X

Kendimize karantinadan bakmak: Covid 19 bir çeşit kişilik testi olabilir mi?

Kişilik dediğimiz kavram bireyin doğumundan belki de daha da öncesinden itibaren gelişen, içinde birçok unsurun bulunduğu karmaşık bir yapıdır. İçerisinde mizaç ve karakterin de bulunduğu bir kavram. Bir kiraz çekirdeğini ele alalım. Toprağa ekersiniz ve gerekli ısı, ışık, su gibi etkenlerle ekilen tohum, toprağın altında bir çürüme sürecine girer. Tamamen çürüyeceği sırada bir filiz çıkmaya başlar. Kiraz çekirdeği bir kiraz ağacı olarak hayattaki yerini alır. İşte bu çekirdek bizim mizacımızdır. Bunu değiştiremeyiz; kiraz ağacı olarak yaşama başladıysak böyle devam ederiz. Doğuştan gelen değiştirilemez yönlerimizdir. “Huylu huyundan vazgeçmez, yedisinde ne ise yetmişinde de odur, can çıkar huy çıkmaz” der atalarımız.

Daha sonraki süreçte kiraz ağacının yönünü belirleyen bir süreç yaşanır. Güneşten ne kadar etkilendiği, yaşadığı iklim, aldığı yağmur miktarı, bir çiftçi tarafından düzenli bakılması, ilaçlanması v.b. Bu değişkenler ağacın daha güçlü ya da daha zayıf olmasına yol açmaktadır. Tıpkı sosyal çevre, eğitim, okul gibi. Yani karakter devreye girer ve en karmaşık durum yaşanabilir.

Kiraz ağacının bir dalına erik ağacı, armut ağacı, vişne ağacının aşısı yapılabilir. Kendisi bir vişnedir ama bir kolu erik olabilir. Yani kişilik aynı kalmayabilir, değişebilir. Ağacın çekirdeğinden, oluşma sürecine, dallarına aşı yapılmasına kadar ağaçta oluşan bütüncül resme kişilik adı veririz. Ve bu değişkenleri ölçmek için geliştirilen ölçütlere de kişilik testleri. Mizacında dallarına aşı yapılması kişiliğin ölçülebilir olmasını zorlaştırmaktadır. Tutarlı sonuçlar elde etmek için farklı kişilik testleri geliştirilmiştir ve geliştirilmeye devam edecektir.

Birkaç aydır dünyanın en önemli gündemi. Acaba bir virüs bizim kişilik yapımızı nasıl etkileyecektir? Etkili aşı bulunana kadar olumsuzlukların devam edebileceği gibi, kişilik sürecimizi de etkilemeye devam edebilecektir. Dünyanın virüs yüzünden yeni bir sisteme geçtiği görülmektedir. Sanal bir düzen gibi. Eğitimin, iş yaşamının, sosyal çevrenin sanal bir şekle dönüşmesi…

COVİD-19 bana biraz JOKER filmindeki karakter Arthur’u hatırlattı. Batman’ in öz kardeşi ama aynı zamanda düşmanı olan kötü bir adam, bir virüs gibi. Filmi izlediğimizde, empati yaptığımızda, neden diye sorduğumuzda Joker’e hak vermeye başlayabilirizJoker’. Joker’in çocukluk yaşamı, itilmişliği, dallarına yanlış aşı yapılması, ağacın yanlış beslenmesi onu kötülüğe çevirdi. Bir düşman, bir virüs oldu. COVİD-19 da bir düşman. Çoğumuzu evimize hapsetti. Eve hapsolmayanlar, işlerine çalışmak için gidenler dünya içerisinde hapsoldu. Korku ve kaygı yaşandı. Yalnızlık, aşırı yeterli veya yetersiz beslenme, medya bağımlılıkları, bireyselleşme gibi süreçler yaşıyoruz, cansız varlıklarla konuşmaya bile başlıyoruz. En yakınlarımızla görüşemiyoruz. Ve en önemlisi de büyük bir güven problemi yaşıyoruz.

Oksitosin hormonu bir güven hormonudur. Kişi başkalarına sarıldığında, elini tuttuğunda, yakınlaştığında, temas ettiğinde yükselir. Başkalarına güven duymayan kişiler incelendiğinde bu hormonun salgılanmadığı, kişinin fazla ilişki kuramadığı, kısacası dokunamadığı görülecektir. COVİD-19 süreci çevremizdeki kişi ve gruplarla güven duygusunun yitirilmesine ya da azalmasına yol açabilmektedir.

COVİD-19 bir JOKER. Büyük olumsuzluklar yaşattı, belki de yakınlarımızı bizden aldı. Ama analitik düşünüldüğünde biraz hak vermeliyiz. Bizi kendimize döndürdü, içselleştirdi, format yaşamamızı sağladı. Birçok psikoloğun yapamadığını yaptı. Güzel, çirkin, zengin, fakir, güçlü, güçsüz ayrımı yapmadan adaletli bir şekilde herkesi seçebildi. Kendimizi ve çevremizi birçoğumuza fark ettirdi. Belki de mizacımızı yeni bir filiz vermek üzere korumaya aldı, bir dalımızda farklı bir karakterin ortaya çıkmasına yol açtı. COVİD-19 bir kişilik testi olabilir mi?

İlginizi çekebilir: Tüm sosyal problemleri çözüme kavuşturacak sihirli formül

Psikolog Burak Arkan: Lisans eğitimini Haliç Üniversitesi Psikoloji bölümünde tamamlayan Burak ARKAN,  Aile Danışmanlığı üzerine yaptığı Yüksek Lisans Programını ise Ankara Üniversite'sinde bitirdi. Halen Gelişimsel Sosyal Psikoloji konusunda Yüksek Lisans Programında akademik hayatını sürdürmektedir. Birçok terapi ekollerinde çalışmalara katılan ARKAN, eğitim hayatı boyunca, Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde psikiyatri klinik ve polikliniklerde, anaokulları, rehabilitasyon merkezlerinde ilk çalışmalarını gerçekleştirmiştir. İş yaşantısı boyunca resmi ve özel kurumlarda görev alan ARKAN, çalışmalarını İstanbul’da çocuk, ergen ve yetişkinlerle sürdürmektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale