X

Kendinizden başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayacağınız bir içsel yolculuk: Tek başınalık

Günümüzde pazarlandığı gibi yalnızca yogasını yapan, meditasyonunu kılan spiritüel olmuyor. Meditasyon, nefes ya da türevleri ancak içe yapılan yolculukta bütünleyici bir araç olabilir. Herkesin aracı kendine pek havalı, en faydalı. Özümüzde hepimiz, fiziksel bedenlerde ortaya çıkmış spiritüel varlıklarız. Modern insanının kendini pazarlayış şekliyle konseptten soğumadan evvel, diyeceklerime kulak verin, rica edeceğim.

Meditasyon yaptığım halde, saatlerce transta kalmalar, havalanmalar henüz bende görülmedi. Ses terapisinde, gözlerimin önünden akıl almaz görüntüler süzülmedi. Nefes terapisinde çocukluk travmalarım boy göstermedi. Ayoaska’yı dikince nasihat vermeye gelenlerim olmadı. Her sabah kendime reiki yapıyorum da henüz ellerimden akan bir enerji hissetmedim. Her ne kadar tüm bu yöntemler sayesinde kendimdeki dönüşümü görsem de, benim sistem disiplin ve tekrarla işliyor. Tüm bu yöntemleri harmanlayarak oluşturduğum ritüellerim ve kendimi tanıma disiplinim açıyor içimdeki kapıları. Şanslıysak ayrılık, kayıp, kavga gibi acı dolu bir deneyim geliyor başımıza da, içimize dönme sürecimizi kaçınılmaz kılıyor. El mahkum girilen kendini sorgulama sürecinin kaçınılmazı; şuursuzca akan gözyaşı ve bolca sümük aman sizi yıldırmasın. İki salya aramda, herkesin oturduğu yerden kendinden başka hiçbir şeye ihtiyacı olmadığı bir yöntem keşfettim: Tek başınalık.

Tek başınalık ve yalnızlık birbirine karıştırılmamalı. Yalnızlık insanı depresyona kadar götürebilirken, tek başınalığın nimetleri boyundan büyük. “İnsanların en büyük problemleri, sessiz bir odada yalnız kalamamaktan dolayı ortaya çıkar,” diye yazar Fransız matematikçi Blaise Pascal. Çoğumuzun buna “vakti olmadığını” biliyorum. Benim de yoktu. Gece gündüz çalışıyordum. İşkolikliğimin ve hızla akan yaşam tempomun, düşüncelerimden kaçış olduğunu tek başıma kalınca keşfedebildim. Telefon, televizyon, laptop, dostlar ve türevleri olmadan durmak bahsettiğim. Tek başına kaldığın gibi aklına üşüşen düşüncelerden kaçmak için arkadaşlarına koşmamak. Sevgiliye sokulmamak. Telefona sarılmamak. Hislerini uyuşturmamak. İç sesin sana hangi yöne esmen, neleri dönüştürmen gerektiğini nasılsa fısıldar.

Doğarken, ölürken, düşüncelerimizle boğuşurken zaten bir başımızayız a dostlar. Önce kendimize tahammülümüz olsun. İnsan kendi kaosuyla kendi boğuşmalı. Bastırdığı karanlık yönlerinin ışığı, yine kendi olmalı. Acıtsa da kucaklamalı yaralarını. Önce kendini sevmeli. İşte o zaman ilişki ihtiyacımız olmaktan çıkar. Beklentilerimiz geride kalır. Korkularımız hafifler. Bugün tutunduğun her şey ve herkes bir gün yok olabilir hayatından. Kendin hariç.

İlginizi çekebilir: Dünyadan beklediğimiz değişimin kendisi olmak: İlk adım kendimizi sevmek

Yasemin Yapanar: Yasemin, Savannah College Of Art And Design - Güzel Sanatlar ve Fotoğrafçılık mezunu. Dört yıl boyunca Bernaylafem İletişim ve Marka Danışmanlığı’nda marka temsilciliği yaptı. Ajans tecrübesi sonrası, etkinlik ve marka yönetimi alanına “freelance” devam etti. Dünya dalış rekortmeni Şahika Ercümen, Pizza Emirgan/Gizli Kalsın gibi markalarla çalıştıktan sonra kendini, annesi olduğu Kolektif House’ta buldu. Kolektif’in kuruluşundan itibaren marka/kültür ve pazarlama departmanlarını yönetti. Tasarım, üyelik ve IK departmanlarına dokundu. Farklı alanlarda marka/kültür, pazarlama ve IK danışmanlığı vermeye devam ediyor. Yasemin’in en büyük ihtiyacı kırılganlıklarımızın konuşulması, gölgelerimizin dile gelmesi. Tüm gayesi gayreti; kendini olabildiğince samimi bir şekilde ortaya koyarak, hayatta aynı yerlerde zorlandığımızın ilhamı olmak. Bu hayalinin ilk ürünü; ‘Bilinçli Geyik’ isimli podcast’inde vücut buldu. Karşınızda kusurları, kırılganlıkları, korkularıyla olduğu ve deneyimlediği kadarıyla soyunuyor. Ve bi' tık tiye alıyor hallerini/hallerimizi. Zaman zaman kendini atıyor ortaya. Bazı bazı da konuk ağırlıyor. Bir diğer yandan Instagram’da kısa farkındalık video’ları çekiyor, orada burada makaleler yazıyor. ‘Kırılganlık Paylaşımları’ buluşmaları organize ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale