X

Ketojenik beslenme: Hangi besinler tüketilmeli, hangileri tüketilmemeli?

Son yıllarda pek çok farklı beslenme türü popüler bir hal aldı. Keto veya ketojenik beslenme de hızla yaygınlaşan sağlıklı beslenme anlayışlarından bir tanesi. Amerikan Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Şimal Deniz “ketojenik diyet” nedir, onu anlattı. İşte detaylar:

Ketojenik (keto) diyet, epilepsi hastalarını tedavi etmek üzere 1923 yılında Doktor Russell Wilder tarafından düzenlenmiştir. Ağırlıklı olarak yüksek yağlı besinlerle yeterli miktarda protein içeren besinler tüketilirken, düşük oranda karbonhidrata yer verilmektedir.

Normal beslenme düzeninde vücudun enerji kaynağı karbonhidratlardır. Ancak, bu diyet karbonhidratlardan fakir olduğu için enerji kaynağı yağlardır. Bu nedenle de son yıllarda kilo vermeye yardımcı bir diyet modeli olarak da görülmektedir. Bunun yanı sıra, Alzheimer, diyabet ve kanser gibi sağlık sorunlarının tedavisinde de uygulanmaktadır.

Kilo verme amacıyla uygulanan ketojenik diyet kesinlikle diyetisyen kontrolünde olmalıdır. Diyet planı kişinin diyetisyeni tarafından her hafta güncellenmeli ve uzun süreli diyetler de IQ düşüşüne neden olduğundan, 3 haftadan uzun süre yapılmamalıdır.

Ketojenik Diyette Tüketilebilecek Besinler

1. Sağlıklı yağlar

  • Avokado ve avokado yağı
  • Zeytinyağı ve zeytin
  • Tereyağ ve sade yağ (ghee)
  • Hindistan cevizi yağı
  • Kaymak
  • Ceviz, fındık, badem, çekirdek gibi yağlı tohumlar

2. Proteinler

  • Yumurta
  • Peynir
  • Kırmızı et, tavuk, balık, hindi
  • Sakatatlar

(Not: Diyetteki protein miktarının yüksek olması halinde ketozise geçiş yavaşlar)

3. Düşük karbonhidratlı sebzeler

  • Yeşil yapraklı sebzeler, salatalık, brokoli, karnabahar, lahana, kabak, soğan, biber gibi karbonhidrat miktarı düşük sebzeler

4. Karabiber, tuz gibi baharatlar ve otlar

 5. Bitkisel tatlandırıcılar ve şekersiz soslar

 6. Badem sütü, hindistan cevizi sütü gibi bitkisel içecekler

Ketojenik Diyette Uzak Durulması Gereken Besinler

  • Pirinç, makarna, bulgur, ekmek gibi tahıl içerikli besinler
  • Nohut, mercimek, kuru fasulye gibi baklagiller
  • Meyveler (böğürtlen, çilek gibi düşük karbonhidratlı meyveler hariç)
  • Bezelye, patates, tatlı patates, havuç gibi sebzeler
  • Süt ve yoğurt gibi karbonhidrat içeren gıdalar
  • Kek, dondurma, puding gibi gıdalar ve meyve suyu gibi içecekler
  • Bira, alkol, şarap gibi içkiler

İlginizi çekebilir: Endometriozis (çikolata kisti) nedir?: Belirtileri ve tedavisi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale