X

‘Kaybettiğim güvenimi arıyorum’

Güven duygusu, tüm canlılarda olduğu gibi insanlarda da en temel ve en önemli ihtiyaçlardan biridir. Bireyler genel hatlarıyla fiziksel güvenlik (sağlık, barınma vb.), duygusal güvenlik (sevgi, aidiyet, ilişkiler vb.), istikrar ve tahmin edilebilirlik (rutin, ekonomik güven vb.), kişisel güç ve kontrol, saygı ve değer verilme, sosyal güvenlik gibi hem içsel hem de dışsal faktörlerin bileşimleri sayesinde güven duygusuna sahip olurlar ve devam ettirirler.

Bugün dijital çağın beraberinde getirdiği internet ve sosyal medya, insanların güven duygusu üzerinde hem olumlu hem olumsuz etkilere sahip olabilir. Bireylerin dijital dünya ile nasıl etkileşimde bulundukları ve nasıl kullandıklarına göre değişkenlik gösterir. Bazı olumlu etkileri; bağlantı ve topluluk hissi, bilgi erişimi, kendini ifade etme vb. Olumsuz etkilerine ise karşılaştırma ve düşük benlik, siber zorbalık ve taciz, mahremiyet endişeleri, bilgi kirliliği ve yanlış bilgilendirme vb. bazı örnekler verebiliriz.

Temel olarak güven duygusunu insan üzerinde ele alacak olursak bedensel ve duygusal güvenlik olarak ayırabiliriz. Zihin ve beden işleyiş sistemi, daha önce de konuştuğumuz gibi aslında basit bir amaç uğruna çalışır; gelişmiş sistemler bu kodu besler. Bu basit kod ise hayatta kalma kodudur. Bu kod da direkt olarak güven duygusuyla bağlantılı çalışmaktadır. Bugün bedenimiz veya zihnimiz kendini güvende hissetmediği anlarda kendini korumak adına basit veya karmaşık tepki ve davranışlar oluşturabilir.

En ilkel tepkilerimizden biri fiziksel olarak kaçmak veya donmaktır. Fiziksel veya duygusal olarak bir stres faktöründen ve olaydan kaçmak tepki ve davranışların en basit halidir. Bugün daha kompleks tepki ve davranışlar geliştirebilir veya çeşitli duygularla bağlantılı hareket edebiliriz. Güvende hissetmediğimiz anlarda saldırgan, öfkeli, üzgün vb. duyguları kullanarak korunmaya çalışabiliriz. Her birey çeşitli duygular ile farklı baş etme yöntemleri öğrenir ve zaman içinde geliştirir. Burada her bireyin duygularını doğru tanıması, sözlü ve davranışsal olarak ifade edebilme ve yönetebilme farkındalığını kazanması gerekir.

Zihnimiz, bedenimiz, kaslarımız veya organlarımız da güvende hissetmediğinde, dayanamayacağı uyaranlara maruz kaldığında kendi içlerinde de çeşitli koruma yollarına gidebilir; bunlar karşımıza bazen bir ağrı, hastalık, kramp, kusma, ishal vb. gibi çeşitli şekillerde çıkabilir. Sürekli olarak güvensiz hissetmek, vücutta kronik stresin tetiklenmesine neden olabilir. Bu durum uzun vadede endokrin sistemimiz ve hormonlarımız üzerinde olumsuz etkilere yol açar. Bu etkilerden bazıları:

  • Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal Ekseni Aktivasyonu
  • Kortizol seviyelerinde artış
  • Adrenalin ve noradrenalin artışı
  • Tiroid fonksiyonları üzerindeki etkiler
  • İnsülin direnci
  • Östrojen ve testosteron seviyeleri gibi sistemlerin vücut dengelerini bozabilir.

Güven duygusu aile, iş, eş, çocuk, maddi kaygılar, travma, beklentilerin karşılanmaması, stres, toplum, hareketsizlik, yetersiz beslenme, duygusal ihtiyaçların karşılanmaması, sağlık sorunları vb. birçok faktör tarafından negatif etkilenebilir, birinde başlayan durumlar birbirleri üzerinde etkileri tetikleyebilir. Bu noktada bir bölümden başlayarak güven duygusunun geri kazanılması gerekir. Kişinin bedensel ve duygusal açıdan güven kazanmaya çalışması binanın tamamında sorunların çözümüne yardımcı olacaktır, binanın temelinin güçlendirilmesi gibi etki sağlayacaktır. En kolay şekilde etki sağlamak için hareketli bir beden, sürdürülebilir ve sağlıklı yeme alışkanlıkları ve kişinin duygularını ve kendini tanımasıyla gerçekleşebilir. Bu noktada tek başınıza adım atmakta zorlanıyorsanız egzersiz uzmanı, psikolog, beslenme uzmanı gibi sizi ihtiyacınız olan konularda destekleyecek uzmanlardan en azından bir süre yardım almanız, size disiplin ve motivasyon konusunda yardımcı olacaktır. Bugün her anlamda güvende hissetmemizin gerçekten zorlaştığı bir dönemde, bireylerin özüne ve bedenine aykırı davranmadan saf ve dürüst şekilde hareket etmemiz, duygusal ve fiziksel sağlamlık yolunda ilerlememiz dileğiyle…

Son olarak da sizlere daha detaylı beden sinyallerinizi dinlemeniz ve özümüze aykırı ilerlemenin ne gibi durumlara ilerleyebileceğini görmeniz için okumak isterseniz Gabor Mate’nin Vücudumuz Hayır Diyorsa adlı kitabını öneririm.

İlginizi çekebilir: Bir bulabilsem ah nerede?

Mert Bağ: Merhabalar, ben Mert Bağ. Erken yaşlarda ilk olarak voleybol branşını hayatıma kattıktan sonra basketbolla tanıştım ve uzun yıllar basketbol ve voleybol branşlarında çeşitli takımlarda oynadım. 2012 yılında aktif sporculuk hayatımı bırakarak, Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği bölümünü bitirdim. Üniversitedeyken pazarlama, iletişim ve psikoloji alanlarında daha çok uzmanlaşmaya çalıştım ve birçok farklı spor branşını da tecrübe etme şansı buldum. Kısa bir süre spor pazarlaması alanında çalıştıktan sonra, 2017 yılından itibaren insan bedeni üzerine egzersiz, nefes, fiziksel ve zihinsel beden travmaları gibi alanlarda yurt içinden ve yurt dışından eğitimler alarak bu alanlarda çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kendi bedensel travmalarımı çözmek adına çıktığım bu yolculukta çok fazla farklı keşiflerin içerisinden geçtim ve insanı anlamaya dair her bilimsel alanın içerisinde dolanmaya çalışıyorum. O yüzden burada yazmaya, sizlerle paylaşmaya çalışacağım şeylerde kendi geçtiğim yollardan, bu yolda karşılaştığım farklı öğrencilerim ve danışanlarımla tecrübe ettiğimiz deneyimlerden, araştırmış olduğum farklı konulardan bahsetmek olacak. Bir gün psikoloji ile ilgili bir yazıya denk gelmişken, bir sonraki yazıda egzersiz, bir sonrakinde biyolojiden, bir başka yazıda nefesten bahsetmiş olabilirim sizlere, insanın işleyişi ve bağlantılı olduğu veya yoldayken karşılaşmış olduğum ne varsa bütün bu deneyimleri sizlerle paylaşacağım. Bu uzun ince karışık bir adamın insanı, işleyişi ve evreni keşfetmek adına çıkmış olduğu bir serüven, bu serüvenin içerisinde durağımız şu anda burası. Burada olmaktan umarım siz de keyif alırsınız.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale