X

Kars: Doğu’nun gizli road trip rotası

Beyaz, uykusuz ve uzakta diye okuduk Kars’ı Cemal Süreya’dan. Beyaz örtülerin altında sevilen bir Kars duyduk. Kış tatilleriyle, Doğu Ekspresi’yle, karla kaplı sokaklarıyla hatırladık hep.

Ama ya yazın başında, yemyeşil çayırların arasından geçen yollarıyla, sessizliğiyle ve serin havasıyla bambaşka bir rotaya dönüşüyorsa? Üstelik bu sefer trenle değil, direksiyon başında, kendi rotanızı çizerek.

Kars içinde birçok şeyi bir arada barındırıyor. Tek bir şehirde bu kadar çeşitlilik bulmak zor. Tarihi, doğası, yemekleri, samimiyeti, müziği… Düşündüğümüzden çok daha fazlasını sunan bu şehirde neler yaparız birlikte görelim:

Road Trip

Kars, toplu taşıma ile kolay gezilen bir şehir değil; iyi ki de öyle. Çünkü yolları, sizi manzarasıyla baş başa bırakan, yolun kendisini bir deneyime dönüştüren türden.

Gözünüzü gökyüzünden ayıramadığınız sonsuz bir mavi ve girdiğiniz her yolda, sanki yere kadar inmişçesine heybetli bulutlar size eşlik ediyor bu yolculukta. Yolun her iki yanı, mor, sarı ve beyaz renkli çiçeklerle kaplı. Camı biraz araladığınızda içeri dolan serin dağ havası, burnunuza hafif bir ot ve toprak kokusu taşıyor.

Kars’ta araba kullanmak sadece bir ulaşım şekli değil, başlı başına bir meditasyon.

Çıldır Gölü

Buzlu olduğu günlere inat, serin ve masmavi bir göl tam karşınızda. Suyun ve yeşilin birbirine karışmış kokusu burnunuzda. Yöreye özgü balıklar taze taze masaya geliyor. Basitin içinde, bu kadar zenginlik saklı olabilir mi? Burada oluyor.

Ancak Çıldır’ı özel kılan sadece gölün kendisi değil, etrafına sıralanmış köyleri. Özellikle Akçakale. Suyun hemen kenarında, ağaç gölgeliklerinin altına dizilmiş küçük teknelerde oturmuş gün batımını izlerken, gerçekten Doğu’da bir şehirde miyim diye düşünüyorsunuz.

Ani Örenyeri

Türkiye-Ermenistan sınırında, Unesco Dünya Mirası listesine adını yazdırmış ülkemizin en etkileyici ören yerlerinden biri. Geniş bir alana yayılıyor, bu nedenle 1 tam gününüzü ayırarak rehber eşliğinde keşfetmenizi öneririm. Geride kalan yapılar dahi, zamanında nasıl bir görkeme sahip olduğunu fazlasıyla anlatıyor.

Kars Merkez

Kars’ın merkezinde, Rus Baltık mimarisinin izleri hâlâ ayakta. Binalar bozulmamış, kendi dokusunu korumuş. Uzun bir yürüyüş rotasıyla, bu yapıları bir bir gezebilirsiniz.

Katerina Sarayı bu mimarinin en güzel örneklerinden biri. Hem konaklama için hem de sadece bir kahve molası vermek için uğranabilecek bir yer.

Tarih burada sadece kitapta kalan bir bilgi değil; gözünüzün önünde, sessizce duruyor.

Lokal Deneyimler

  • Aşıklar dinletisine katılın: Burasının aşık geleneği çok köklü. Öyle ki, yöre sanatçıları BBC belgesellerine bile konu olmuş.
  • Bir köy evini ziyaret edin: Hem yerelin en güzel yemeklerini tatma fırsatı bulacaksınız, hem Kars’ın içten misafirperverliğine şahit olacaksınız, hem de lüksten uzak samimi yaşamların izlerini sürüp dünyaya başka bir pencereden bakacaksınız.
  • Kaz eti ve bulgur pilavı yiyin: Her yerde, her restoranda karşınıza çıkmayacak bu lezzete mutlaka bir şans verin.
  • Kafkas oyunları gösterisi izleyin.
  • Kars balı ve Kars kaşarı tadın.

Kars, yavaşlamaya izin veren bir şehir keşfi. Yaz mevsimi için, popüler tatil rotalarında pek karşınıza çıkmayan ama gittiğinizde sizi yavaşlatan, düşündüren, yenileyen bir yer. Farklı bir hayatla kısa süreliğine temas etmek gibi.

Eğer bu yaz klasik rotaların dışına çıkmak istiyorsanız, Kars’ın tam zamanı.

İlginizi çekebilir: Tarsus’ta bir yaz günü

Aslı Demir Çetin: Merhaba, ben Aslı Demir Çetin. 1992 yılının en güneşli günlerinden birinde, İstanbul’da doğdum. Lisans ve yüksek lisans eğitimimi, çok sevdiğim İstanbul Üniversitesi’nde tamamladım. 18 yaşımdan beri sürdürdüğüm özel sektör yolculuğumu, 15 yılın sonunda noktalayarak kendi yolumu çizme kararı aldım. Ne zaman başladığını bile hatırlayamadığım, yeni yerler görme tutkusunun peşinden gitmek için attığım adımlardan biriyle şimdi buradayım. Hayatta sahip olduğum en güzel unvanlardan biri olan annelikle; pilates tutkum, fotoğraf makinem ve yeni yeni barıştığım mutfağımla hayatıma devam ediyorum. Yazılarımda yalnızca gördüklerimi değil, hissettiklerimi de paylaşmak; bir yolculuğun sadece kilometrelerle ölçülmediğini, bazen yanı başımızdaki bir durakta da başlayabileceğini anlatmak en temel gayem olacak.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale