X

Kilo vermek isteyenlerin dikkatine: Doğru hedef belirlemek yolun yarısı

Kilo vermek başarı ve başarısızlık arasındaki fark gibi görünür. Kilo verme hedefine ulaştıysanız başarılısınızdır. Halbuki bazen metabolik nedenlerle kilo verme hedefinizi tam tutturamasanız da süreçte öğrendikleriniz sizi başarılı kılar.

Size uygun, yaşamınızda daha sonra da devam ettirebileceğiniz şekilde planlanmış programlar ile belirlenen gerçekçi hedefler sizi daha en başında motive eder. Sağlıklı yaşama geçişte bir ara uygulama sağlar.

Sadece kilo verme amacıyla başlanan zorlayıcı programlar ile daha en başından bütün motivasyonunuzu kaybedebilirsiniz. Uygulamada yaşadığınız zorluk içten içe bunun ömür boyu uygulanamayacağı, hatta o haftanın bile zor geçeceğini söyleyerek, diyeti çoktan bırakmanıza ve inancınızı kaybetmenize neden olur.

Sonuca değil sürece odaklanın!

Sonuç kaç kilo olmak istediğiniz olabilir ama sürece odaklanmazsanız hedefinize ulaştıktan sonra yine eski kilonuza dönebilirsiniz. Hedefe odaklanırsanız sürece giden yolda öğrenmeyi kaçırırsınız. Beslenmede her zaman söylediğim şey beslenmeyi öğrendikçe özgürleşirsiniz. Öğrenirseniz, neyi, nasıl yiyebileceğinizi daha iyi dengeleyebilirsiniz. Sonuca ulaşmak için önce eskisinden farklı neler yapılıp hangi adımlar atılmalı planlanmalı ve eski, işe yaramayan alışkanlıkları değiştirmeye odaklanıp kilo vermenin yanında yararlı alışkanlıklar kazanmaya çalışmalısınız.

Sürece odaklanan, gerçekçi hedefler için 5 aşama

  • Detaylı bir hedef belirlemelisiniz. Kilo vermek için su içmek detaylı bir hedef sayılmaz, düzenli olarak her gün, günde 3 litre su içmek detaylıdır.
  • Ölçülebilir bir hedef belirlemelisiniz. Hedefi ölçmek hedefe ulaşmada başarılı olup olmadığınızı tartmak için önemlidir. Haftada 4 gün 40 dakika yürüyüş yapmak ölçülebilir.
  • Ulaşılabilir bir hedef belirlemelisiniz. Hedefinize ulaşmak için gerçekçi olmalısınız. Bundan sonra uzun saatler çalıştığınız iş yerine her gün yemek yapıp götürmek, yeterli vaktiniz yokken gerçekçi değildir. Öğle yemeklerinde daha sağlıklı tercihler yapmak daha gerçekçi ve uzun vadede faydalıdır.
  • Size ait bir hedef belirlemelisiniz. Sizin olmayan başkalarının sizin üzerinize biçtiği hedefleri sahiplenmeye çalışmamalısınız, bedeninize ait önceliklerinize göre bir diyetisyenden destek alarak hedefinizi belirlemelisiniz.
  • Belirli bir zaman ile hedef belirlemelisiniz. İlk hedef, son hedef gibi belirli kilolara ulaşma aralıklarını takvimde işaretleyerek kendinizi hedefinize karşı hem motive edersiniz, hem de ulaşılabilir olduğunun zaman bilinciyle hareket edersiniz. Normalde tek bir son hedef belirlemek korkutucu olabilir ama hedefi bölmek yolda başardığınız zamanları da görerek motivasyonunuzu yüksek tutar.

Hedefleriniz için kendinizi kapatmayın!

Sırf hedefe ulaşmak için kendinizi sosyal ortamlardan, gezilerden vb. soyutlamamalısınız. Ya da başınıza beklenmeyen bir şey geldiğinde battı balık moduna geçmeden oradan nasıl sıyrılabilirsiniz bunun için çabalamalısınız. Asıl bu dönemlerin üstesinden gelebilenler, nasıl üstesinden geleceğini araştıranlar hedeflerini korumada başarılı oluyorlar. Bırakın hayat doğal akışında aksın siz o akışta doğru tercihler yapmaya, planlı ilerlemeye çalışın; yolda öğrenmek her zaman yolunuzu bulmanıza yardım eder.

Hedeflerinizi ara ara gözden geçirin!

Başlarda çok uzak gördüğünüz hedeflere ulaştıktan sonra yeni eklemeler ile yolunuza devam edebilirsiniz. Yolda ilerledikçe kendinize uygun hedefleri daha net belirleyebilirsiniz. Yolda kendinizi dinlemeyi öğrenir ve vücudunuzun ne istediğini daha iyi fark edersiniz.

Aslında her birimiz kendi bedenimizin zihin ve beden olarak her yönden artık uzmanı sayılırız. Sadece kimimiz bedenimizin sesine kulak veriyor, kimimiz kuru gürültüden sesleri duyamıyoruz. Yoksa bedenimizin bunca zaman nelerden ne sonuçlar aldığını, ruhumuzun nelerden hoşlanıp hoşlanmadığını gayet iyi biliyoruz. Yani bir başkasında işe yaradı diye kendimizi hırpalayarak yapmaya zorlayıp sonuç almayı beklediğimizde, aslında vücudumuzun verdiği cevaplara bakarak bize ne kadar uyumsuz olduğunu anlayabilecek durumdayız.

Bedeni dinlemeyi bilmek için günlük alışkanlıkları ve sonraki hisleri irdelemelisiniz. Bunu yaparak bizi yemeye iten duyguları, egzersiz yapmaktan alıkoyan duyguları doğru yöne çekebilmeyi başarabiliriz. Zihin ile beden arasındaki bağlantıyı geliştirdikçe, bedeninizin sesini duymak kolaylaşır. Hızlanan dünyada kendi içimize dönüp bedenimizi her yönden dinlemek bizi hedefe ulaştırmada doğru yolda tutar. Yolda edindiğimiz alışkanlıklar da bizi ulaştığımız hedefimizde tutar.

Hedeflerimizde kalabilmek dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Yılbaşından önce bir “challenge”a var mısınız: 21 günlük şeker detoksu

Dyt. Buket Koçoğlu: Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden şeref öğrencisi olarak mezun oldum. O günden bu güne sofralara olabildiğince dokunmaya çalışıyorum. Beslenmede herkes için aynı doğruların olmadığına inananlardanım. Beslenme bir derya ve parmak iziniz gibi size özel... Hayatlarınıza bu denli özel bir alandan dokunup değiştirebilmek benim için çok değerli... Her yeni hayat yeni bir macera; yeter ki siz de bu işin sağlığınız için ne kadar önemli olduğu bilincine ve en önemlisi bu vücuttan başka gidecek yeriniz olmadığının farkına varın... Benimle bu muhteşem keşif sürecine var mısınız?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale