem arz etmektedir. Özellikle süt ürünleri, yumurta, kırmızı et, tavuk, balık, kuru baklagiller, tohumlar gibi gıdalar proteinlerin en iyi kaynakları arasındadır.

5. Su içmeyi unutmayın

Soğuk havalar, su içme isteğini azaltabilir ancak vücudunuz hissetmese de vücutta su kaybı gerçekleşir. Kaybedilen sıvıyı yerine koymak önemlidir. Çünkü yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin atılmasında, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, bağışıklık sisteminin dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle günlük 8 ile 15 bardak arasında su tüketmelisiniz.

İlginizi çekebilir: Hayati protein kolajen: Kolajen takviyesinin sağlığınıza faydaları

Eda Bal: Eda Bal, 1993 yılında Elazığ’da doğmuştur. İlk, orta ve lise eğitimini Elazığ’da tamamlayan Eda Bal, 2018 yılında Fırat Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden onur derecesiyle mezun olmuştur. Bugüne kadar beslenme ve diyetetik alanında birçok konferans ve seminere katılan Eda Bal, eğitim süresince ve sonrasında edindiği tecrübeler ile 2021 yılında Diyetisyen Eda Bal Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Merkezini kurmuştur. Kliniğinde, halen danışanlarına online ve yüz yüze hizmet vermeye devam etmektedir. Eda Bal, şu an birçok dergi ve internet sitesinde beslenme konularında yazılar yazmakta ve televizyon programlarına konuk olarak katılmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale