X

Karantinadayken neden mutfakta daha sık vakit geçirir olduk?

Son 1 yıldır düzenli içerik ürettiğim Instagram hesabım sayesinde, uzun yıllardır tutkunu olduğum mutfakta ve mutfakla daha sık vakit geçirir oldum.

Boş zamanlarımın neredeyse tamamını; nasıl daha iyi tarifler çıkarabilirim, şu yemeğin en sağlıklısını nasıl yapabilirim üzerine kafa yormakla ve mutfakta denemeler yapmakla geçiriyorum.

Açıyorum müziğimi, bağlıyorum hoparlörümü. Geçiriyorum üzerime rahat bir şeyler. Sessizce, bir başıma saatlerce kekler, kurabiyeler, onların süslemeleri, tabak sunumları ve fotoğraflamalarıyla uğraşıyorum. Güneş batmadan fotoğraflamayı yetiştirmek dışında hiçbir zaman kısıtım yok. Deadline yok. Yanlış yaptım derdi yok. Deniyorum, yanılıyorum. Sonra yine deniyorum; olana kadar… O gün olmadı mı? Bırakıyorum. “Bugün de böyle olsun, yarın yine denerim” diyorum.

Mutfakta geçirdiğim her gün kendimi daha da geliştirdiğimi hissediyorum. Huzurla çalışmak ortaya çıkardığım tabakların kalitesine de yansıyor.

Bana kalırsa mutfak, deneme-yanılma toleransının en yüksek olduğu yerlerden biri. Bu yüzden de buradaki yaratıcılığın sınırı yok. Üstelik sonunda ortaya çıkan şey; sadece Maslow’un piramidindeki en üst ihtiyacı değil, en temel güdüyü de karşılıyor: Yemek. Bundan daha iyisi ne olabilir?

Belki de bu yüzden, karantinada pek çok kişinin mutfakla bu kadar haşır neşir olması beni şaşırtmadı. Bir şeyler üretmenin halihazırda yarattığı doyum, mutfakta doruğa çıkıyor. Üstelik bu, karantinanın yarattığı boşluğu dolduracak kadar yüksek.

Herhangi bir kazaya yol açmamak için sadece yaptığın işe odaklanıyorsun. Bu da senin meditatif zihne geçmeni ve içinde bulunduğumuz dönemin yaratabileceği olası bir anksiyeteyi uzaklaştırmanı sağlıyor.

Ve mutfak seni yargılamıyor, sen de kendini yargılamıyorsun. Mutfakta doğru yok, lezzet var. Ve bu, her damakta farklı takdir görüyor. Ama eğer sadece sen yiyorsan, önemli olan senin damağın. O yüzden sen ortaya çıkardığın lezzetten memnun kaldıysan, başkasını hiç umursamıyorsun. Bu yüzden de mutfak sana, bana iyi geliyor. Bu karantina günlerinde, her zamankinden daha da çok.

İlginizi çekebilir: Evden çalışırken sağlıklı kalmanın 5 yolu

Destina Çavdar Alçı: Marka Müdürü olan Destina Çavdar Alçı, 1990 yılında İzmir'de doğdu. Lisansını Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde, yüksek lisansını ise İngiltere'nin Bath Üniversitesi'nde İşletme alanında tamamladı. Yaklaşık 6 yıldır hızlı tüketim, telekomünikasyon ve dayanıklı tüketim sektörlerinin önde gelen firmalarında marka yönetimi alanında çalışmaktadır. Aynı zamanda Yoga Alliance RYT 200 sertifikalı bir yoga eğitmeni olan Destina Çavdar Alçı, son 8 yıldır wellness üzerine araştırmalar yapmakta ve eğitimler almaktadır. Yoga, meditasyon, nefes, kişisel gelişim ve motivasyon konularındaki bilgilerini, sağlıklı yaşama dair püf noktalarını ve sağlıklı yemek tariflerini Instagram'daki @healthyfitstop hesabında ve Uplifers'ta paylaşmaktadır. Yaşam amacı; dokunduğu herkesin, ruh-beden-zihin sağlığını korumasına, yaşamlarını daha anlamlı ve verimli hale getirmesine yardımcı olmaktır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale