X

Neden kendimizi güzel bulmuyoruz?

“Hiç güzel değilim, keşke gözlerim renkli olsaydı.”

Bu veya benzeri cümleleri söyleyen kişilerle hepimiz zaman zaman karşılaşıyoruz. Birçok insan kendi görünüşünü sert bir şekilde eleştiriyor. Peki hiç düşündünüz mü, insanlar güzellikleriyle ilgili kendilerini bu kadar sert eleştirdikleri için kimi suçluyor? Tahmin etmesi o kadar zor değil; tabii ki medyayı! Herkes medyanın dayattığı güzellik standartlarını eleştiriyor.

Araştırmalar, medyanın kendimize ve başkalarına yönelttiğimiz eleştiriler üzerinde negatif bir etkisi olduğunu gösteriyor. Birçoğumuz, medyanın kendimizi algılayış biçimimizi nasıl etkilediği üzerine yoğunlaşıyoruz. Oysa medya, başkalarını eleştirme biçimimizi de etkiliyor. Ancak buradaki konumuz bu değil.

İlgili yazı: Güzel bir yüz mü, çekici bir ses mi daha etkileyicidir?

İnsanlar kendilerini çok fazla eleştirdiklerinde bundan medyayı sorumlu tutuyor. Peki medyayı suçlamak doğru bir yaklaşım mı?

Kendimizi bazen o kadar sert biçimde eleştiriyoruz ki, kendi kendimizin düşmanı oluyoruz.

Herkes medyanın güzellik standartlarına uyum gösteriyor ve ardından güzelliği bu standartlara göre değerlendirmeye başlıyor. Teori bu şekilde. Peki bu nelere yol açıyor? İnsanlar kendilerine aynanın üstünden bakıyor ve kendilerinin bu standartlara uymadıklarını görüyor. Sonra da her şeyden vazgeçip “Ben güzel değilim” diye düşünmeye başlıyor.

Kendisinin güzel olmadığını düşünen kişiler, başkalarına baktığında ne düşünüyor?

Kendisini güzel bulmayan bir kişi, başkasına baktığında o kişiyi daha güzel buluyor. Güzellik standardımızı medyadan alıyoruz, peki neden o güzellik standardını başkalarına değil sadece kendimize uyguluyoruz?

Bunun aslında birçok nedeni var. Bunlardan ilki, kişinin kendi güzelliğini daha önemli görmesi. Başkalarına baktığınızda onların dış görünümünü ve özelliklerine bakarsınız, iyi ve kötü olan şeyleri gözlemlersiniz ancak bunları değerlendirmek için fazladan bir dikkat harcamazsınız. Günün sonunda ise başkalarının nasıl göründüğü sizin için çok da önemli olmaz. Ancak kendi görünüşünüzü her zaman fazlasıyla önemsersiniz. Nasıl göründüğümüz; başkalarının bizi nasıl algıladığını, bizim başkalarını nasıl algıladığımızı, yolda yürürken kendimizi nasıl hissettiğimizi etkiler. Araştırmalar da bu sonuçları destekliyor.

İlgili yazı: Güzelliğin vücut ölçüsüne bağlı olmadığını kanıtlayan ünlü kadınlar

Neden güzelliğimize bu kadar önem veriyoruz?

1. Kaybetmekten nefret etme

Kaybetmeye karşı duyduğumuz nefret, kazanmaya karşı duyduğumuz sevgiden daha büyük. Birinin size 1.000 dolar verdiğini ve iki seçenek sunduğunu farz edin; ya 400 dolarını kaybedip kalanını elinizde tutacaksınız, ya da yüzde 50 şansla hepsini tutacak veya kaybedeceksiniz. Hangisini tercih ederdiniz?

Birçok insan aynaya baktığında, kendisini güzelleştirecek veya kendisini çirkin gösterecek şeylere dikkatini veriyor.

Araştırmalar, insanların yüzde 61’inin ikinci seçeneği tercih ediyor. Bunun nedeni ise ilk başta kaybetme opsiyonu yerine ilk başta elinde tutma opsiyonunu seçmeleri.

Birçok insan aynaya baktığında, kendisini güzelleştirecek veya kendisini çirkin gösterecek şeylere dikkatini veriyor. Bu yüzden başkalarını güzel bulurken, kendisini güzel bulmuyor çünkü bir kere kendisini güzel bulup bunu kaybetmek yerine, kendisini güzel bulmamayı tercih ediyor.

2. Yakınlık

Sizi, sizin kadar kim tanıyabilir, bilebilir? Kendinizi daha çok incelemenizin nedeni, kendinizi daha yakın bulmanızdan kaynaklanıyor. Birine para verip sizi incelemesini isteseniz, o kişi ilk başta nereye bakacağını bilemeyebilir. Ancak kendinizi en iyi tanıyan yine siz olduğunuz için, kusurlarınızı da ilk başta gören siz olursunuz.

İlgili yazı: Fotoğrafçı Mihaela Noroc dünyayı gezerek kadınların her yerde güzel olduklarını fotoğraflayarak anlatıyor

3. Yeniden gözden geçirme

Kendimizi bazen o kadar sert biçimde eleştiriyoruz ki, kendi kendimizin düşmanı oluyoruz. Oysa başkaları bizleri eleştirirken daha dengeli davranıyor, hem iyi hem de kötü tarafları görebiliyor.

4. Onarma

Çok güzel olduğunu düşündüğünüz kişilerin bile zaman zaman kendilerini çirkin bulduğunu görebilirsiniz. Peki bu nasıl olabiliyor?

Bunun sebebi, daha önce saydığımız sebeplerden ötürü kendimize karşı dengeli bir bakış açısı getiremememiz. Oysa ki hem iyi hem de kötü tarafları birlikte değerlendirebildiğimiz dengeli bir bakış açısı oluşturabilsek, aynaya baktığımızda kendimize hak ettiğimiz övgüyü de eleştirileri de yöneltebiliriz.

Kaynak:
Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale