X

Kilo kontrolü ve zayıflamak için yapılması gereken egzersizler

Fiziksel aktivite yani egzersiz veya hareket etmek kilo kontrolünü ayarlamanın önemli bir yoludur.

Fiziksel olarak aktif olmak sağlıklı bir kiloda olmanıza yardımcı olurken ekstra kilo almanızı da engeller. Aynı zamanda sağlığınızın tüm diğer alanlarında da önemlidir. Gece daha iyi uyumanıza yardımcı olur, depresyona girme halini azaltır ve daha iyi bir fiziksel görüntüye de destek olur. Birçok araştırma fiziksel olarak aktif olmayan kişilerde aynı zamanda daha sıklıkla kolesterol yüksekliği, diyabet ve/veya kalp hastalıkları gibi sağlık problemlerinin sıklığına dikkat çekmekte.

Kilo kontrolünü sağlamak için ihtiyaç olan kişiden kişiye göre değişmekle birlikte kalori alımına da bağlıdır. Bazı yetişkinlerde diğerlerine göre daha fazla fiziksel aktiviteye ihtiyaç olabilir.

Zayıflamak için ne kadar egzersiz süresine ihtiyaç var?

Başlangıç için yetişkinler her hafta orta derecede aerobik egzersizi ortalama 150 dakika yapmalıdır. Eğer gerekirse kilo verme hedefine göre veya aldığı kalori durumuna göre o hafta ve/veya gün içerisinde artırılmalıdır. Bu miktar başlangıç için fazla gibi gelebilir ancak kilo dengesi yenilen, içilen ve yapılan fiziksel aktivitenin miktarı arasındaki dengeyi gösterir. Kilo kaybı daha az kaloride yemek yiyerek veya fiziksel aktivite ile daha fazla kalori yakarak başarılabilir. Yapılan çalışmalarda uzun süreli başarı sağlayanların, daha az kalori alarak, daha fazla aktivite ile her ikisinin de olduğu saptanmış. Örneğin her gün 30 dakika yürüme ve yenilen yemeklerin porsiyonlarını azaltmak gibi iki küçük adım ile kilo üzerinde büyük etkiler yaratabilmek mümkündür.

Zayıflamak için hangi egzersiz yapılmalı?

Son veriler gösteriyor ki gün içerisinde 7500 adımın altına inmemek genel sağlığı korumak için önemli bir basamak. 10000 adım atabilen kişiler ise o gün içerisinde olması gereken fiziksel aktiviteyi yapmış sayılıyor. 10000 adım ve üzeri aynı zamanda kilo kaybına da neden olurken, bedenin sağlığını da olumlu yönde etkiliyor. Bunun yanı sıra her gün atılan fazladan bir adım ile kas yapısı güçlenirken metabolizma hızı artıyor, kan basıncını dengeleyerek tansiyon düzenleniyor, kan şekerini dengeleyerek iştahı olumlu etkilerken endorfin salgılayarak stresi azaltıyor.

Pilates, yoga gibi egzersizler zayıflatır mı?

Pilates ve yoga, kasları derin ve uzunlamasına çalıştırarak, bedeni güçlendirirken; aynı zamanda uzun esnetme pozları ile de bedenin daha ince ve fit görünmesine yardımcı olur. Direkt olarak zayıflamaya yardımcı olmasalar da, pilatesin kas gücünü kullanarak çalışma prensibi ile güçlenen kaslar ile metabolizma hızını olumlu etkilerken, yoga ise beden gücünün yanı sıra zihinsel olarak da bedeni güçlendirmesi ile fark etmeden kişilerin diyet ve/veya beslenme programları ile daha barışık bir süreçte olmalarına yardımcı oluyor. Özetle tek başlarına zayıflatma etkileri olmasa da dolaylı olarak zayıflama programlarında yürüyüşün yanı sıra pilates ve yoga yapmanın yararlı etkileri tartışılmaz.

Zayıflamak için hangi saatte egzersiz yapılmalı?

Egzersizin artık saati yok! Ne zaman yapıldığından çok, ne kadar düzenli ve sıklıkta yapıldığı çok daha önem arz ediyor. Sabah saatlerinde aç olarak yapılan egzersizin özellikle bir gün öncesinde kan biriken şekerini ilk olarak kullanarak sonrasında depolara hızlı geçiş yaptığı bilinirken, hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) yaşayanlarda sabah aç sporun olumsuz etkilerinin görülmesi egzersiz önerilerinin de kişiye özel olmasını gerektiriyor.

 

İlginizi çekebilir: Fit bir vücut için spor performansını artıran beslenme tüyoları

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale