X

Kendi ateşlerimiz: Her yanan insanın ateşi, en değerli öğretmeni

İnsan modern şehrin içinde koştururken her başımıza gelenin bizim için olduğunu unutuveriyor. Sanıyor ki, o başkalarının başına gelen zor deneyimler, kendisinin başına gelmez. Oysa her şey insanlar için değil mi?

Yoga eğitmenliğimi, yazılarımı derinleştiren aslında hep içinden geçmek zorunda kaldığım bu deneyimler oldu. Bugün burada bunları yazıyorsam aslında ateşin içinde yanabildiğim içindir.

Ve her yanan insan için ateşi, belli bir zaman sonra aslında en değerli öğretmeni olur.

Deneyim bizi kurban da, bilge de yapabilir! Seçim hep bizde…

Bunu çok yazdım, yakında aslında video çekerek de bunu ve paylaşmak istediklerimi anlatacağım.

Verdiğim derslerde, etrafımda gördüğüm insanlar hep bu olayların sadece kendi başına geldiğini sanıyor. Ve daha çok içine kapanmaya başlıyor. Oysa arkadaşlar, hepimiz kendimizce yanıyoruz! Yalnız değiliz, yalnız değilsin!

2018’de denge kaybıyla başlayan durumum beni beyin ameliyatı olmam gerçeğiyle karşı karşıya bırakmıştı. Çünkü tümörün bulunduğu yer çok tehlikeliydi. Çok şükür iyi huyluydu ama o zaman iyi ve kötüyü ayırabilecek bir ruh halinin içinde değildim. İlk olduğum ameliyat, beyin ameliyatı desem ne dersiniz acaba?

Sanırım iki haftada sekiz doktor gezip, kalbime en çok uyan doktoru seçmiştim. Bazı çok deneyimli sözde profesörler karşılarında otururken beni masada öldürmüş, bazıları ise egolarını benim üzerimde gerçekleştirmek için ne kadar muhteşem olduklarını anlatmışlardı. Tüm bu kendini dev aynasında görenlerin arasında bir hoca öyle güzel bir insandı ki size anlatamam.

Etrafımdaki çok az insana durumu söyleyerek ameliyat olmaya gitmiştim. Genelde herkese tatile gittiğimi söylemiştim. Çünkü bu durumu söyledikten sonra insanları sakinleştirmek zorunda kalan da bendim. İnanın böyle bir durumda olan insanın en son uğraşmak isteği karşısında korkan ve sürekli soru soran insan kalabalığı oluyor.

9 saat süren bir ameliyattan sonra sanırım ailem dahil, zor sürecin bittiğini düşündü ama aslında yeni başlıyordu. Yüz felci geçirmiştim, ağzım aşağıya düşüyor, yemek yerken yemekler ağzımdan kayıyor ve sol gözüm kocamandı.

Eve dönünce o çok beğendiğim yüzümün aldığı şekil kendimi çok uzun süre değersiz hissetmeme neden olmuştu. Hem fiziksel hem de ruhsal bir acıyla sabahlara kadar ağlayarak uyuyordum. Ağrı kesici maalesef acımı kesmiyordu.

Evden çıkmıyordum, çünkü insanların bakışları çok rahatsız ediciydi. Kendimi savunacak kadar da gücüm yoktu. Bir gün Harun diye bir arkadaşım gelip, haydi dışarı çıkalım diyene kadar evden dışarı çıkamadım. Aradan geçen onca zamana rağmen halen yaptığın ufacık eylem için ne kadar teşekkür ettiğimi söylesem ne derdin acaba?

Ve belki inanmazsınız ama ameliyattan bir ay sonra o yüzümün şekliyle ben derslerime döndüm. Yüzüm için fizik tedaviye başladım, sanırım bir sene gittim.

Biliyorum ki, başka bir olasılıkta Özde evde kendini o kanepeden diğerine atıyor ve kendini acıyarak senelerini harcıyor.

Geriye dönüp baktığımda o günler nasıl geçti de buraya geldim bilmiyorum. Özde’nin yaşam coşkusuna halen hayranım. Devam etme gücünü nasıl buldu? İnsanlar onun yüzüne garip garip bakarken nasıl hayatına devam etti? İnanın bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey bir insanın başına birçok şey gelebiliyor. Bu acıyı, durumu yaşayan sadece sen değilsin! Kendini yalnız yapma! Ses çıkar, konuş, paylaş!

Sadece bu benim başıma geldi, ben kurbanım deme!

Yeni yollar ara!

O güç hepimizde var!

Hatırlamamız dileğimle…

İlginizi çekebilir: Modern insan ‘merhaba’ dediği gibi anlayışla veda edemiyorModern insan ‘

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale