X

Kırılan kalpleri doğru bir şekilde onarma: Özür dilemenin incelikleri

Bazen sevdiğimiz kişilerle hiç istemesek bile problemler yaşayabiliriz. Bu noktada karşımızdakinin kalbini kırdığımız gibi onarmayı becerebilmemiz gerekir. Kırılan kalpleri onarmanın en güzel yolu elbetteki önce hatalı olduğumuz noktaları fark edip, daha sonra karşımızdaki kişiden özür dilemektir.

Özür dilemeyi, birbirinden uzaklaşan kardeşler için ya da problem yaşayan yakın arkadaşlar için uzlaşmanın ilk adımı olarak görebiliriz. Bazı durumlarda ise sonucu değiştirmese bile tarafları sakinleştirir, endişeyi azaltır.

Kötü özür vs iyi özür

Bu noktada, politikacılar ve sanatçılar tarafından basın karşısında gerçekleşen ve önemli gözüken özürler de vardır, insanların dilediği sıradan özürler de. Belki de en ilginci ‘bad apology’ yani ‘kötü özür’ denilen kavramdır. Kötü özürler aslında özür olmayan özürlerdir. Bu terim o kadar popüler ki, Wikipedia’da kötü özür konseptine ayrılmış bir sayfa bulunuyor. ‘Sorry not sorry’ yani üzgün olmadığım için üzgünüm konsepti hala varlığını korusa da sanal dünyada birçok farklı özür çeşidi popülerliğini sürdürüyor. İşte onlardan birkaçı:

“Böyle hissettiğin için üzgünüm

Bu özür; adeta karşısındakini kıran kişinin üzerinden sorumluluğu alıp, kalbi kırılan kişiye yüklemek için söylenen bir söz gibidir. Buna tam olarak bir özür bile diyemeyiz; çünkü bu ‘Hissettiklerini hissetmemelisin’ demenin nazik bir yoludur. Özür dilemesi gereken kişi bu noktada asla sorumluluğu üzerine almaz.

“Hatalar yapıldı”

Bu daha çok, ortada bir hata olduğunun kabul edildiği, ancak hatanın bir kişiye yüklenilmesinden kaçınmak istenildiği politik durumlarda söylenir. NPR’ye göre ilk kez Watergate Skandalı’yla hayatımıza giren bu özür çeşidi, ABD Başkanı Nixon’ın sözcüsü Ron Zeigler tarafından Washington Post gazetesinden Bob Woodward ve Carl Bernstein’e şu sözlerle dile getirilmiştir: ‘Yorumlar açısından hatalar yapılmıştır.’ Aslında bu söylem retoriktir; çünkü hem hatayı yapan belli değildir hem de hatalar soyut bir şekilde ele alınmıştır.

Özür dilemenin incelikleri

Evet, nasıl özür dilemememiz gerektiğini artık hepimiz biliyoruz. Şimdi sıra nasıl özür dilememiz gerektiğinde:

Eğer özürleri karşınızdakine azar azar dağıtır; size yöneltildiğinde de incelikle kabul ederseniz, bu durum partnerinizle, arkadaşlarınızla ve ailenizle olan ilişkilerinizi güçlendirecektir. Aynı şekilde, hatalı olduğunuzda kabul etmek ve durumu değiştirmek için adımlar atmak, iş hayatında sizi ileri taşıyacak bir etken olacaktır.

İçinizden gelerek yapın

İçten gelerek özür dilemek, sorunlarınızın çözülmesine yardımcı olacaktır.

İster büyük olsun ister küçük, özür dilemek sihirli bir şeydir ve bu yüzden içten olması gerekir. İçten gelmeyen bir özür, aslında sağlıklı bir ilişkiyle bozuk bir ilişki arasındaki farkı gösterir. Eğer taraflardan biri düzenli olarak özür diliyor ancak bunu içinden gelmeden sadece anı kurtarmak için gerçekleştiriyorsa, o özür aslında sadece manipülasyon için bir araçtır.

İlgili yazı: Doğru şekilde dilenmiş bir özürle tüm buzları eritebilirsiniz

Spesifik olun

Özür dileyeceğiniz zaman yalnızca; ‘Dün akşam çok kabaydım. Özür dilerim’ ya da ‘Akşam yemeğinde sana söylediklerim için özür dilerim’ demeyin; çünkü bunlar tam bir özür değildir. Özür dileyeceğiniz zaman sadece yaptığınız hatalı davranışı detaylandırmakla kalmayın, aynı zamanda hatalı olduğunuzu nasıl anladığınızı da söyleyin. Spesifik olmak özrünüzü hem daha değerli kılar hem de siz hatalarınızdan ders almak adına önemli bir adım atmış olursunuz.

Karşı tarafı kırdığınızda bunu fark ettiğinizi dile getirin

Karşı tarafın kırdıysanız ona, pişman olduğunuzu ve onun duygularına değer verdiğinizi mutlaka dile getirin 

Karşınızdaki kişinin gerçek anlamda kalbini kırdıysanız, pişman olduğunuzu, yaptığınızın yanlış olduğunu ve karşınızdaki insanın duygularına değer verdiğinizi ona söylemelisiniz.

Tüm bunları yaparken dikkat etmeniz gereken nokta ise; ‘Eğer seni incittiysem, özür dilerim’ tarzı şeyler söylememektir; çünkü bunu söylemek karşınızdaki insana; ‘Seni kırıp kırmadığımı bilmiyorum’ demekle aynı şeydir. ‘Eğer’ gibi kelimeler istemeden de olsa incitilmiş olmayı karşı tarafın suçuymuş gibi gösterir.

Sorumluluk alın

Sorumluluk almak; hem yapılan yanlış olayı değerlendirme hem de yapılanı üstlenerek özür dileme ve durumu değiştirmek için adım atmaktır. Örneğin; bir kavga sırasında eşinize kötü bir şey söylediğinizde, bunu gelecekte söylememek için ne yapmalısınız? Bu noktada yapılan davranışın nedenini bulmak size yardımcı olacaktır. Belki de öfke problemi yaşıyorsunuzdur ve bu durumu yoga ve meditasyon uygulamalarıyla çözebilirsiniz.

İçten gelen bir özürle ve daha sonra aynı davranışı tekrarlamayarak karşınızdakinin gönlünü kazanabilirsiniz, siz yeter ki isteyin.

Kaynak:

Mannersmentor.com

Mnn.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale