X

Kariyerinizde başarının anahtarı: Zor olanı sevin

Zor nedir? Zor çok kısa bir kelime olmasına karşın sizden cevap istesem kime göre ve neye göre zor diyeceksiniz, haklısınız. Bir düşünelim, kariyer yaşamınız boyunca kaç kez ‘’Bunun üstesinden gelemeyeceğim’’, ‘’Bunu başarmak benim için çok zor’’, ‘’Bu hedefi tutturmak oldukça zor’’ veya ‘’Aynı anda tüm bu işleri bitirmem zor olmaktan da zor’’ dediniz. Ve bunların kaç tanesinden başarıyla çıktınız veya hangi başarısızlıklarınız  çok kıymetli tecrübelere yani hayat derslerine dönüştü?

Özellikle zor karşısındaki duruşumuzu belirleyen bu seçimler, bizi kariyer sürecimizde farklılaştıran en büyük etkenlerdir.

Kariyer yaşamımız boyunca zor olarak nitelendirebileceğimiz birçok durum ile karşılaşırız; fakat önemli olan zor olan karşısındaki tavrımız yani seçimimizdir. Ve özellikle zor karşısındaki duruşumuzu belirleyen bu seçimler de bizi kariyer sürecimizde farklılaştıran en büyük etkenlerdir.

Diyelim ki, zor bir hedef karşısında sürekli şikayet etmeyi seçtik, yapmamız gerekenleri sürekli erteledik ve ‘Bu çok zor’ düşüncesi ile demotive olduk. Bu tercih bizi tabi ki başarısız olmaya ve hedefimizi gerçekleştirememeye götürecektir. Peki ya tam tersi olsaydı, yani biz zor olanı sevseydik, tek bir an bile düşünmeden ‘Ben tabi ki bunun üstesinden gelirim, hedefimi biliyorum ve başabilirim’ diye kendimizi motive etmeyi seçmiş olsaydık? O zaman aksiyonlarımızı alır, planımızı oluşturur ve hedefe odaklı bir şekilde, zor olanı başarmak için elimizden geleni yapardık, sonuçta başarılı veya başarısız olsak da zor için savaşmış olurduk. Dr. Bob Tobin’in ‘’Sınırsız Limit’’ isimli ünlü eserinde, ‘’Zor, İyidir’’ başlıklı bir bölüm bulunuyor. Ve şöyle açıklıyor: ‘’Zor durumlar size daha özerk olmayı öğretir. Kendinize sizi geren, size meydan okuyan görevler verin. Zor bir görevle karşılaştığınızda hata yapabilirsiniz; fakat aynı zamanda başarabilirsiniz de. Ve bu öğrenmek ve yetişmek için daima bir fırsattır. Basitçe söylersek zor gelişmenize yardım eder’’.

İlgili yazı: Kariyerinizi baştan yazın: “Üst Limit Probleminizi” fark ederek kendi önünüzden çekilmeniz mümkün!

Kendinize sizi geren, size meydan okuyan görevler verin. Bu, öğrenmek ve yetişmek için daima bir fırsattır

Kariyerimizde başarılı olmak ve özellikle zor olarak nitelendirilen durumlarda bir adım öne çıkabilmek ancak zor olana bakış açımızı değiştirmek ile mümkün. Yine aynı eserinde Dr. Tobin kendi tecrübelerini de katarak ‘’zoru sevmek ve kucaklamak’’ için şöyle öneriyor; ‘’Zor durumları çözülmesi gereken bir yapboz gibi düşünün, yapbozlar beyninizi ve yaratıcılığınızı daha çok kullanmanıza yardım eder’’. Siz de kariyerinizde yeni bir dönem başlatmak ve fark yaratmak istiyorsanız önerim zor olana karşı nasıl yaklaştığınızı yeniden değerlendirin, ve şimdi zor olanı sevin ve kucaklayın.

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale