X

Kilo vermenize yardımcı olacak 7 strateji

Kilo vermek bir çoğumuz için bir problem haline gelmiş durumda. Kilo verip, veremememizi yaptığımız diyetten çok, o diyetin bizim günlük yaşantımıza uygun olup olmaması etkiliyor. Kimimiz, daha çok hareket ederek bir gün geçiriyor, kimimiz ise gün boyu ofiste oturarak. İki tarafta aynı diyetle kilo vermeye çalıştığında tabi ki başarılı sonuçlar alınamıyor. Yapılan bir araştırmaya göre, diyet yapanların yüzde 90’ı verdikleri kiloları geri alıyorlar. Hem sağlıklı hem de kalıcı bir şekilde kilo verebilmeniz için uzmanlar sürekli olarak araştırmalar yapıyorlar.

Uplifers olarak, dünyaca bilinen üniversitelerde uzmanların test ederek onayladığı kilo verme stratejilerini sizler için derledik.

Lokmalarınızı sayın

Bir araştırmada; obez katılımcılar iki gruba ayrılıyor. Her iki gruba da aynı yiyecekler veriliyor ama bir grubun yedikleri lokmaları saymaları isteniyor. Lokmalarını sayan grubun daha çok kilo verdiği ve daha çabuk doydukları ortaya çıkıyor. Yediğiniz lokmaları sayarak yemek yerken karnınız doyduğunda farkına varmanızı sağlayarak, fazla yemek yemenizi engelliyor.

Büyük bir kahvaltı yapın

İki grup obez katılımcının bulunduğu bir araştırmada; 600 kalori değerinde içinde bir dilim kek, kurabiye veya küçük bir donutta bulunan protein ağırlıklı kahvaltı eden grubun, 300 kalori değerinde kahvaltı eden diğer gruba göre daha çok kilo verdiği gözlemlendi. 600 kalorilik kahvaltıyı eden grup kahvaltıda bol miktarda sağlıksız yiyecekler tükettiği için, gün boyunca abur cubur yemek istemediği ve daha az kalori almak istedikleri ortaya çıktı.

30 dakikayı geçmeyecek egzersiz yapın

Avrupa’da yapılan bir araştırmada, her gün 30 dakika egzersiz yapan obez erkekler, günde 60 dakika egzersiz yapan obez erkeklere göre daha çok kilo verdi. Uzmanlara göre bunun nedeni, 60 dakika egzersiz yapan grubun, spor sonrası diyet programlarında yazmayan besinleri tüketmeleri. Daha uzun egzersiz yapmak, diyet yapan kişiyi isteksizleştirip, diyet programının dışına çıkmasına neden oluyor.

Bol bol sebze tüketin

İsraelli uzmanlar araştırmalarında; düşük karbonhidrat diyeti yapan, Ege diyeti (sağlıklı yağlar ve yeşillik odaklı) yapan ve bol karbonhidrat diyeti yapan kişileri karşılaştırdı. Bunun sonucunda, düşük karbonhidrat diyeti yapanların daha çok kilo verdiği ve kilolarını iki seneden fazla koruyabildikleri ortaya çıktı. Grubun daha çok kilo vermesinin nedeni; tükettikleri sebze miktarı. Sebzeler içinde bulundurdukları lifler sayesinde kalori vermenizi kolaylaştırıyor.

İyi bir uyku çekin

Başka bir araştırmada; katılımcılardan bir kısmı her gece 9 saat uyuyor, diğer grup ise sadece 4 saat. 4 saat uyuyan grup, ertesi gün diyetlerini bozmak istediklerini dile getiriyor ve gün boyunca abur cubur tüketiyor. Uykusuz olduğumuz günlerde, canımız daha kalorili ve şekerli yiyecekler çekiyor. Bunun nedeni ise bu yiyeceklerin enerjimizi yükseltmesi.

Uzun dönem yapabileceğiniz bir diyet seçin

Diyet yapanların çoğu ilk bir kaç ay kilo verip, o kiloları bir kaç senede geri alıyor. Bu yüzden, daha hızlı kilo vermeye çalışmak yerine, içindeki yemekleri sevdiğiniz, daha eğlenceli bir diyet listesi seçmeyi deneyin. Eğer, bir diyetisyenle görüşüp kendinize ait bir diyet listesi hazırlarsanız daha çok kilo verebilirsiniz. Ayrıca, uzmanlar obez insanların diyet boyunca pes etmeye karşın bir psikologla görüşmelerini öneriyor.

Diyete bir arkadaşınızla beraber başlayın

Brown ve Dartmouth Üniversitesi’nde ki araştırmacılara göre; eğer diyete bir arkadaşınızla beraber başlarsanız ve beraber kilo verirseniz, diyetinizde başarılı oluyorsunuz. Arkadaşınız size dürüst olduğu ve zor zamanlarınızda yardım ettiği için diyeti bırakma olasılığınızda azalıyor.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale