X

Kendinize sorun: Kimlerin hikayelerinin içinde devinip duruyorsunuz?

Her ebeveyn muhteşem birer hikaye anlatıcısıdır. Kendi hikayelerini öyle güzel anlatır ve anlatırken yaşar ki, çocuklar o hikayelerin içine dalıp giderler. Anne, baba kendi hikayelerinin içinde tüm rollere bürünüp her birini tek tek büyük bir oyunculuk, ustalıkla ifşa eder. Söyledikleri her kelimeye, yaşadıkları her duyguya sonsuz bir inançla… Onların da zamanında duydukları, içinde yoğruldukları masala kendi yorumlarını da ekleyerek yaşarlar hikayelerini, öznelerden ve mekanlardan bağımsız olarak. Bu, tekrar eden büyük bir gösteridir.

Bunu izleyen çocuk, her hücresine kadar öğrenir anlatılan masalı, hikayeyi. Tüm acıları, tüm değerleri, tüm aktarılanları… Artık onun da hikayesi olur bu. O da başlar anlatmaya, ailesinden aldıklarını taşımaya, diğer tüm dinleyicilere. Dinleyiciler de yoğrulur bu masallar ile. Böylelikle “şahitlik” oluşur. Hem de hiç tanımadığımız insanların hayatlarına dair. Herkes, istisnasız herkes, birer hikaye anlatıcısı ve şahididir bu yeryüzü masallarının. Bazıları mutluluk, umut, bazıları hüzün ve ızdırap doludur. Ama nihayetinde hepsi miras kalmış masallardır birinden diğerine…

Yaşamlarınıza bakın, kimlerin, ne hikayelerin etkisinde, masalların içinde devinip durdunuz?
Annenizin yalnızlığında, babanızın vicdan azabında… Dedenizin göçüp geldiği topraklarda, belki bir çocuğun işaret parmağındaki alayda…

Masallara inanan çocuklarız bizler. Onların ustaca anlatılan hikayeler olduğunun farkına varamamış, gerçek yerine anlatılanı “canlandırmaya” çalışmış…
Kendi hikayelerimize, masallarımıza tutkunuz bir yandan, bir türlü çıkmak istemediğimiz düş dünyasına.
Bir sabah üzerimize büyük büyük anneannemizin örttüğü renkli battaniyemizi kaldırarak başlasak hayata, nasıl olurdu?

Şimdiye kadar düşündüğümüz, inandığımız her şeyin, diğer çok inanmışların anlattığı masallar olduğunu fark etsek.
Aslında kimsenin kimseyi olduğu gibi göremediği, kendi masalındaki kırmızı başlıklı kız olduğunu… Ve masalını dinleyen herkesin kurttan kırmızı başlıklı kızı kurtarmaya çalıştığını…

Kimsenin, yaşadıklarımızda, zorlandıklarımızda suçu yok. Sadece inandıkları masalın içinde rollerini oynayanlar onlar. Sen ayılana kadar devam edecek bir masalın.
Bin bir gecedir dinlediğin bu masaldan uyanmak ister misin?

Yaşam da bir masal. İç içe geçmiş masalların toplandığı daha büyük bir masal. Şimdiye kadar anlatılmış olanı anlatıp duran. Bir yerde, bu masalın tekrar ettiğini görebilir misin?
Her konuşanın aslında sana değil de kendi masalına konuştuğunu, onun içinde büyülendiğini, büyülendikçe konuştuğunu… Senin de her sözünün kendi masalından sana doğru çıktığını…

İç içe geçmiş bin bir uykudan peşi sıra uyanmak gibidir bu, her uyandığında sıçrayarak başka bir uykuda olduğunu fark etmek.
Ve sonu var elbet!
“Yaratılmışların” masalı bittiğinde, ilahi olanın masalını dinlemeye başlarsın. Tekrar etmeyen ve her seferinde seni yukarıya taşıyan. Her şeye biraz daha uzaktan bakabilmeni sağlayan, bütünü görüp içinde gelişmeni ve huzuru solumanı sağlayan…
Tüm küçük masallar bittiğinde…
İşte tam o sırada şamanın davulu vurmaya başlayacak gönlünde, her bir vuruşu sana varoluşun sesinden bir hikaye anlatacak. Evrenleri, tüm varolmuşları, bütünlüğü, sevgiyi, özgürlüğü…
O zaman nefes alacaksın. Gerçek bir nefes, çünkü o zaman “Varım” diyebileceksin.

İlginizi çekebilir: Tutunmayı bırakmak: Kendimizi akıntıya bırakarak saflığa erişebiliriz

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale