X

Kendimiz olmak için: Kalıplara sığmaya çalışmadan bir yaşam sürmek mümkün

Geçenlerde dönüp kendime bakmayı hatırlatan kısa bir hikaye okudum. Bu hikayede bir adam yeni bir takım elbise diktirmek için bir terziye gidiyor. Kolunun, boyunun, belinin ölçüleri alınıyor ve bir hafta içinde dikimin biteceği söyleniyor. Tekrar terziye gittiğinde denemek için takım elbisesini giyip aynaya bakınca görüyor ki bir kolu diğerinden kısa, bir paçası diğerinden dar, bedeninde üzerine oturmayan yerler var.

Terziye diyor ki “E hani bu elbise benim için ve bana özel dikilecekti? Bu hiç bana göre değil.” Terziyse soğukkanlılığını bozmadan cevap veriyor “Elbise size göre, ancak siz ona göre durmuyorsunuz. Biraz karnınızı içe çekin, bacağınızı böyle, kolunuzu şöyle tutun. Bakın ne kadar güzel oldu” diyor ve adam bir şekilde ikna oluyor. Dükkandan çıktığındaysa iki yaşlı kadınla karşılaşıyor ve yanlarından geçip giderken konuştuklarına kulak misafiri oluyor. Biri “Ya gencecik adamı gördün mü, bu yaşında hem topal, hem de kambur olmuş” diyor; diğeri de “Evet, gerçekten yazık. Fakat üzerindeki müthiş takım elbiseyi gördün mü?” diye cevap veriyor.

Hayatta bize göre olmayan hangi kalıpların içine girmeye çalışıyoruz acaba? Tahmin ediyorum ki böyle büyük sorular geldiğinde hayatımızın ana parçalarına bakmaya meyilli olabiliyoruz. Yani işimizden, ailemizden, sosyal hayatımızdan etkilenerek cevap vermek mümkün olabiliyor, e onlar da yutulması zor lokmalar olduğundan farkındalık yolculuğunda bize pek cesaret vermiyor olabiliyor. O yüzden bugün hayatındaki detaylarda göz gezdirirken şöyle bir soruyu kendine sormak ister misin: Bana göre olmadığını bildiğim, içinde rahat etmediğim ama bir şekilde ayak uydurduğum neler var acaba?

Bütün içtenliğinle kendine baktığında belki zorunluluklar gözüne çarpabilir, belki başka bir yol olduğunu düşünmediklerin veya kolayına gelenlerle karşılaşabilirsin. Gözlerini gezdirirken içinde kendine olan şefkatini de davet etmeni önerebilirim sana; çünkü ben böyle çalışmalarla ilk ilgilenmeye başladığımda kendime biraz sert davranabiliyordum. “Zaten şurada da, burada da, orada da özgür değilim, bu döngünün içinden nasıl çıkacağım?” deyip paniklediğim zamanları hatırlıyorum. Sonra öğrendim ki değişmenin ilk adımı fark etmek, fark etmek içinse açıklık gerekiyor. Ne cezalandırmayı bekleyen bir öğretmen, ne de övmeye gereğinden fazla hevesli bir ebeveyn olmadan kendine açık ve samimi olmak gerekiyor.

Şimdi sorumuza dönecek olursak, içinde rahat etmediğin hangi kıyafetlerle geziniyorsun hayatında ve bir de üstelik kabul görüyor, belki takdir ediliyorsun? Haydi küçük yerlerden başla, mesela bir arkadaşının pek de karşılaşmadığın annesine nasıl davranıyorsun? Veya trafikte nasıl yol alıyorsun, metronun turnikelerinden geçerken takındığın bir hal var mı? Ya da bir mağazaya girdiğinde kendinde bir şey fark ediyor musun? Üzerindekilerin rahatlığını da rahatsızlığını da tanımaya başladıkça hayatında başka alanlara da yönelirsin belki, arkadaşlarınla olan ilişkine bakarsın; mesajlaşırken, telefondayken veya yüz yüzeyken başka kıyafetler giyiyor olabilir misin? Peki bir partner olarak kendini değerlendirmek ister misin?

Belki bugünü yaşarken aklının bir yerlerinde kendine takım elbise diktiren o adam, o adamı ikna eden o terzi, o terziyi öven o teyze dönüp durur; belki sana ilham olur. Belki bugün hayatının bir detayında kendini elbiseye uydurmaz, giyecek başka şeyler denersin…

İlginizi çekebilir: Mutluluğunuza katkıda bulunmak elinizde: İlham verici 5 öneri

Seza Aslanbaş: ODTÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra 7 yıl kurumsal şirketlerde satış planlama ve pazarlama departmanlarında çalıştım. 2013 yılında dışarıdan her şey güzel görünürken sıkışmış hissettiğim ve hayatıma anlam aradığım zamanlarda meditasyonla tanıştım. Bireysel dönüşümüme katkısını gördükten sonra bu bilgileri daha çok öğrenmek, aktarmak ve paylaşmak için Türkiye ve Hindistan’da farklı hocalarla çalıştım ve hala çalışmaya devam ediyorum. 2016'dan beri zihnen bildiklerimizi kalpten hatırlamak niyetiyle meditasyon temelli bireysel seanslar, atölyeler ve grup çalışmaları yapıyorum. Aldığım farklı eğitimlerle kendi yolculuğumda bana iyi gelenleri birleştirerek bazen paylaşımlarla bazen hareketle bazen de sessizlikle farkındalığımızı destekleyecek alanlar sunuyorum. Online ve yüzyüze yaptığım çalışmalar hakkında bilgi almak ya da sadece tanışalım istersen bana seza.aslanbas instagram hesabımdan veya sezaaslanbas@gmail.com'dan bir merhaba diyebilirsin. Çokça sevgiler.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale