Bilimin gözünden spiritüel öğretiler: Evrenin gizemini çözmek mümkün mü?

“Evrenin gizemini anlamak istiyorsanız enerji, frekans ve titreşim cinsinden düşünün.”
Tesla

Kuantum… Sonsuz olasılıklar alanı…

Seneler önce -titreşimden bihaber- kuantum fiziğini araştırmaya başlamıştım. Newton mekaniğinin (klasik mekanik) tersine kuantum mekaniği evrende hiçbir fiziksel olayın kesin ve ortaya koyulabilir ve net ölçülebilirliğinin mümkün olmadığını; bunun yerine bütün bilebildiklerimizin istatistiksel veriler olduğunu söylüyordu.

Nedenine gelince; bir gözlemci gözlemi yaptığı anda (sadece bir noktaya kafanızı çevirip baktığınızı düşünün) deneyin sonucunu değiştiriyordu. Bir deney, ortamda gözlemci varken başka, gözlemci yokken bambaşka sonuçlar veriyordu. Bu durum tam anlamıyla bizim kendi deneyimlerimizi bilinçaltımızdaki inançlarımızla yarattığımızı, ve bilinçaltı zihnimizi yani yaydığımız frekansı değiştirerek deneyin sonuçlarını da değiştirebileceğimizi gösteriyordu.

Aslına bakarsanız… Evren, görebildiğimiz güçlerin ötesinde göremediğimiz, hatta henüz keşfedemediğimiz pek çok kuvvetin etkisi altında. Gerçek olarak bildiklerimizin ne kadarı gerçek?

Bilim; insanlığın merak ve ihtiyaç duyguları ile evreni keşfetmesi yolunda kullandığımız boyutlardan, katmanlardan sadece bir tanesi ve evrenin kanunlarını belirlememize yardımcı harika bir araç. Bununla birlikte bilinçaltı dünyayı keşfimizde başka alanlar ile anlam/mana arayışımıza bir engel olmadığına inanıyorum. Bu açıdan sezgilerimize açılan ve ancak duru-işiti, duru-görü gibi soyut yöntemlerle ve enerji boyutu ile anlatabildiğimiz deneyimleri bilimsel sistemin ürünleri olan EEG ve EMG (beyin dalgalarını ölçen cihazlar) gibi cihazlar ile kanıtlayabilmek için biraz daha zamana ihtiyacımız olabilir.

Ancak mikro boyutta kuralların farklı işlediğini bildiğimiz, sezgilerimizle tanımlayıp 5 duyu organımızın dışında kapasitede çalışan bir evrene -pek tabii- kendi metotları, kuralları ile bakıp değerlendirmemiz gerekiyor. Belki de Batı’nın bilimiyle Doğu’nun mistisizmi birleştiğinde -yakın gelecekte- pek çok soruya daha cevap bulma şansımız olacak. Bu da sınırsızlığımızı, her şeyin mümkün olduğunu, bildiklerimizin çok ötesinde gerçeklikler olduğunu dünyamıza bir kez daha gösterecek.

Her zaman söylediğim gibi… Bilinçaltınızı değiştirin, dünyanız değişsin. Çünkü ancak o zaman gerçek gücünüzü keşfedip yola çıkabilecek cesaretiniz olacak. Seçerseniz Thetahealing tekniği bu alanda en hızlı ve en etkili yöntemlerden bir tanesi. Sizler de Thetahealing yöntemiyle ilgili ayrıntılı bilgiye ve eğitimlerin içeriğine www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; her türlü sorunuz için benimle Instagram hesabımdan ve [email protected] mail adresim üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Bilimle kalın…

İlginizi çekebilir: Frekansınız yüksek dağlarda mı, alçak ovalarda mı: Frekansınızı nasıl yükseltebilirsiniz?

Esin Demir
2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ... Devam