X

Kendinize gün içinde verebileceğiniz en anlamlı hediye: Joy break (neşe molası) nedir?

Günde yalnızca 5-10 dakikanızı ayırarak tüm işlerinizin gidişatını olumlu etkilemek istemez misiniz? Cevabınız evetse, 2022 yılı bitmeden lügatınıza eklemeniz gereken yeni bir kavram ile sizi tanıştıralım: Joy break; yani ‘neşe molası’ ya da ‘keyif molası’. Özellikle yoğun şehir temposunda, acil işlerin hiç bitmediği, trafiğin azalmadığı, yapılacaklar listemizin yanımızdan eksik olmadığı günlerde en çok ihtiyacımız olan şeyin kendimize iyi gelecek bir şeyler yapmak olduğunun hepimiz farkındayız; ancak harekete geçmekte zorlanabiliyoruz. İşlerimizin yoğunluğundan kendimize zaman ayırmayı ihmal edebiliyoruz. Neyse ki, bu tanıştığımız yeni kavram, yani joy break, bize tatlı hatırlatmalarla kendimize dönüp bakmamız gerektiğini söylüyor.

Geniş bir zaman ya da çok büyük bir enerji gerektirmeyen neşe molaları, yalnızca kişisel bakımınız için kendinize ayırmanız gereken 5-10 dakikalık kısa zaman dilimlerini içeriyor. Tek yapmanız gerekense sevdiğiniz ve size iyi hissettiren herhangi bir şey. İster kahve demleyin ister müzik açın. Sadece 5 dakikada olsa başka hiçbir şey yapmamaya, işlerinizden kopmaya çalışın ve kendinize odaklanarak beyninizi, zihninizi, ruhunuzu dinlendirin.

Modern çağın vebası olarak nitelendirebileceğimiz tükenmişlik sendromunun altında yatan en önemli kaynaklardan biri şüphesiz ki sürekli stresle karşı karşıya oluşumuz. Bu nedenle ilişkilerimizde de yaptığımız işlerde de strese karşı bir şeyler yapmak yerine onu bastırıp sadece halledilmesi gerekenlere odaklanabiliyoruz. Oysa ki tükenmişlik gibi yıkıcı sonuçlara sebep olmaması için yapmamız gereken bu stresi fark edip yönetmek; böylece tüm yaşantımızı daha iyiye dönüştürebiliriz. Neşe molaları, özellikle yoğun stres altında hissettiğimiz zamanlarda kendimize verebileceğimiz en anlamlı hediye. Her şeye biraz mola!

İşler, konuşmalar, toplantılar, görüşmeler, raporlar, mailler 5 dakika bekleyebilir, değil mi? Yapılacaklar listenizi bir an önce tiklemek çok daha cazip gelse de kendinizi önemsediğinizi göstermek için neşe molalarına ihtiyacınız var; herkes gibi. Bir şey yapma çabasından kendinizi birkaç dakika sıyırıp keyif alacağınız, haz duyacağınız, size iyi hissettirecek bir şeylerle meşgul olarak çok daha verimli ve üretken bir gün geçirmeyi sağlayabilir; zihin sağlığınızı koruyabilirsiniz. Peki, ne yapabilirim? diyorsanız işte neşe molası için birkaç öneri:

  • En sevdiğiniz şarkıyı dinleyin
  • Dans edin
  • Çiçek toplayın
  • El kremiyle ellerinize masaj yapın
  • Tütsü yakın
  • Açık havada yürüyüşe çıkın
  • Kitap okuyun
  • Fotoğraf albümlerini karıştırın
  • Yoga yapın
  • Meditasyon yapın
  • Şükran günlüğü tutun
  • Bitkilerinizin toprağını değiştirin
  • Nefes egzersizleri yapın
  • Egzersiz yapmak için doğaya çıkın
  • Yüz maskesi uygulayın
  • Evde SPA ortamı yaratın
  • Hoş kokulu bir mum yakın
  • Mandala boyayın

Ya da hiçbiri sizin için neşe saçıcı bir şey değilse; kendi neşe kaynaklarınızı bulun ve sizi iyi hissettiren, mutlu eden, modunuzu yükseltecek herhangi bir şeyi yapın. Sadece birkaç dakikanızı ayırarak çok daha uzun etkili mutluluklar yaratabilirsiniz. Kısa olsalar bile, bu bilinçli kişisel bakım molaları yani ‘joy break’ler hayatımızda büyük önem taşır, çünkü:

  • Esenliğimizi artırır
  • Zihinsel sağlığımızı iyileştirir
  • Dengede kalmamıza yardımcı olur
  • Enerjimizi tazeler
  • Stres seviyemizi düşürür
  • Üretkenliğimizi artırır
  • Odaklanmamızı iyileştirir
  • Olumlu duygularımızı pekiştirir

Kısacası; çok daha iyi hissetmenize yardımcı olan bu neşe molaları, kendi iyiliğiniz için aksatmamanız gereken en önemli zaman dilimleri. Suçluluk duymadan, dinlendiğiniz için kendinizi kötü hissetmek yerine buna ihtiyacınız olduğunu fark ederek joy breaklerinizden daha fazla verim alabilirsiniz. Bu basit ama etkili molaları günlük rutinlerinize eklemeye başladıkça her şeyin sizin için çok daha kolay akmaya başladığını fark edeceksiniz!

Sizin bugün neşe molanızda ne var?

İlginizi çekebilir: Derin dinlenmeye zaman ayırın: Kendinizi şarj edebilmeniz için 5 öneri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale