X

Kendini gerçekleştiren kehanet: Beklentiler, davranışları şekillendirir

Varoluşsal olarak öğrendiğimiz bilgileri sınıflandırmaya odaklıyızdır. Çünkü birçok farklı kaynaktan edindiğimiz bilgileri ayırmaya ve sınıflandırmaya ihtiyaç duyarız. Böylelikle benzer şeyleri sınıflandırarak hatırlamak istediğimiz bilgileri daha kolay çağırabiliriz Bu bilgi işleme sistemimiz bir yandan kolaylık sağlarken bir yandan da bazı kalıp yargılara, ayrımcılığa, genellemelere de sebep olabilir.

Kalıpsal yargılarımız, içinde bulunduğumuz sosyal ortama ait normlar ve sahip olduğumuz kültürel değerler ile oluşur. Dolayısıyla aynı gruba ait bireylerin benzer davranışlar sergilemesi beklenir. Bu yaklaşım o grup bireylerin diğer insanların davranışlarıyla ilgili beklentiler oluşturmasına sebep olur. Örneğin; “siyahlar tehlikelidir”, “kadınlar kötü sürücülerdir” “çocuklar büyüklerin sözlerine karışmazlar”

Beklenti, harekete geçme motivasyonumuz ve nasıl davranacağımızı belirleyen motivasyon olarak tanımlanmaktadır. Olmasını istediğimiz durumun gerçekleşmesi için birtakım davranışlar sergileriz. Örneğin; çok iyi araç kullanmak gibi bir beklentimiz varsa sürekli araç kullanarak tecrübe edinmeye, bu alanda eğitim alarak kendimizi geliştirmeye çalışırız.

Yapılan çalışmalar, insanların davranışlarını beklentilerine uygun olarak şekillendirdiğine yönelik eğilim gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Robert Merton, bu beklenti etkisini “Kendini gerçekleştiren kehanet” olarak adlandırmıştır (Merton, 1948). Kendini gerçekleştiren kehanet, belirli yargıların kalıplaşmasına, beklenen durumun gerçeğe dönüşmesine sebep olabilir. Yeni gireceğimiz bir sosyal ortamın sıcak ve samimi bir ortam olacağını düşünürsek yakın davranma olasılığımızın artacağı gibi mesafeli ve soğuk insanlar olacağını düşünürsek uzak durma eğiliminde oluruz.

Bu durumda beklentilerimizi gözden geçirmek, gerçekte olmasını istediğimiz şeyler üzerinde durmak, hayalini kurmak bizi isteklerimize yaklaştıracak adımlar olacaktır.

İlginizi çekebilir: Sürekli tekrar eden döngülerden kurtulmak için tüm benliğinizi kucaklayın

Merve İnaç: Merhaba ben Merve İnaç. Klinik psikolog ve psikoterapistim. 2012 yılında Atılım Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun oldum. Hemen sonrasında Hasan Kalyoncu Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Kariyerimin uzun dönemini Unhcr ve Unicef’in farklı projelerinde sığınmacı ve göçmenlerle çalışarak geçirdim. Bu süreç içerisinde Bilişsel Davranışçı Terapi ve Transaksiyonel Analiz Terapi eğitim ve süpervizyonlarımı tamamladım. Son yıllarda Mindfullness, Aile Dizimi ve Sanat Terapi ve varoluşçu yaklaşımlar üzerine eğitimlerimi tamamlamaktayım. Psikolojinin farklı bakış açılarından aldığım bu eğitimleri benimsediğim bütüncül bakış açısıyla birleştirerek danışanlarımın ihtiyaçlarına göre eklektik çalışmayı tercih ediyorum. Bana merveinac@hotmail.com e-posta adresimden ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale