Frekansınız yüksek dağlarda mı, alçak ovalarda mı: Frekansınızı nasıl yükseltebilirsiniz?

Dünyaca ünlü pek çok biliminsanı yüzyıllardır evrenin işleyişi üzerine pek çok fikir ortaya atmıştır. Tüm bu fikirlerin en temelinde ise şu yatar: Her canlının/maddenin bir titreşimi var. Pek çok spiritüel öğreti bizlere bedenimizin frekansını yükseltme şansını verir, hatta bunu amaçlar. Peki hiç düşündünüz mü bedenimizin frekansı yükseldiğinde neler oluyor ?

Evrensel çekim yasası bize şunu söyler: Benzer benzeri çeker. Benzer frekans, benzer frekansı çeker. Sevgi en yüksek titreşimli enerjilerden biriyken, korku ise en düşük titreşimli enerjilerdendir.

Yerden 500 m yükseklikte bir dağa (burası sevgi frekansımız olsun) tırmandığınızı düşünün; bu yükseklikte karşılacağınız tek kişi yine bu yükseklikte yürüyen başka bir dağcıdır. Şimdi deniz kenarında (burası korku frekansımız olsun) yürüdüğünüzü hayal edin lütfen; bu durumda sadece deniz kenarında yürüyen biri ile karşılaşabilirsiniz. İşte frekansların birbiriyle eşleşmesi bu kadar basit ve çarpıcıdır. Zirvedeki kişi nasıl deniz seviyesindeki biriyle hiçbir durumda karşılaşamayacaksa; sevgi frekansı da hiçbir zaman korku frekansıyla eşleşmeyecektir.

Tahayyül edin – sormak istediğiniz herhangi bir soruya karşılık basit bir evet-veya-hayır cevabına erişiminiz olsaydı. Doğruluğu kanıtlanabilir bir cevap. Soru işareti kullanılmaksızın ifade edilmiş herhangi bir soru… Bir düşünün. Kontrolümüzde olan kuvvetler sayesinde yaşadığımızı zannederiz ama aslında kaynağı açığa çıkmamış, kontrol edemediğimiz bir güç tarafından yönetiliyoruz. Takip edeceğimiz yolları bir bir seçerken evren nefesini tutar, çünkü hayatın özü olan evren son derece bilinçlidir. Her davranış, düşünce ve tercih daimi mozaiğe bir parça ekler; kararlarımız bilinç evreninde dalgalanarak herkesin hayatını etkiler” diyerek başlıyor ünlü kitabına Dr. David R. Hawkins (Güç Kuvvete Karşı – Bilincin Anatomisi). İşte bu biliminsanının kitabından hayata, yaşadıklarınıza bakış açınızı değiştirecek anahtarlardan sadece birkaçı:

  • Yüksek frekanslı duygu ve düşünceler; düşük frekanslı olanlardan çok daha güçlü ve etkilidir.
  • En yüksek frekansa ulaşmış bir bilincin düşük frekanslı 70 milyon bilinci dengelediği klinik olarak kanıtlanmıştır.
  • Frekanslar, frekansların bilinç düzeylerinde etkisi, ilişkisi üzerine binlerce araştırma yapmış olan Dr. David R. Hawkins ortaya Hawkins bilinç haritası denen aşağıdaki tabloyu çıkarmıştır.

Bilinç haritası

Bu haritaya göre en kritik seviye 200 Hertz, yani cesaretin titreşimi. Eğer bedenimizin titreşimi bu seviyenin altında ise -ki çoğu zaman işyerinde, günlük koşuşturma içinde, trafikte bu seviyelerin altına düşer- biz farkında olmadan öfke, korku, endişe, kızgınlık, suçluluk, şikayet enerjilerine çekiliyoruz demektir. Ve bu yüzdendir ki biz şikayet ettikçe şikayet sebeplerimiz artış gösterir; korktukça korktuğumuz şeyler daha çok başımıza gelir.

Peki kendi frekansımızı nasıl yükseltebiliriz?

Her gün -kendinize yaratacağınız sessiz bir atmosferde/yatmadan önce bile olabilir- en az 15 dk meditasyon yapabilir, hatta internette bulacağınız nefes egzersizleriyle bedeninizi ve ruhunuzu rahatlatabilirsiniz. İlk yazılarımda da belirtmiştim: Olumlu düşünmeyi beyninize öğretebilirsiniz, beyniniz bunu öğrenmeye açıktır. Başucunuzda bir şükür defteri bulundurmak ve her gece yatmadan önce bunu doldurmak; kendinizi olumsuz düşünceler içinde bulduğunuzda bilinçli olarak bunları olumluya çevirmek ve belki de en önemlisi şikayet etmeyi bırakmak kişisel frekansınızı yükseltme yolunda çok iyi bir başlangıç olabilir.

Ancak siz de benim gibi “Daha fazlasını yapabilirim” diyenlerdenseniz size tek tavsiyem herhangi bir bilinçaltı temizleme tekniğini öğrenmeniz olacak. Seçerseniz Thetahealing bu alanda en hızlı ve en etkili yöntemlerden bir tanesi… Bu tekniklerle size hizmet etmeyen ve frekansınızı düşüren duygulardan anda arınmanız mümkün ve kolay. Sizler de Thetahealing yöntemiyle ilgili ayrıntılı bilgiye ve eğitimlerin içeriğine www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; her türlü sorunuz için benimle Instagram hesabımdan ve [email protected] mail adresim üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Unutmayın; önemli olan eyleme geçmeniz. Kuşkunuz olmasın; evren bunu ödüllendirecektir. Sizler de bilinçaltınızı değiştirin, dünyanız değişsin. Çünkü siz buna değersiniz…

İlginizi çekebilir: Sadece 5 duyumuz mu var: Ya gerçeklik gördüklerimizin çok ötesindeyse?

Esin Demir
2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ... Devam