X

Kendinize değer verin ki hayat da size değer versin

“Siz çok değerlisiniz. Siz evrenlere değersiniz, yıldızlara değersiniz, sonsuzluğa değersiniz; çünkü siz olmasanız, onların hiçbiri var olmazdı. Eğer siz gözlerinizi kapatır ve ona bakmazsanız bir çiçek ne kadar güzel olur? Onun güzelliğini ve varoluşunu siz belirlediniz. Onun güzel olup olmadığını ya da orada olup olmamasını sizin iradeniz belirlemiştir. Bunu mümkün kılan sizin içinizdeki ne tür bir güçtür?”
Ramtha

Sevgili Ramtha’nın en sevdiğim sözlerinden biriyle başlıyorum bugünkü yazıma. Değer görme, kendimizi değerli hissetmeye ilişkin sosyal medyada çokça yazı okuyoruz, pek çok pratik çıkıyor karşımıza. Bilinçaltıyla uzun seneler çalışmış biri olarak bu konuda fark yaratacak en önemli şeyi size söylememe izin verin: “Değeri önce kendinize vermeniz gerekiyor.” Başkalarına size değer vermesi için verdiğiniz tüm sorumlulukları onlardan geri almakla başlayın. Sadece kendi ilahi hattınıza odaklanın. İhtiyaç duyduğunuz her şey (değer, sevgi, para, akış, destek) sizin ilahi hattınızdan akan o ışıltıda zaten mevcut.

Kendinizi sevme, kendinize değer verme, kendinizi destekleme sorumluluğu sadece size ait, unutmayın. Bu görevleri başkasına verdiğimizde hayatımıza hüsran ve hayal kırıklığını davet etmiş oluyoruz.

  • Ben kendimi sevmiyorken, karşı tarafın beni sevmesini nasıl bekleyebilirim?
  • Ben kendimi bir şeye layık görmüyorken “evren/eşim/şirketim..” beni nasıl layık görebilir?
  • Ben kendimi desteklemeyi henüz bilmiyorsam, beni kim destekleyebilir ?

Evrenin yasaları şöyle der: “Neyi elinde tutma çabası/gayreti içinde olursan onu senden geri alabilirim. Ki kendi varlığını -hiçbir şeye bağlı kılmadan da- yaşayabileceğini öğrenebilesin.Hayatının merkezinde sadece kendin olmalısın. Sadece kendine yaslanmalısın.” Çoğu zaman tutumlu olduğumuzu sanıp aksine kıtlık bilincine doğru evriliyoruz. Parayı sürekli elimizde tutma içgüdüsü buna en güzel örnek. Halbuki evren hareketi sever, devinimi sever. Daha çok alabilmenin yolu daha çok vermekten, yeniye yer açmaktan geçer. Giymediğiniz kıyafetlerinizi ihtiyaç sahiplerine vermekle işe başlayabilirsiniz mesela. Gardrobunuzu boşaltın, size nasıl hissettirecek bir bakın.

Siz o çok beğendiğiniz elbiseyi kendiniz için almaya hakkınız olmadığını her düşündüğünüzde evrenin sınırsız zekası şöyle der: “Bu kişinin bu yeni elbiseyi alacak yeri yok. Bunu hak etmediğini düşünüyor.” Böylece hayallerinizi kendinizden her gün daha fazla uzaklaştırmaya başlarsınız.

Tabii her şeyin bir “denge” prensibi içinde olmasını da unutmamak gerekir. Aksi halde -gelirinizin birkaç katı harcama yaptığınızda, sürekli borç içinde olduğunuzda- kendinize “bereket çukurları” açmış oluyorsunuz. Hem ayağınızı yorganınıza göre uzatıp hem o hayalinizdeki elbiseye sahip olmanız mümkün. Yaşamınızda sahip olduklarınıza tutunmadan, akışa güvenerek, sürekli yeniye yer açarak, kendinizi istediğiniz o yeni gerçekliğe layık görerek hayatınızda fark yaratabilirsiniz. Geçmişin alışkanlıklarını değiştirmenin tek yolu bu.

Bugün hayatınızda neyi farklı yapabilirsiniz? Sahneye çıkın ve evrene gösterin. Düğümün başladığı nokta da çözüldüğü nokta da sizsiniz, unutmayın.

Bu güzel yolculukta size çokça hizmet edecek olan Thetahealing ve Jean Adrien Arınma Sistemi yöntemleriyle ilgili ayrıntılı bilgiye ve eğitimlerin içeriğine www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir, hediye çalışmalarımdan faydalanabilmek için Instagram hesabımı takip edebilir ve her türlü sorunuzu info@esindemir.com mail adresim üzerinden bana iletebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye dek… Sağlıkla, sevgiyle kalın…

İlginizi çekebilir: Enerji her zaman kaynağına döner: Sonsuz olasılıklar evreninde yankılanan düşünceler

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale