X

Kendini iyileştirmek ne zaman tam zamanlı bir iş oldu?

Modern dünyada sürekli kendimizin daha iyi versiyonuna dönüşme baskısı altındayız. Her gün daha erken kalkmalı, daha üretken olmalı, daha sağlıklı beslenmeli ve daha iyi hissetmeliyiz. Meditasyon ritüelleri, bakım rutinleri, detoks kürleri ve kişisel gelişim saatleri derken her işi planlı programlı ilerletmeli ve adeta bir projeye dönüşmeliyiz. Ancak her günü eksikleri kapatma ve görev listelerine tik atmakla geçirirken hayatı bizim yerimize kim yaşayacak?

Aslında günlük hayatta kendimizi zorunlu hissettiğimiz iyileşme seanslarının çoğu bizi gerçek hayattan uzaklaştırıyor. Omuzlarımıza “iyileşme” adı altında yüklenen sorumluluklar arttıkça, içten mutluluk duymak ve anın tadını çıkarmak da zorlaşıyor. Üstelik yaşamın kendiliğinden akışına izin vermeyen bu katı bakış açısı, hayatın içinden kopup gelen düzensizlikleri “arıza” olarak görmemize neden oluyor. Gelin, birlikte kendimizi onarmak için çıktığımız yorucu yolculuğu nasıl huzura çevireceğimizi keşfedelim.

Kişisel gelişim yorgunluğu nedir? 

Tükenmişlik, hayatın her alanında hiç olmadığı kadar yoğunlaşmış durumda. Bunlardan biri de elbette kişisel gelişim baskısı sebebiyle hissedilen yorgunluk. İş yoğunluğu, ebeveynlik görevleri ve diğer sorumluluklardan kaynaklanan tükenmişliği sık sık konuşuyoruz. Ancak söz konusu hayatın her anını üretkenlik havuzuna dönüştürmeye çalışan podcast, kurs ve kitap seansları olduğunda bu durumu biraz göz ardı ediyoruz. Halbuki bize sürekli, şu anki halimizden daha iyi bir versiyonun olduğunu hatırlatan bu gelişim adımları, bir yandan kulağımıza yeterli olmadığımızı fısıldıyor. Zihni sürekli tetikte olmaya ve denetlemeye açık hale getiren kişisel gelişim teknikleri, içten içe bize huzur yerine anksiyete ve yorgunluk yüklüyor. 

Yani tükenmişlik hissi; biri size mutlaka okumanız gereken dönüştürücü bir kitap önerdiğinde, grupla yaptığınız yoga akışının gerisinde kaldığınızda ya da uyku öncesi nefes egzersizi esnasında kendinize uzaklaştığınızı düşündüğünüzde gelebilir. Fakat gerçek şu ki; iyileşme bir varış noktası değil, süreçtir ve sorun genellikle, bu süreci tam zamanlı bir işe dönüştürmemizden kaynaklanır.

Neden onarmayı bırakıp yaşamaya başlamalıyız? 

Yaşamda onarmaya çalıştığımız şeyler, büyük ölçüde hayatın kendi düzensizliğinden kaynaklanan ufak kusurlar ve parçalar. Bir diğer deyişle, çoğu zaman kendimizi aslında kırık olmayan bir şeyi onarmaya zorluyoruz. Hatta bazen bunun farkına bile varmıyoruz. Sonuçta ise hayattaki küçük neşeleri, kusurlu fakat komik anları, o kendiliğindenlik halini kaçırıyoruz. Üstüne üstlük, kendimizi öncesine göre daha iyi veya gelişmiş hissetmiyoruz. Elde sıfıra var sıfırla kalırken eskisinden de yorgun hissediyorsanız, sizin için de dönüşüm çanları çalmaya başlamış olabilir. Kendini sürekli iyileştirmeye çalışma döngüsünü kırarak hayatta pek çok kazanım sağlayabilirsiniz:

  • İnsan doğasının mükemmeliyet üzerine kurulu olmadığını, aksine çatlaklar ve hatalarla kaplı olduğunu fark etmek, sizi özgürleştirerek yaşadığınız “sen şu an bozuksun” hissinden kurtarır.
  • Zihinsel ve fiziksel enerjiyi gelecekteki ideal versiyona değil de şu ana harcamak, hayattaki gerçek duyguları hissetmek ve iyisiyle kötüsüyle yaşama karşı daha tutkulu olmak anlamına gelir.
  • Gerçek değişimin önce kendini kabullenmekle başladığını anlamak, dönüşümü kendiliğinden ve olabileceği en iyi haliyle getirir.

İyileşme döngüsünden çıkmanızı sağlayacak yöntemler

Direncin bittiği yerde akış başladığından kendinizi sadece baskıcı bir iyileşme sarmalından çıkarmak bile sizin için fazlasıyla dönüştürücü bir deneyim olabilir. Eğer siz de kişisel gelişim görevleri altında ezildiğinizi hissediyorsanız, aşağıdaki yöntemlerle bu döngüyü kırabilirsiniz:

1. Kendinizi proje olarak görmeyi bırakın

Öncelikle yaşadığınız kişisel gelişim baskısının, sizi tamir edilmesi gereken bir makineye dönüştürdüğünü fark etmeye çalışın. Çünkü siz ne bir makine ne de projesiniz. Özellikle bu tanımlar sizden değil de dışarıdan geliyorsa, gelişim uğruna harcadığınız çaba da aslında başkalarını memnun etmek için ortada denilebilir. Oysa her gün başka bir travmayı çözmeye, yeni bir aydınlanma yaşamaya ihtiyacınız yok. Sadece bir fincan kahvenin tadını çıkarmak, amaçsızca gökyüzüne bakmak veya hiçbir şey yapmadan oturmak aradığınız esas iyileşme olabilir.

2. Bilgi tüketimini sınırlayın

Zihninizin sürekli “Nasıl daha iyi olurum?” sorusuyla meşgul olduğu anlarda kişisel gelişim podcastlerini ve kitapları rafa kaldırın. O an bırakın, izlediğiniz film ya da dinlediğiniz liste size ekstra bilgi vermesin. Bazen ruhunuzun tek ihtiyacı, mod yükselten bir film izlemek veya dış sesi dengeleyen bir liste dinlemektir.

3. Sadece olma haline izin verin

İyileşme yolculuğunun en büyük çıkmazı, tamamlanmayan yapılacaklar listeleridir. O listeyi yırtıp atmak, hayatın düzensizliğine karşı gelme duygusunu önler. Bu da sizi beklenmedik sürprizlere karşı daha dirençli hale getirirken, esnek ve andan mutlu bir insana dönüştürür. Kim bilir, belki duygularınızı manipüle etmeden kusurlu olmaya izin verirseniz, aradığınız çözümü de bulabilirsiniz.

4. “Mükemmel” yerine “yeterince iyi” kavramına odaklanın

Yaşamda ve doğada hiçbir şey kusursuz değildir, dolayısıyla sizin de olmanıza gerek yok. İhtiyacınızın mükemmel rutin, mükemmel beden, mükemmel zihin olmadığını hatırlayarak sadece yeterince iyi olduğunuzu düşünün. Çünkü şartlar, zaman ve durum sizi böyle bir insana dönüştürdüyse zaten olmanız gereken yerdesinizdir. Dolayısıyla kendinize biraz şefkat gösterirseniz kusurlu bir günde bile şükredecek pek çok şey bulabilirsiniz.

Kaynak: tinybuddha, self

İlginizi çekebilir: İyileşme dediğimiz düz bir yol değil

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale