X

Kendinizi kolayca ifade etmek için: Nefes egzersizlerinin gücü

İnsanı insan yapan duygularıdır ve duygularını ifade edemeyen bir insan oyunun hep dışındadır. 

Umarım herkes için güzel bir yıl olur. Bu hafta sizlere ne yazsam diye düşünürken size de katkı sağlayacak bir şey olsun istedim. Genel olarak insanlarda gördüğüm şey kendilerini, duygularını özgürce ifade ederken çekinmeleri. Kendinizi ifade etmekte zorlanıyorsanız muhtemelen karnınıza tam anlamıyla nefes gitmiyordur. Bunun için nefes egzersizlerini çalışabilir ve diyafram nefesine yönelik çalışmaları her gün uygulayabilirsiniz.  

Zihinsel olarak size tavsiyem ise;

  • Kendi içsel gücünüze ve yeteneklerinize güvenmelisiniz.
  • Potansiyellerinizi ve yaratıcılığınızı ortaya çıkarmalısınız. Çünkü tüm öfkenin nedeni, kendi içsel gücünüzü ve gerçek benliğinizi ortaya koyamamaktan kaynaklanır.
  • Düşüncelerinizi değiştirmeyi ve onlarla savaşmayı bırakarak, tüm korkunuza ve her şeye rağmen ilerlemelisiniz.
  • Başkalarının onayını ve sevgisini almaktan vazgeçmeli, kendinizi her koşulda sevmeli ve onaylamalısınız.
  • Kendinize karşı daha anlayışlı ve paylaşımcı olabilirsiniz.
  • Kendi düşüncelerinize, değerlerinize ve hakkınıza sahip çıkmalısınız.
  • Tekrar eden olayları ve döngüleri yaşamamak için daha farklı yollar denemeli ve kendinizi, duygularınızı ifade etmelisiniz.
  • Enerjinizi ve fikirlerinizi başkalarına aktarmak yerine, enerjinizi, fikirlerinizi uygulamaya aktarmalısınız.

Hangi ses, yaşamınıza ne katacak?

Şarkı söylemek size çok iyi gelecektir. Gırtlağınızı harekete geçirecek, ses tonunuzu güçlendireceksiniz. Ses egzersizleri ve nefes seansında yapılan aaaaaaaa sesiyle tonlamalar size iyi gelecektir.

Uhhh sesi yaşam enerjisine, 

Oooo sesi yaratıcılığa,

Ho sesi güce,

Ahhh  sesi dengelenmeye,

Aaaa sesi ifade etmeye,

Eeee sesi potansiyelleri açığa çıkarmaya,

Mmmm sesi ise içinizdeki bilgelikle, gerçek benliğinizle harekete geçmenize vesile olur.

Bolca dans ederek çekingenliğinizi yenebilir ve enerjinizi yüksek seviyelere çıkartabilirsiniz. Savaşmak yerine, sevgiyi ve şükürü seçebilirsiniz. Yapacağınız olumlamalar ise ;

  • Kendimi özgürce, neşeyle ve rahatça ifade ediyorum.
  • Duygularımı, yeteneklerimi, düşüncelerimi ve yaratıcılığımı ifade etmek güvenli.
  • İfadem açık, net ve özgür.

Bir dahaki yazımda görüşmek üzere.

İlginizi çekebilir: Açık bir zihin için açık bir nefes

Tuba Kaytaş: Türkiye’nin ilk nefes koçlarından olan Tuba Kaytaş, Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. İlk nefes eğitimini 2005 yılında Judith Kravitz’ten aldı. Nefesin hayatına ve kendisine yaptığı muazzam değişikliği fark edince deneyimlediği tüm güzellikleri insanlarla paylaşabilmek için yoluna nefes eğitmeni olarak devam etmeye karar verdi. 2009 yılında Ommira Kişisel Gelişim Merkezi’ni kurdu. Bu süreçte yaptığı çalışmaları ve deneyimlediklerini Özgür Kocaeli Gazetesi’nde kişisel gelişim konularında yazılar yazarak paylaştı. Yıllardır içinde bulunduğu nefes seminerlerinin ardından bilgi ve tecrübelerini 2012 yılında yayımlanan ilk kitabı Nefes’le Mucizelere Giden Yol adlı kitabında topladı. Araştırmacı ve yenilikçi bakış açısıyla, nefesle ilgili her konuyla ilgilenerek yoluna devam eden Kaytaş, Nefesimizin düşüncelerimizi etkilediğini fark edince kendi yöntemini geliştirip nefesi duygularla bütünledi. 8 yıllık çalışmaları ve eğitimleri sonucu geliştirdiği Nefs-i Terapi yöntemini aynı isimli kitapla paylaşmaya karar verdi. 3. Kitabı olan Bedenin Şifresi ile okuyucularına bedeni tanımanın ve şifanın yollarını sundu. 4. Kitabı olan 1 ile ilişkilere farklı bakış açısıyla bakabilmeye rehber oldu. Türkiye’nin İlk Transformal Nefes Koçları’ndan olup, daha sonra kendi sistemini kuran Kaytaş, nefesin en doğal halini Bütünsel Nefes’te birleştirdi. Şu anda Nefes Kampları düzenliyor, sorgulanabilir sertifikalı olan Profesyonel Nefes Uygulayıcılık Eğitimleri veriyor ve kendi sitesi olan www.nefesatolyesi.com da yazı yazmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale