X

Kedi ve köpeğinizi soğuk havalardan nasıl koruyabilirsiniz?

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte birçoğumuz evlerimizde ısıtıcıları çalıştırmaya, daha kalın kıyafetler giymeye, kışlık montlarımızı dolaplardaki yerlerinden çıkarmaya başladık. Ancak soğuk havalardan tek etkilenen bizler değiliz. Hayvanlar da soğuk havalardan etkileniyor. Özellikle de evimizi paylaştığımız kedi ve köpekler için havaların soğumasıyla birlikte bazı önlemler almak gerekiyor. İşte kedi ve köpeğinizi soğuk havalardan korumanın yolları…

1. Veterinere götürün.

Havalar iyice soğumadan önce kedi veya köpeğinizi veterinere götürdünüz mü? Eğer kedi veya köpeğinizin bir sağlık sorunu veya kronik hastalığı varsa, soğuk hava bazı hastalıkları kötüleştirebilir. Kronik bir hastalığı olmasa bile yılda bir defa kedi veya köpeğinizi veteriner kontrolüne götürmelisiniz. Bunu kış aylarından önce yaptırmak, kedi veya köpeğinizin kışa hazırlıklı olup olmadığını görmek açısından iyi olabilir.

2. Sınırları bilin.

Kedi ve köpeklerin soğuğa karşı dayanıklılıkları; cinse, tüylerinin uzunluğuna, vücudundaki yağ oranına, aktivite seviyesine ve genel sağlık durumuna göre değişir. Kedi ve köpeğinizin soğuğa karşı ne kadar dayanıklı olduğunu önceden bilirseniz, ona göre önlem alırsınız. Kış aylarında köpeğinizle yaptığınız yürüyüşlerin süresini kısaltmanız, eğer çok yaşlı bir köpeğiniz varsa kayma veya düşme riski nedeniyle buzlu veya karlı havalarda mümkün olduğunca dışarıda az süre geçirmeniz gerekebilir. Bunun dışında uzun tüylü veya derisi kalın kedi veya köpeklerin soğuğa karşı daha dayanıklı oldukları bilinir. Kısa tüylü kedi ve köpekler ise soğuğu daha hızlı bir şekilde hisseder. Kısa bacaklı kedi veya köpekler, zemine daha yakın oldukları için soğuktan daha hızlı etkilenirler. Diyabet, kalp hastalığı, böbrek rahatsızlığı veya hormonal dengesizlikleri olan kedi veya köpekler vücut ısılarını dengelemekte daha çok zorlanır.

3. Uyuma alanlarını soğuk hava koşullarına göre değiştirin.

Kedi veya köpeğinizin uyuduğu yer, soğuğu daha fazla hissetmesine neden oluyorsa bu yeri değiştirebilirsiniz. Kedi veya köpeğinizin ihtiyaçlarına göre yeni bir yer belirleyebilirsiniz.

4. Daha fazla evde kalın.

Kedilerin ve köpeklerin insanlara göre soğuğa daha dayanıklı oldukları söylenir ancak bu bilginin doğru olduğunu söylemek mümkün değil. Aynı insanlar gibi kedi ve köpekler de soğuk hava karşısında donma, hipotermi gibi sağlık riskleri taşır ve soğuk havalarda kapalı mekanlarda tutulmaları gerekir. Belki bazı kedi veya köpek türleri soğuğa karşı daha dayanıklı olabilirler ancak hiçbir evcil hayvan dondurucu havalarda dışarıda bırakılmamalıdır.

5. Pati kontrolü yapın.

Sıcak havalar gibi soğuk havalar da dışarı yürüyüşe çıkardığınız köpeğinizin patilerine zarar verebilir. Soğuk hava nedeniyle donma, yanma, kanama gibi sorunlar yaşanabilir. Düzenli pati kontrolü yaparak önceden önlem alabilirsiniz. Özellikle buzlu günlerde köpeğinizin patilerinin arasına buzların yapışmasını engellemek istiyorsanız, köpeğinizin tırnaklarının aralarındaki tüyleri kesebilirsiniz.

6. Kıyafet giydirin.

Eğer kedinizin veya köpeğinizin üşüdüğünü düşünüyorsanız, üzerine bir kıyafet giydirebilirsiniz. Eğer köpeğinizin dışarı çıkarıyorsanız, eve geldiğinizde ıslak kıyafetlerini mutlaka üzerinden çıkarın ve kuru olan kıyafetini giydirin.

7. Zararlı kimyasallara karşı temizleyin.

Kış aylarında kullanılan antifriz suyu, buz çözücü veya tuz gibi kimyasallar özellikle yürüyüşe çıkan köpeğiniz için zararlı olabilir. Köpeğiniz, üzerindeki kimyasal kalıntılarını yalayabilir. Böyle bir riski ortadan kaldırmak için kış aylarında yürüyüşten geldiğinizde köpeğinizin yüzeylere temas eden yerlerdeki tüylerini silin veya yıkayın.

8. Beslenmeye özen gösterin.

Kedi veya köpeğinizi soğuk kış aylarında sağlıklı bir kiloda tutmak, onun için yapabileceğiniz en iyi şeydir. Birçok evcil hayvan sahibi, kış aylarında birkaç kilo fazlalığın evcil hayvanları soğuktan daha iyi koruyacağını düşünüyor ancak fazla kilonun getirdiği sağlık riskleri düşünüldüğünde bu pek de göze alınacak bir durum değil. Kış ayları öncesinde veterinerinize danışarak kedi veya köpeğinizin ne kadar mamaya ihtiyaç duyduğunu öğrenebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Köpek gezdirmenin püf noktaları: Köpeğinizi gezdirirken nelere dikkat etmelisiniz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale