X

Karantina günlerinde yoga yapmak için 9 sebep

1. Vaktin daha keyifli geçer

İçinde bulunduğumuz şu süreçte evde oturmanın özlemini tükettikten ve yapılacak tüm ev işlerini bitirdikten sonra çoğu kişiye bol bol vakit kalmaya başladı. Bu vakti ekran karşısında geçirmektense, bu zamanı kendi bedeninize ve zihninize ayırarak matın üzerinde daha keyifli vakit geçirebilirsiniz. Kim demiş yoga eğlenceli değil diye, matın üzerine çıktıktan sonra anlayacaksın ne kadar eğlenceli olduğunu 🙂

2. Harcaman gereken kalorileri harcarsın!

Evlere kapandığımızdan beri belki yenilen yiyecek miktarı değişmedi (hatta sıkıntıdan arttırmış olan olabilir aman dikkat!) ama harcanan kalori miktarı kesinlikle azaldı. Önümüzün yaz ayı olduğu şu dönemlerde bu denklemi eşit tutmak için hareket etmen gerektiği aşikar. Evde 10.000 adım atmak evdekilere ve alt komşuna sıkıntı olmasın diye matın üzerine gelmek daha pratik bir çözüm olabilir.

3. Daha mutlu ve huzurlu hissedersin!

Şimdi bunca Yoga yapan kişi boşa mı yapıyor bunu dersin? Çünkü Yoga yapanların ortak tarifi kendilerini daha mutlu ve huzurlu hissettikleridir. Bedendeki kasları aktif olarak çalıştırmak ve onları germek, hem bedeni hem de zihni rahatlatıyor.

4. Stres hissin azalır!

Şimdi Yoga yapan herkes pamuk gibi sıkıntısız diyemeyiz. Tabi ki de o insanların da sorunları var. Fakat sorunlarına rağmen kendilerini o durum karşısında daha rahat hissediyor. Daha az ve hatta hiç gelecek kaygısı yaşamadan sadece olan durumlara çözüm getirmeye çalışıyorlar.

5. Evdeki ve çevrendeki kişilerle daha uyumlu iletişim kurmanı sağlar!

Her dönemde olduğu gibi iletişim çatışmaları en büyük sorun. Özellikle bu dönemde eşin -partnerinle sürekli yan yanaysan, olduğundan daha çok iletişim çatışması yaşıyor olabilirsin. Bu çatışmaları azaltmak için biraz daha kendi başına vakit geçirmen iyi gelebilir. Yoga da sana bu alanı sağlar 🙂

6. Ağrıların azalır!

Evdesin ama belki bedeninde rahatlamadan çok ağrı hissetmeye başlamış olabilirsin. Özellikle tüm gün hareketsizlik bedensel ağrıları daha çok arttırır. İnsan bedeni kesinlikle hareket etmek için yaratılmıştır. O yüzden her gün kesin hareket et ki bedeninde ağrı hissetme!

7. Zararlı alışkanlıklarını azaltır!

Tüm gün evdesin, vakit geçmek bilmiyor. Bir kahve bir sigara derken, belki akşam içinde biraz alkollü bir içecek, bir bakmış sızmışsın. İnsan zaman geçirmek için, bir de sıkılıyorsa bu gibi zararlı alışkanlıkların eline daha çok düşebilir. O yüzden bedenin ve zihnin için iyi bir şeyler yaparsan zararlı alışkanlıklara karşı daha rahat uzak durabilirsin. Bir sır veriyim mi; sigara ve alkol corona virüsten daha zararlı ve öldürücü…

8. Bağışıklık sistemin güçlenir!

Bugünlerde Corona’dan korunmak için Yoga yapılmasını Harvard Tıp Fakültesi bile önerirken, bu öneriye kulak asmak gerekir. Düzenli yapılan yoga sayesinde bağışıklık sistemin güçlenir ve tüm bakteri ve virüslere karşı direncin artar! Bunu ben değil bilimsel yayınlar söylüyor 🙂

9. İyi bir alışkanlık edinirsin!

E artık sana Yoga’nın faydalarını anlatmayacağım, ama düzenli yaparak kendin için iyi bir alışkanlık edinebileceğini söyleyebilirim. Özellikle beyin 21-40 gün arasında düzenli yapılan her aktivite için bir yolak oluşturup, bu aktiviteyi alışkanlık haline getirdiği için aslında güzel bir alışkanlık kazanmak için tam zamanı diyebilirim.

Eğer Yoga’ya başlamak istersen ya da daha farklı pratikler yapmak istersen, her seviye Yoga dersi bulabileceğin Doctor Yoga Youtube kanalımı takip edebilirsin.

Youtube.com/c/DoctorYoga

Dilerim bu süreç en hayırlı şekilde biter ve sana hiç tahmin edemeyeceğin güzellikler getirir.

Sevgilerimle…

 

İlginizi çekebilir: Yaşadığımız süreci kendi avantajımıza dönüştürmek için: Kendine yakından bakmaya hazır mısın?

Burak Ayhan: 1987 yılında, Akdeniz'in sıcakkanlı şehri Mersinde gözlerini dünyaya açan Burak, kendi kişisel öyküsüne başlamış. Herkes gibi kendi öyküsünün kahramanı olan bu şahıs, üniversitede tıp okumayı seçerek etrafındaki kişilere şifa vermeye niyetlenmiş. Sonrasında Radyoloji dalında uzmanlaşarak yolculuğuna devam etmiş. Fakat bu süreçlerde içinde hep bir şeylerin eksik olduğu duygusunu taşıyan kahramanımız, çeşitli kişisel gelişim seminerlerine, ruhsal öğreti danışmanlıklarına katılmış ve bu alanlarda bilgi sahibi olabileceği araştırmalar yapmış. Ta ki bir gün bütün öğretilerin dediği gibi "KENDİNİ BİL, KENDİNİ TANI" ifadesini uygulamaya ve gerçekten sadece kendi içine yönelmeye karar verip, meditasyon yapmaya başlayana kadar. Meditasyon yapmaya başlayıp kendini anlamaya ve tanımaya başladıkça, onun için süreç hızlanmış, işinin onu ifade etmediğine karar vererek işini bırakmış ve bir süre sonra da yolunu aydınlatan öğretmeni ile tanışıp YOGA yapmaya başlamış. Artık kendisi Yoga yolunda kendine giden bir yolcu. Bu yolda bir yandan öğretmeye devam ederken kendisi de bir yandan öğrenmeye, kendini keşfetmeye devam ediyor. İnsanlara artık bu yolla şifa vermeye ve aslında insanların kendi şifalarını bulmalarına destek oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale