X

Kendi yaşamınızı mı yaşıyorsunuz: Atalarınızın kaderini yaşamak zorunda değilsiniz

“Geçmiş zihnimizdedir, genlerimizdedir, bedenimize işlemiştir. Geçmiş asla ölmüş değildir. Geçmiş, geçmiş bile değildir.”
Mark Wolynn

Evrenimizin mükemmel uyumunu fiziksel yasalara (manyetizma yasası, yerçekimi yasası vb.) olduğu kadar spiritüel yasalara da (titreşim yasası, şefkat yasası vb.) borçluyuz. Bizler geçmişte yaşamış olan tüm atalarımıza, hatta tüm insanlığa görünmeyen bağlarla bağlıyız. Bugün biraz atalarımızdan bahsedeceğim sizlere…

Atalarımız tarihler boyu pek çok zorluk, mücadele, acı ve kederin içinden geçtiler. Onlardan sadece kaşımızın/gözümüzün rengi, boyumuz gibi yapısal özeliklerimizi almadık. Aynı zamanda -farkında olalım, olmayalım- bizden onlarca nesil önce yaşamış atalarımızın miraslarını -tekamül yolculuğumuzda bize/soyumuza hizmet edecek şekilde- devraldık. Örneğin atalarınızda bir göç hikayesi varsa ve geldikleri topraklarda barınmakta zorluk çekmişlerse sizlerde de;

Hayatta kalmak için görünmez olmalıyım.
Saklanmalıyım.
Ben haksızlığa/ihanete uğrarım.
Ancak kim olduğumu gizlersem hayatta kalabilirim.

… gibi inançlar olabilir. Ve bu programlar hayatınızda yol ayrımlarına geldiğinizde pek çok farklı durum/olay/duygu ile tetiklenebilir ve karşınıza çıkabilir. Örneğin;

  • Kendi işinizi kurmaya yeltendiğinizde maddi zorluklar yaşayabilir (çünkü görünmez olmayı seçersiniz),
  • İşinizde/evliliğinizde/hayatınızda köklenme sorunları yaşayabilir (çünkü atalarınız barınamamıştır),
  • Çalıştığınız kurumda bir türlü terfi alamayabilirsiniz (haksızlığa uğrama inancınız nedeniyle) ya da,
  • Nedenini anlayamadan en yakınlarınızın ihanetine uğrayabilirsiniz (çünkü atalarınız da geldikleri topraklarda güvendikleri insanlar tarafından ihanete uğramışlardır). 

Pek çoğunuza bu senaryolar tanıdık geliyor olabilir. O halde biraz daha ileri gidelim; aile sisteminizdeki başka atalarınızın rollerini bile üzerinize almış olabilirsiniz. Seninle Başlamadı adlı kitabında ünlü yazar Mark Wolynn şöyle der: “Bert Hellinger, aile sisteminde biri reddedildiğinde veya dışlandığında o kişinin sistemin daha sonraki bir üyesi tarafından temsil edildiğini gözlemlemiştir. Örneğin, eğer dedeniz içki içme, kumar ve çapkınlık alışkanlıkları sebebiyle aileden reddedilmişse bu veya daha çok davranışın sonraki nesillerden biri tarafından yinelenmesi mümkündür.

Atalarınızın kaderinden özgürleşebilmenizin en güzel yollarından bir tanesi bilinçaltınızı temizlemek. Bilinçaltınızı temizledikçe kendi en iyi versiyonunuza ulaşırsınız, hatta siz ve sizden sonraki soyunuzun kaderini bile değiştirebilirsiniz.

Seçerseniz Thetahealing tekniği bu alanda en hızlı ve en etkili yöntemlerden bir tanesi.. Sizler de Thetahealing yöntemiyle ilgili ayrıntılı bilgiye ve eğitimlerin içeriğine www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; her türlü sorunuz için benimle Instagram hesabımdanwww.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; ve info@esindemir.com mail adresim üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Sevgiyle kalın…

İlginizi çekebilir: Bilimin gözünden spiritüel öğretiler: Evrenin gizemini çözmek mümkün mü?

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale