Kendinize değer verin ki hayat da size değer versin

“Siz çok değerlisiniz. Siz evrenlere değersiniz, yıldızlara değersiniz, sonsuzluğa değersiniz; çünkü siz olmasanız, onların hiçbiri var olmazdı. Eğer siz gözlerinizi kapatır ve ona bakmazsanız bir çiçek ne kadar güzel olur? Onun güzelliğini ve varoluşunu siz belirlediniz. Onun güzel olup olmadığını ya da orada olup olmamasını sizin iradeniz belirlemiştir. Bunu mümkün kılan sizin içinizdeki ne tür bir güçtür?”
Ramtha

Sevgili Ramtha’nın en sevdiğim sözlerinden biriyle başlıyorum bugünkü yazıma. Değer görme, kendimizi değerli hissetmeye ilişkin sosyal medyada çokça yazı okuyoruz, pek çok pratik çıkıyor karşımıza. Bilinçaltıyla uzun seneler çalışmış biri olarak bu konuda fark yaratacak en önemli şeyi size söylememe izin verin: “Değeri önce kendinize vermeniz gerekiyor.” Başkalarına size değer vermesi için verdiğiniz tüm sorumlulukları onlardan geri almakla başlayın. Sadece kendi ilahi hattınıza odaklanın. İhtiyaç duyduğunuz her şey (değer, sevgi, para, akış, destek) sizin ilahi hattınızdan akan o ışıltıda zaten mevcut.

Kendinizi sevme, kendinize değer verme, kendinizi destekleme sorumluluğu sadece size ait, unutmayın. Bu görevleri başkasına verdiğimizde hayatımıza hüsran ve hayal kırıklığını davet etmiş oluyoruz.

  • Ben kendimi sevmiyorken, karşı tarafın beni sevmesini nasıl bekleyebilirim?
  • Ben kendimi bir şeye layık görmüyorken “evren/eşim/şirketim..” beni nasıl layık görebilir?
  • Ben kendimi desteklemeyi henüz bilmiyorsam, beni kim destekleyebilir ?

Evrenin yasaları şöyle der: “Neyi elinde tutma çabası/gayreti içinde olursan onu senden geri alabilirim. Ki kendi varlığını -hiçbir şeye bağlı kılmadan da- yaşayabileceğini öğrenebilesin.Hayatının merkezinde sadece kendin olmalısın. Sadece kendine yaslanmalısın.” Çoğu zaman tutumlu olduğumuzu sanıp aksine kıtlık bilincine doğru evriliyoruz. Parayı sürekli elimizde tutma içgüdüsü buna en güzel örnek. Halbuki evren hareketi sever, devinimi sever. Daha çok alabilmenin yolu daha çok vermekten, yeniye yer açmaktan geçer. Giymediğiniz kıyafetlerinizi ihtiyaç sahiplerine vermekle işe başlayabilirsiniz mesela. Gardrobunuzu boşaltın, size nasıl hissettirecek bir bakın.

Siz o çok beğendiğiniz elbiseyi kendiniz için almaya hakkınız olmadığını her düşündüğünüzde evrenin sınırsız zekası şöyle der: “Bu kişinin bu yeni elbiseyi alacak yeri yok. Bunu hak etmediğini düşünüyor.” Böylece hayallerinizi kendinizden her gün daha fazla uzaklaştırmaya başlarsınız.

Tabii her şeyin bir “denge” prensibi içinde olmasını da unutmamak gerekir. Aksi halde -gelirinizin birkaç katı harcama yaptığınızda, sürekli borç içinde olduğunuzda- kendinize “bereket çukurları” açmış oluyorsunuz. Hem ayağınızı yorganınıza göre uzatıp hem o hayalinizdeki elbiseye sahip olmanız mümkün. Yaşamınızda sahip olduklarınıza tutunmadan, akışa güvenerek, sürekli yeniye yer açarak, kendinizi istediğiniz o yeni gerçekliğe layık görerek hayatınızda fark yaratabilirsiniz. Geçmişin alışkanlıklarını değiştirmenin tek yolu bu.

Bugün hayatınızda neyi farklı yapabilirsiniz? Sahneye çıkın ve evrene gösterin. Düğümün başladığı nokta da çözüldüğü nokta da sizsiniz, unutmayın.

Bu güzel yolculukta size çokça hizmet edecek olan Thetahealing ve Jean Adrien Arınma Sistemi yöntemleriyle ilgili ayrıntılı bilgiye ve eğitimlerin içeriğine www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir, hediye çalışmalarımdan faydalanabilmek için Instagram hesabımı takip edebilir ve her türlü sorunuzu [email protected] mail adresim üzerinden bana iletebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye dek… Sağlıkla, sevgiyle kalın…

İlginizi çekebilir: Enerji her zaman kaynağına döner: Sonsuz olasılıklar evreninde yankılanan düşünceler

Esin Demir
2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ... Devam