X

Kendi yolculuğumuzun kahramanıyız: Bu ruhsal yolculukta hangi evrelerden geçeceğiz?

Dönüşüm yolculuğu uzundur, evreleri vardır. İnişli, çıkışlıdır ancak macera ve keşiflerle dolu, yapabileceğin en heyecanlı yolculuktur. Hatta bu dünyada olmamızın amacı bu yolculuğa çıkmak ve bu yolculuğu tamamlamaktır. Uyanıştan ustalığa giden o muhteşem yolcuğu!

Ancak, bu yolculuğun belli aşama ve evreleri vardır! Bu bölümde, ruhsal uyanış yolculuğuna çıktığımızda başlangıç ile varış noktası arasındaki geçilmesi muhtemel aşamaları anlatacağım. Ben bu aşamaları “evreler” olarak adlandırıyorum. Herkesin kendi yolculuğu eşsiz ve kendisine özel olduğuna göre, her kişi bu evreleri kendine özgü bir şekilde ve sürede deneyimleyecektir. Öte yandan, her evrenin herkes için geçerli bazı özelliklerini bilmek, neler olduğunu anlayabilmek açısından önemlidir. Bazen kendimizi çok iyi, bazen de kötü hissedebiliriz. Bir aşamada uzunca bir süre takılıp bu döngüden çıkamayacağımızı zannedebiliriz. Evrelerin özelliklerini bilmek için dönüşüm yolcusunun yol haritası edinmesi gerekir. Her yolculukta olduğu gibi bazen soluk almak için yavaşlar veya duraklar, bazen de varışa doğru hızla ilerleriz.

Farklı akımlar bu aşamaları 4’ten 12’ye kadar gruplandırabiliyor. Burada ben kendi yolculuğumdan ve deneyimlerimden hareketle bu aşamaları okuyucunun kendi süreçlerini anlaması adına, yol gösterici ve aydınlatıcı olacağına inandığım şekilde, oluşturdum.
Detayları ile açıklayacağım “9 EVRE” şunlardır: 

  • 1. Evre: Uykudaki insan
  • 2. Evre: Uyanış başlangıcı / Arayış, sorgulama
  • 3. Evre: Uyanış / Uyanış çağrısı
  • 4. Evre: Yolculuk ve araf
  • 5. Evre: Anlama / Kavrayış / Yeni dünya
  • 6. Evre: Dönüşüm / Farkındalık
  • 7. Evre: İleri bilinç
  • 8. Evre: Tam yaratım / Ustalık
  • 9. Evre: Aydınlanma ve büyük üstatlar

Bu ruhsal yolculukta amacımız, yani varış noktamız “USTALIĞA” diğer bir deyişle “MASTERY”ye ulaşmaktır. Her yolcunun hikâyesi kendine özel olmakla birlikte, herkesin ortak noktası bu “evreler”den geçiyor olmasıdır. Öte yandan, kişinin hangi evrede ne kadar kalıp neler yaşayacağı tamamen kişiye özeldir ve hayat planıyla da bağlantılıdır. Kişinin karşılaştığı zorluklara ve sınavlarına karşı gösterdiği direnç ya da kabul yaklaşımı da bu evrelerdeki farklı deneyimleri şekillendirir.

Yola çıkarken bu sürecin inişli, çıkışlı olacağının farkında olmak çok önemlidir. Dönüşüm ve değişimi başlattığımızda bazen kaotik ya da acı verici birtakım aşamalardan geçmek durumunda kalabiliriz. Daha iyi olmayı beklerken, bazen daha kötü hissetmek kişiyi zorlayabilir. Bunun, sürecin doğal bir parçası olduğunu ve yeniyi yaratmak için eskiyi yıkmak zorunda kalabileceğimizi anlamalıyız. Bu deneyimlerin doğum sancıları olduğunu anlamak ve sağlam durabilmek büyük önem taşır. Eğer bu evreleri anlayıp herkesin farklı şekil ve sürelerde de olsa geçtiği sürecin doğal parçası olduğunu bilirsek bu yolculukta daha rahat, güvenli şekilde ilerleriz. Burada istediğim “Sevgili yolcu, her şey yolunda ve sen güvendesin. Sadece yeniden doğuyor ve dönüşüyorsun!” mesajını vermek.


Bu yolculuğa çıkma amacın, kendi hayatının kahramanı olabilmektir aslında. Hayatını dönüştürebilecek, takılı kaldığın noktadan seni kurtarabilecek yegâne güç senin içindedir. Kurtarıcı ya da kahraman olabilecek “O” kişi sensin.

Joseph Campbell, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu adlı kitabında “kahraman arketipi”nin geçtiği süreçleri anlatır. Belirlemiş olduğum 9 evre de aslında kitapta adı geçen kahramanın ilerlediği bu aşamalarla paralel özelliktedir. Her evrede kahraman arketipinin hangi evresine benzediğini belirteceğim.

Evrelere geçmeden önce bilmen gereken en önemli nokta bir anlamda kendi hayatının kahramanı olduğun bir yolculuğa çıkmak için ve dünyanı kurtaracak “O” kişi olabilmek için emek vermen gerektiği.

Not: Ruhsal Rönesans kitabımdan aldığım bu bölümün devamında tüm evreler detaylı olarak anlatılmaktadır.

Sevgi ve ışıkla kalın…

İlginizi çekebilir: Kelebek etkisi: Kanatlarımızı bu dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için çırpmak

Zekiye Olgaçay: “Ruhsal Rönesans” kitabının yazarıdır. Babasının büyükelçi olması nedeni ile çocukluğunu Brezilya, Mısır, Kuwait, Çekoslovakya, İngiltere gibi dünyanın birçok farklı ülkesinde, 5 farklı kıtada geçirdi. Lise yıllarından itibaren İstanbul’da yaşamaya başladı ve iletişim fakültesinden mezun olduktan sonra pazarlama ve iletişim sektöründe on beş yıllık profesyonel iş hayatı süresince birçok farklı şirkette yöneticilik pozisyonlarında çalıştı. Kalbini ve iç sesini dinleyerek 2000 yılında başladığı dönüşüm yolculuğunda öncelikle kişisel gelişim alanında dünyanın değişik yerlerinden çeşitli eğitmenlerin Türkiye'deki organizasyonlarını gerçekleştirdi. Bu süreçte, dönüşüm alanında dünyanın önde gelen eğitmenleri ile birebir çalışma fırsatı oldu, birçok eğitim aldı, seminerlerine katıldı. Kendini keşfetme yolculuğunda yaşam amacının; “başka insanların hayatlarına olumlu yönde katkıda bulunmak ve bu dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek” olduğunu keşfederek yeni hayatının her adımını buna göre yaratmaktadır. Dönüşümsel yaşam koçu, regresyon terapisti ve şamanik çalışmalarla, kendi bireysel deneyimlerini katıldığı çalışmaların öğretileri ile birleştirerek seansları ve seminerleri ile kişilerin hayatlarını dönüştürmeleri için rehberlik ederken kendi yolculuğuna ve gelişimine devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale