X

Kendimize ne kadar mental bakım yapıyoruz ?

Geçen yazımda söz verdiğim üzere sizlere bu yazımda self-helping diğer adıyla self-care tekniğinden bahsedeceğim. Türkçesi “kendi kendine yardım” veya “kendi kendine bakım” olarak çevrilen bu teknik aslında hayatta ihtiyaç duyduğumuz fakat sürekli başkaları tarafından sağlanmasını beklediğimiz iyi hissetme üzerine geliştirilen bir teknik.

Kimi zaman kendinize karşı ne kadar acımasız olduğunuzu hatırlayın. Bugün ne kadar kötü görünüyorum, hayatım başarısızlıklarla dolu, çok yeteneksizim, kimse benden hoşlanmıyor gibi kim bilir daha nice olumsuz konuşmalar yaptınız kendinize. Benliğimize karşı bu kadar acımasız davranabilen biz ne için yine kendimize karşı merhametli olmayı tercih etmiyoruz? Başkalarının söylediklerini ve bize olan tavırlarını önemsemek ve mutsuz olmak yerine veya kendimize acımak, olumsuzluklarımıza karşı savaşmayı reddetmek yerine gelin sorunlarımızı çözüme kavuşturmanın ve kişisel gelişimimizi artırmanın ne kadar kolay olabileceğini anlatayım.

Öncelikle self –care kişinin kendi problemlerinin, zayıflıklarının ve hayatındaki çevresel/kişisel olumsuzluklarının farkında olup, bunları çözebilmek adına kendine yaptığı yatırımlar, ürettiği çözümler, iyi olma halini sürdüren ve besleyen tüm girişimlere verilen temel isimdir. Bu çalışmalar kişinin kendine dair iç görüsünü artıracak, empati yeteneğini geliştirecek, öz saygı ve öz güvenini besleyecektir. Ruhsal ve fiziksel yönden tam iyilik halinde kalan kişi, kendi kendine yetebileceğinin farkına varacak, potansiyelini cesurca ortaya çıkaracaktır.

Bireyselleşmenin de önemli bir yer edindiği bu çalışmalar aslında kişinin mutlu olmak, iyi hissetmek hatta bazen iyileşmek için dahi başka birisine ihtiyacı olmadığını vurguluyor. Örneğin, hafızanız son zamanlarda eskisi gibi keskin değil ve siz bu durumdan rahatsız oluyor, sıklıkla yakınıyorsunuz diyelim. Bunun için yapabileceğiniz ilk şey doktora gitmek, belki birkaç vitamin takviyesi yapmak olur. Peki bunların yanında siz neler yapabilirsiniz? Bunu düşünüp ortaya koymak da sizin iradenizle gerçekleşecektir. Kişi problemiyle ilgili kitaplar okuyabilir, araştırmalar yapabilir veya tüm bunlarla beraber zihin egzersizlerine yönelebilir. Başka bir senaryo daha düşünelim. Örneğin hayata karşı motivasyonunuzu, aldığınız zevki kaybettiğinizi varsayalım. Günden güne işlevselliğinizi kaybettiğinizi izlemektense zevk alacağınız yeni bir aktivite bulabilir, sevdiğiniz şeylerin listesini çıkarabilir ya da yardım gruplarına katılıp sizin gibi hisseden kişiler ile paylaşımda bulunabilirsiniz.

Şimdi sizlere birkaç self-care tekniğinden bahsedeceğim:

  • Kendinizde geliştirmek istediğiniz yönlerinizi bir liste haline getirin (acelecilik, öz güven eksikliği, topluluk önünde konuşma vs.)
  • Bu yönleriniz için ne yapmanız gerektiğini gösteren bir yol haritanız olsun (ilgili kitaplar okumak, motivasyon artırıcı yayınlar izlemek, farkındalık sohbetlerine katılmak vs.)
  • Motivasyon panosu hazırlayın (motivasyon sözleri, hayallerinizi temsil eden fotoğraflar,sizi iyi hissettiren anıları vs. ekleyebilirsiniz)
  • Kendinize rutinler oluşturun (işten sonra sevdiğiniz diziden bir bölüm izlemek, keyif aldığınız bir mekana gitmek, spora veya dansa gitmek vs.)
  • Seyahat listeniz olsun, görmek istediğiniz yerleri bir check-list haline getirin
  • Tam iyilik halinde kalabilmek için fiziksel sağlığınızı da korumalısınız. Bu yüzden beslenme düzeni ve stilinizdeki eksiklikleri tespit edin ve daha sağlıklı bir düzene geçmeyi deneyin.

Yukarıdakiler sadece ufak örnekler. Siz de kendi self-care tekniklerinizi oluşturabilirsiniz. Unutmayın; Siz ne kadar iyi olursanız, değişimi ne kadar arzularsanız yaşamınız da aynı oranda renklenecek ve düzene girecektir.

 

İlginizi çekebilir: İç huzuru yaratmak: Sakinliğe giden 40 yol

Kaynaklar:

  • Bard, 45 Simple Self-Care Practices for a Healthy Mind, Body, and Soul, 2015
  • Nazish N. , 2017
Ezgi Aslantas: Psikolog Ezgi Aslantaş istanbul Bilgi Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Lisans hayatı boyunca Kanada Okulları, Humanite Psikiyatri Hastanesi, Çocuk Aile Danışmanlığı merkezi gibi birçok kurumda staj yapmıştır. 2014 yılında Beşiktaş Gençlik Meclisi ile beraber "İstanbul'dan Çorum'a Dostluk Köprüsü" projesini gerçekleştirmiştir. 2016 yılında "Radyo Vesaire" isimli radyo kanalında "Şiirin Ezgisi" isimli psiko-sosyal bir radyo programı hazırlayıp sunmuştur ve yine 2017-2018 yılları arasında Doç. Dr Ayten Zara süpervizyonluğunda "Çocuğa Şiddete Dur De" ve "Van Başkale Okul Yapımı" projelerinde gönüllü olarak yer almıştır. 2019 yılında ise "Bulut Hareketi" isimli şiddete karşı bir sosyal sorumluluk projesi başlatmıştır ve proje kapsamında özel ve kamu kurumlarına seminerler vermiştir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Bilişsel Beceri Eğitimi, Adli Görüşme Teknikleri, Objektif Testler, Psikofarmakoloji, Denver II gibi birçok mesleki eğitim ve atölyeye katılmıştır. Mesleki ilgileri arasında; depresyon, anksiyete bozukluğu, yas, ayrılık, obsesif-kompülsif bozukluk, ilişki sorunları, stres yönetimi, duygu yönetimi, motivasyon gibi konular yer almaktadır. Psikolog Ezgi Aslantaş, şu anda ergen ve yetişkin bireylerle yüz yüze ve online olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale