X

Karanlıktan doğan ışık: Her kalp sıkışması, kendini bir kalp açılmasına bırakıyor

Hepimiz günün sonunda sadece insanız! İnsanlığımızın kırılgan yerlerinden güçlenmeyi öğreniyoruz. Benim başıma asla gelmez dediğimiz durumlar, başımıza geldikçe sıkışıyoruz, ama inanıyorum ve biliyorum ki, her kalp sıkışması aslında bir kalp açılmasına bizi yönlendirmek için meydan geliyor.

Dolan her nefesin boşalması gibi… Biz izin verdikçe her kalp sıkışması, kendini bir kalp açılmasına bırakıyor.

Ve aslında her sıkışmada, ruhun karanlık gecesini yaşıyoruz. Sağlık sorunları, aldatılma, kayıplar… Hepimizin kendi eşsiz varoluşuna göre, karanlık geceler yaşanıyor.

Benim hayatımda en karanlık gecemin tarihi 21 Haziran 2018..

İkinci doğum günüm ya da ikinci şansım…

21 Haziran 2018’de uzun zor bir yolda yürümem gerektiğini öğrenmiş, 9 Temmuz’da da 9 – 10 saat süren bir ameliyata girmiştim!

Hislerimi nasıl anlatsam?

Ayağınızın altından yeryüzünün kaydığını ve sizin karanlık bir boşlukta sürekli düştüğünüzü düşünün!

Bir parçamı o gün kaybettim..

5 sene önce o gün, bir şeylerin asla eskisi olmasının mümkün olamayacağını fark ederken, karanlık bir tünelde uzun bir yolumun olduğunu öğrenmiştim!

Tüm ruhunuzda sizi paramparça eden derin bir acı gezindiğinde hayat asla eskiye dönemiyor!

Bir parçasınızı o acının bir yerinde kaybediyorsunuz ve evet, anladığım üzere kaybetmemiz gerekiyor.

Çünkü hayatta hiçbir idrak bedelsiz olmuyor.

Ödememiz gereken bedeli ödeyip, öğreti köklenmeye başladığında Karanlık, işte o zaman Işığı doğurmaya başlıyor!

Ölüm, olmadan doğum olmuyor!

Karanlık’tan doğan Işık… Ve o karanlık sayesinde biliyorum ki, bugünkü Özde’ye dönüştüm!

Öğretttiği, öğretmekte olduğu her şey ben dediklerimden başka bir şey yarattı!

Ben istememiştim oysa ne bu öğretiyi, ne de bunları..

Ama biliyorun ki; başka türlüsü de olamazmış!

Acı geldiğinde onu dönüştürmek bizim elimizde, işaret parmağıyla etrafta gezinmek yerine..

Ve açıkçası; bu Özde’yle daha çok mutluyum, tüm göz yaşlarına rağmen..

Onun korkuları, hayal kırıklıkları, acıları, aşkları, göz yaşları hepsi artık daha canlı..

Burada bu yaşamda Özde’yi deneyimlemekten çok mutluyum!

Ama tahmin edersiniz ki, hiç kolay yol olmadı ve dönem dönem yolun sertleşmeye başladığı da oluyor!

Her sıkışmanın, kalp açılmasına dönüşmesine istekliyim. İnanıyorum ve biliyorum ki; vakti geldiğinde çiçek sadece açar.. Yeter ki, güneşin önderliğinde kendi yolumuzu adımlamaya adanmışlıkla devam edelim! Çünkü tüm su birikintileri eninde sonunda okyanusa ulaşılır.

Umarım öğreti hepimize meltem rüzgarlarıyla kolay yollardan gelir ve hep okyanusa açılan yolu bulmaya istek duyabiliriz!

Güneş’in sıcaklığı ve koruyuculuğu hep üstünüzde olsun!

 

İlginizi çekebilir: Öz sevgi ve kişisel sınırlar: ‘Başkalarını mutlu etmek adına kendin mutsuz olma’Öz sevgi ve kişisel sınırlar: ‘

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale