X

Kendinizle konuşurken kurduğunuz cümleler size mi ait?

Geçen gün, 2 yıl önce yazdığım bir yazı çıktı karşıma. Tam da o gün duymaya ihtiyacım olan sözler yazıyordu. “Meğer 2 yıl önce, bugünkü kendime yazmışım bu sözleri” diye düşündüm. Bazen insan kendine yetişiyor işte böyle. Sonra da, “İnsanın kendine söyleyecekleri hiç bitmemeli” diye geçirdim aklımdan.

Aslında hepimiz, sürekli, birilerine bir şeyler anlatmaya çalışarak geçiriyoruz vaktimizi. Böyle olunca da, kendimize söylediklerimiz üzerine düşünmeyi ihmal edebiliyoruz. Hatta kimisi uzun zamandır kendine 1-2 kelam bile etmediğinin farkında değil belki de.

Düşününce aslında çok garip geliyor; hayatımızda ne kadar kalacağını hiç bilmediğimiz, hatta bazen kısacık kalacağını bildiğimiz birine bile söylediklerimize bu kadar dikkat ederken, tüm yolculuğumuzda hem yoldaşımız, hem şahidimiz olan yegane kişi olan kendimize neler söylediğimize hiç önem vermiyoruz bazen.

Ağzımızdan çıkan sözlerin tamamını bile ilk duyan bizleriz oysaki. Bir de, tek başımıza kaldığımızda zihnimizin dehlizlerinden akan sözler var. Bir bilsek ki onlarla toprağımızı sulayıp çiçek de açtırabiliriz, fırtınalarla besleyip sellere de yol açabiliriz. Çünkü söz çok güçlüdür.

Bu nedenle, hiç farkında bile olmadan çevremizden kaydettiklerimizle hep aynı çalan kasetlerle geçiriyorsak ömrümüzü, acilen durup bir sormalıyız kendimize: Bu kaset kime ait, neden bunu çalıyorum ben şimdi?

Kendi çalma listelerimizi kendimiz hazırlamalıyız. Yeni çıkan müzikleri de dinlemeli, eskilere de uzanmalıyız. Neyin içinden hangi cevherler çıkacağını farklı şeylere şöyle bir kulak vermeden bilemeyiz. Sonra zamanla, ihtiyacımız değiştikçe yenilemeliyiz müzik listemizi. Öyle ki, “Müzik değişirse, dans da değişir” denir. Dansı değiştirmek istediğimizde, yapmamız gereken de bellidir.

Sonra, bakmalıyız, bir düşüncenin ya da bir duygunun içinde kalıp onu kendimize anlatmaya çalışıyor muyuz mesela? Her düşünce ve her duygu bize ait olmayabiliyor, aradaki farkı kavramak ise kişinin kendisiyle olan sohbeti sayesinde gerçekleşiyor. Bunlar bize aitse de, onlarla ne yapacağımıza yine karar vermemiz gerekiyor. Kendi içimizde yeni bir müzakere yani. Ve acaba bir başkasına gösterdiğimiz sabırla, şefkatle ve özenle konuşuyor muyuz kendimizle?

İlginizi çekebilir: Kişi değiştikçe kendine dönüşür: Dönüşüm için kendi sorularınızı keşfedin

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale