X

Kediniz size ne demek istiyor: Kedilerin en sık yaptığı hareketler ve anlamları

Birçoğumuz, köpekleri anlamanın daha kolay olduğunu düşünüyoruz. Köpeklerin hem yüz ifadelerinin hem de vücut dillerinin daha anlaşılır olduğuna inanılır. Kedilerin ise köpeklere göre daha anlaşılmaz olduğu düşünülür. Birçok kedi sahibi, kedilerinin aslında onlarla pek ilgili olmadığını, kedinin kendisine ait bir dünyası olduğunu ve bu dünyayı anlayamadıklarını söylüyor.

Oysa bu pek de doğru değil. Hayvan davranışları üzerine çalışan birçok araştırmacı, kedilerin de aslında köpekler kadar iletişime açık olduğunu söylüyor. Georgia Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nden Prof. Sharon Crowell-Davis, kedi davranışları üzerine yaptığı bir sunumda, kedilerin de aslında köpekler kadar anlaşılır olduğunu, sadece bizim onları yanlış anladığımızı veya ne anlatmak istediklerini anlayamadığımızı söylüyor. Kaliforniya Üniversitesi’nden Mikel Delgado da “Zamanla aslında kedilerin sandığımız kadar gizemli hayvanlar olmadığını anladık” diyor.

Köpekler belki de kedilere kıyasla anlaması daha kolay hayvanlar olabilir. Ancak bu, kedilerin anlaşılır olmadığı anlamına gelmiyor. Belki de biz onların davranışlarını iyi tercüme edemiyoruz.

Peki kedilerin size ne anlatmak istediğini öğrenmek ister misiniz? İşte kedilerin en sık yaptığı hareketler ve anlamları:

1. Mırıldamak kedinizin her zaman mutlu olduğu anlamına gelmeyebilir

Kediler mutlu olduklarında mırıldar. Ancak her mırıldama, kedinizin mutlu olduğu anlamına gelmiyor. Kediler hasta olduklarında veya kusmak istediklerinde de mırıldamaya benzer bir ses çıkarırlar. Aslında kediniz mırıldadığında size “Yanımdan ayrılma, sana ihtiyacım var” demek istiyor. Mırıldamak, bir kedinin yardım istediğinin en güzel örneği.

2. Eve geldiğinizde kediniz size sürtünüyorsa, “Hoş geldin” demek istiyor olabilir

Eve geldiğinizde kediniz kapının önünde bacaklarınıza sürtünüyorsa, ilgi istediğini düşünebilirsiniz. Aslında bir bakıma doğru ama eksik. Kediler avlandıktan sonra başka kedilerle sürtünür, kuyruklarını kıvırıp birbirlerine sürter. Bu aslında bir süre ayrılan kedilerin birbirlerine yeniden selam verme yöntemidir. Siz eve geldiğinizde bacaklarınıza sürtünen kediniz de size selam vermeye, “Hoş geldin” demeye çalışıyor. Aslında kediniz, diğer kedilerle kurduğu iletişim yöntemini sizinle de kuruyor.

3. Kedilerin de yüz ifadeleri var

Birçok insan kedilerin farklı yüz ifadeleri olmadığını düşündükleri için buna dikkat etmiyor. Oysa araştırmacılar, biraz dikkat edildiğinde kedilerin de ruh hallerinin yüz ifadelerine yansıdığını söylüyor. Kediler de strese girdiklerinde veya canları acıdığında, yüzlerindeki kaslar geriliyor. Mutlu olduklarında ise yüz kasları gevşiyor. Bu da ruh hallerinin yüz ifadelerine yansımasına neden oluyor.

4. Kediler ve sahipleri arasında gizli bir dil var

Araştırmacılar, kedilerin sadece diğer kedilerle iletişim kurmak için miyavlamadığını söylüyor. Evde yaşayan kediler, dışarıdaki kedilerle hiçbir iletişimleri olmamasına rağmen miyavlıyor. Bunu yapmalarının amacı, miyavlamayı sahipleriyle iletişim kurmak için bir yöntem olarak kullanmalarından kaynaklanıyor çünkü sanılanın aksine miyavlamalardan oluşan evrensel bir kedi dili yok. Her kedi, sahibiyle kendi arasında özel olan ve miyavlamalardan oluşan bir dil geliştiriyor.

5. Düzenli olarak bir şeyleri deviriyorsa, canı sıkılıyor olabilir

Kediniz düzenli olarak bir şeyleri deviriyor veya vuruyorsa, canı sıkılıyor ve eğlenmek istiyor olabilir. Kediniz, ortalığı birazcık dağıtarak sizin ilginizi çekeceğini bildiği için bu yönteme başvuruyor.

İlginizi çekebilir: Evinizin her yanına dağılan evcil hayvan tüyleriyle başa çıkmak için 9 etkili öneri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale