X

Kendinizi sabote etmeyi bırakın ve hayatı ertelemeyin

Yapmak istediğiniz ama bir türlü yapamadığınız işler var mı? Ya da yapmak zorunda olduğunuz ama yapmak istemediğiniz için sürekli ertelediğiniz işler? Hayatınız bir ertelemeler yumağı mı? Eğer tüm bu sorulara cevabınız evetse yazımız tam size göre.

Erteleme kavramı bilimsel literatüre girmiş bir kavram olup günlük hayatta neredeyse herkesin uyguladığı bir davranış şeklidir. Genel olarak erteleme; yapılması gereken bir işin farklı sebeplerden dolayı vaktinden sonraki bir zamana bırakılması, karar vermeyi ya da yerine getirilmesi gereken görevleri geciktirme, kısaca bugün yapılması gereken işi yarına bırakmadır (Bulut, 2014). Daha spesifik olarak erteleme eğilimi, bir bireyin yapma kapasitesine sahip olduğu ve daha önceden yapmaya karar verdiği önemli bir işi, mantıklı bir gerekçesi olmadan erteleme davranışı olarak tanımlanabilir (Grecco, 1984). İşte önemli bir projenin süresinin geldiğini bilip, meslektaşlarla sohbet etmek, zevksiz ev işlerini yapmaktansa televizyon izlemek ya da eşler arasında ilişkileriyle ilgili önemli şeyleri tartışmaktansa, yüzeysel şeyleri konuşmak ertelemeye örnek davranışlardır (Yamauchi, 2001).

Erteleme davranışı kişinin davranışlarını olumsuz yönde etkileyen bir eğilim olup çok boyutlu, karmaşık bir süreçtir.

Erteleme süreci şu bilişsel ve davranışsal mekanizmaları içerir (Knaus, 2000) 

  1. Görevden kaçınmayı istemek
  2. Ertelemek için karar vermek
  3. Daha sonra yapacağına kesinlikle söz vermek
  4. Erteleme için bahaneler bulmak ve suçlamadan kaçınmak için kendini suçsuz çıkarmaya çalışmak.

Erteleme davranışının ardında bir çok neden yatıyor olabilir. Örneğin bazı işleri ertelememizin ardındaki neden zamanı iyi yönetemiyor oluşumuzdur. Yine başarısızlık korkusu ya da tam tersi başarı korkusu yüzünden erteleme davranışı sergiliyor olabiliriz. Bunların yanı sıra erteleme davranışının nedenleri arasında kişinin kendini sabote etmesi de olabilir. Kişinin mükemmel olma arzusu da ertelemeye yol açabilir.

Peki erteleme huyumuzdan vazgeçmek için ne yapabiliriz?

  • Ertelediğiniz işlerin bir listesini yapın. Daha sonra listenizi titizlikle inceleyin. Sizce, siz bu işleri hayata geçirmeyi neden erteleyip duruyorsunuz? Ertelediğiniz işler size sıkıcı mı geliyorlar, yoksa zor oldukları için mi onları erteliyorsunuz?
  • O uzun zamandan beri bin bir bahane üreterek erteleyip durduğunuz her ne ise onu hemen yapmaya başlayın. Bir işi yapmak için doğru zamanı beklemeye alışmışsak bu alışkanlığımızı bir kenara itmenin zamanı geldi artık. O geleceğe endeksli “doğru zaman” hiç gelmeyecek. Bir işi yapmak için tek bir doğru zaman vardır o da içinde bulunduğumuz andır. Diyelim durmadan ertelediğiniz işler arasında spora başlamak olsun. Bugün hemen başlayın. Yürüyüşe çıkın, evde kendi başınıza yapabileceğiniz hafif egzersizler yapın.
  • Mükemmeliyetçilik huyunuzdan vazgeçin. Unutmayın bu hayatta siz de dahil kimse mükemmel değil. Mükemmeliyetçilik yüzünden işlerinizi ertelemek yerine, elinizden gelenin en iyisini yapın.

Erteleme huyunuzun ardında yatan sebep kendinizi sabote etmek olabilir mi? Eğer böyle olduğunu düşünüyorsanız kendinizi sabote etmekten nasıl vazgeçebilirsiniz?

Doktor kontrolüne gitmeyi mi erteliyorsunuz? Ertelemeyin gidin. Blog yazma isteğinizi mi erteliyorsunuz? Hemen bugün bloğunuzu oluşturun. Ertelediğiniz her işle birlikte hayatınızı da ertelediğinizi unutmayın. Artık ertelemeyi bir kenara bırakıp eyleme geçin. Ertelediğiniz işleri yapmaya başladıkça kendinizi daha iyi hissedeceksiniz bana inanın.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

İlginizi çekebilir: Uzatılmış suçluluk duygusuna veda edin

Kaynaklar:

  • Bulut, R. (2014). Sosyal bilgiler öğretmen adaylarinin akademik erteleme davranişlarinin çeşitli değişkenler açisindan incelenmesi (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Afyon Kocatepe Üniversitesi, Afyonkarahisar.
  • Grecco, P. R. (1984). A cognitive-behavioral assessment of problematic academic procrastination: development of a procrastination self- statement inventory. Unpublished PHD, California School of Professional Psychology – Fresno.
  • Knaus, W. J. (2000). Procrastination, blame, and change. Journal of Social Behavior and Personality, 15, 153–166.
  • Yamauchi, K.T. (2001). Procrastination; ten ways to “do it now” www.ucc.vt.edu /stdysk/procrast.html
Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale