X

Kırgın Bir Gezgin: Kırılganlığın içinden doğan umudun şiirsel yolculuğu

Yalnızlığın gölgeleriyle yeniden doğuşun ışığını aynı sayfalarda buluşturan bir şiir yolculuğu.

İnsanın kendine doğru çıkmayı çoğu zaman ertelediği o büyük yolculuk… Kırılganlıkla cesaretin, sessizlikle umut arayışının birbirine karıştığı o gizli patika… Özlem Yıldırım, yeni şiir kitabı “Kırgın Bir Gezgin” ile okuru tam da bu patikanın başlangıcına davet ediyor.

Yıldırım’ın dizelerinde, çocukluğun terk edilmiş odalarından yükselen eski bir uğultu, konuşmayı unutmuş bir ruhun titrek nefesiyle buluşuyor. Aşk kimi zaman kaderi kökten değiştiren bir kalem darbesi, kimi zaman insanın içine doğru açılan karanlık bir kuyunun yankısı haline geliyor.

Doğa ise bu yolculuğun sessiz tanığı: Yazın tazeliği, eylülün dingin hüznü, sonbaharın kabullenişi… Hepsi, “Kırgın Bir Gezgin”in içinde yürüyen ruhun kendini kaybetme ile yeniden bulma arasındaki ince çizgiyi aydınlatıyor.

Bu kitap; sahici bir ses arayanlara, yalnızlığını bir geçit olarak görenlere ve içindeki eski yaralardan yeni bir ışık çıkarabileceğine inananlara sesleniyor. Yıldırım’ın kalemi hem kırılgan hem asi, hem sızılı hem umut dolu…

“Kırgın Bir Gezgin”, okuru kendi iç fısıltılarını duymaya çağıran bir eşik. Belki de hepimizin içinde, sessizce uyanmayı bekleyen o gezgini anımsatmak için…

Özlem Yıldırım kimdir?

Marmara Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu olan, Bahçeşehir Üniversitesi’nde İleri Oyunculuk yüksek lisansını tamamlayan Özlem Yıldırım, yazarlığı, oyunculuğu ve öğretmenliği bir arada yürüten çok yönlü bir sanatçıdır. Yaratıcı drama öğretmeni olarak başlayan mesleki yolculuğunu; tiyatro, çocuk edebiyatı ve yetişkinlere yönelik edebi üretimlerle genişletmiştir.

Çocuk kitapları “Masallarla Yolculuk” ve “Ben Prenses Değilim”de hayal gücünü ve öz saygıyı merkeze alan Yıldırım; yetişkinlere yönelik “Kar Küresi” adlı tiyatro metninde ve şiir kitabı “Kırgın Bir Gezgin”de insan ruhunun kırılgan bölgelerini sade ama etkileyici bir anlatımla ele alır.

Hem kalemi hem sahnede yarattığı varlığıyla, insanın kendini bulma arayışına güçlü bir ışık tutmayı sürdürüyor.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale