X

Kedi mi köpek mi: Sizin evcil hayvanınız hangisi?

Kedi insanı mısınız, köpek insanı mı? Aslında bu yıllardır devam eden bir tartışma sorusu, arkadaş ortamlarının vazgeçilmez konusu. Bu soruya bilimsel bir yanıt vermek mümkün değil. Ancak biriyle flört etmeye başladığınızda, yeni bir iş arkadaşınız olduğunda, girdiğiniz ortamda birisiyle tanıştığınızda bu sorunun yanıtı sizin için belirleyici olabilir.

Kedi veya köpek sahibi olmanın birçok açıdan farklılıkları var. Örneğin köpek sahibi olmak başlı başına bir sosyal deneyim. Köpeğinizle birlikte her gün iki defa yürüyüşe çıkmanız, köpeğinize oyun arkadaşları edinmek için parklardaki diğer köpek sahipleriyle tanışmanız, köpeğinizin dayanılmaz şirinliği karşısında gelen iltifatlara yanıt vermeniz gerekiyor.

Öte yandan kedi sahibi olmanın da pek çok farklılığı var. Kediler genellikle köpeklere göre daha uzun süre yaşadıkları için kedi sahibi olan bir kişi evcil hayvanıyla daha uzun süreli bir etkileşime girmiş oluyor. Kedi sahipleri, köpek sahipleri kadar kontrol konusunda hassas olmayabilir. Hatta denir ki bir kediye asla sahip olamazsınız, o size sahip olabilir. Eski ABD Başkanlarından Winston Churchill “Köpekler bize aşağıdan bakar, kediler ise yukarıdan bakar” der.

Kedi sahiplerinin ve köpek sahiplerinin genel karakter özellikleri incelendiğinde, bazı farklılıklar ortaya çıkabilir ancak bunları genellemek ne kadar doğru bilemiyoruz.

Eğer evcil hayvan sahiplenmeyi düşünüyorsanız ve kedi mi köpek mi karar veremiyorsanız, burada sizin kedi insanı mı köpek insanı mı olmanızdan çok yaşam şartlarınızın nasıl olduğu, evcil hayvana ne kadar uyum sağlayıp sağlayamayacağınız daha önemli. Kedi mi köpek mi? Hangisini seçeceğinizi bilemiyorsanız, işte evcil hayvan sahiplenmeden önce bilmeniz gereken birkaç önemli nokta:

1. Köpekler sürü hayvanıdır

Doğaya baktığınız zaman, köpeklerin yiyecek bulmak, korunmak için sürü halinde hareket ettiğini görüyoruz. Genelde sürünün bir lideri olur ve sürü üyeleri onu takip ediyor. Evcil köpekler ise bu sürü içgüdüsünü sürdürmek için sosyal, dost canlısı ve birlikte yaşadığı aileyle mutlu, uyumlu hayvanlar olurlar. Bu sürü duygusu aynı zamanda köpekleri uzun süre yalnız bırakamayacağınız gerçeğini de ortaya çıkarır. Köpekler ilgi ve yakınlığı sever. Köpek sahibi olmak, hiç büyümeyen bir çocuk sahibi olmak gibidir.

2. Kediler yalnız avcılardır

Aslanları saymazsak, kedi türlerinin büyük çoğunluğu geceleri avlanan yalnız hayvanlardır. Köpeklerin aksine kediler atlama, tırmanma konularında daha yeteneklidir. Bu da onlara avlanırken ve tehlikeden kaçarken yardımcı olur. Avını yakalamak söz konusu olduğunda, kediler çok daha dikkatli ve keskin bir görüşe sahiptir. İşte tüm bu özellikleri sebebiyle kediler sürüye, başkalarıyla birlikte hareket etmeye ihtiyaç duymazlar.

Bu içgüdüleri sebebiyle evcil kediler köpeklere kıyasla daha bağımsız hayvanlardır. Bazen tüm gün uyuyup geceleri evin içinde dolaşırlar. Yaşadıkları yeri benimserler ve kokularıyla kendi yerleri haline getirirler. Bu yüzden evdeki mobilya değişikliklerinden çok hoşlanmazlar. Köpeklere kıyasla yalnızlıkla daha rahat baş ederler. Ancak bazı kedi türleri daha sosyal ve ilgiye ihtiyaç duyan türler olabilir. Avcı zihnine sahip oldukları için onlara kimin mama verdiğini, kimin oyun oynadığını çok iyi bilirler ve ona göre davranırlar.

3. Kedi ve köpeklerin eğitimi birbirinden çok farklıdır

Köpekleri eğitmek genellikle daha kolaydır. Köpeklerdeki sürü mantısı, onları bir lideri takip etmeye hazır hale getirmiştir ve doğal olarak daha itaatkardır hayvanlardır. Tipik olarak köpek eğitimi öğretme ve sizin emirlerinizi uygulaması için teşvik etme prensibine dayanır. Köpekler, sahiplerinin isteklerini yerine getirerek onları mutlu etmeye daha eğilimlidirler. Ancak elbette bazı köpek türleri daha farklı olabilir.

Kediler de eğitilebilir ancak köpekler gibi değil. Kedileri eğitmek çok fazla sabır ve kararlılık gerektirir. Kedileri eğitirken sizin isteklerinizi yerine getirmesine değil sınırlar belirlemeye odaklanmalısınız.

Söz konusu tuvalet eğitimi olduğunda ise kediler köpeklere göre çok daha kolaydır çünkü doğaları gereği kuma tuvaletini yapma eğilimi taşırlar. Kedinize bu sadece birkaç kere göstermeniz yeterli olur. Köpeklerin ise tuvalet eğitimi çok daha fazla çaba gerektirir. Bunun için defalarca tekrar yapmanız gerekir.

4. Evinizin alanını göz önünde bulundurun

Köpek sahibi olmak için illa büyük bir evde yaşamak zorunda değilsiniz. Köpekler de küçük dairelerde yaşayabilir. Ancak onu her gün dışarı çıkarıp, gezdirip, enerjisini atabilmesi için oyun oynamanız gerekir. Evinizin bahçesi varsa ve köpeğiniz rahatça koşturup oynayabiliyorsa bu tabii çok güzel bir imkan olur. Eğer küçük bir dairede yaşıyorsanız ve evcil hayvanınızı her gün dışarı çıkarma şansınız yoksa sizin için kedi ideal olabilir. Kedilerin egzersiz yapması için avcı içgüdülerini kullanabileceği yakalama oyunları yeterli olur. Bunu da evinizde rahatlıkla sağlayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Hayvan severlere özel: Hayvanlarla kurulan sevgi dolu bağı anlatan filmler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale