X

Karanlık maddenin sırrını çözmeye bir adım daha atıldı: Karanlık galaksi keşfedildi

Evrenin %95’ini karanlık madde ve karanlık enerji oluşturmaktadır. Her tarafımızı sarmasına karşın, bilim insanları tarafından tam olarak gözlenememekte ve gizemini korumaktadır. İsmi ise, tanımından çok daha fazla dikkat çekicidir: Karanlık madde.

Fakat bu günlerde Stanford University’deki araştırmacıların keşfettikleri karanlık galaksi, karanlık maddenin mahiyetinin ortaya çıkaracakmış gibi görünüyor.

Karanlık galaksi

Stanford’daki gök bilimci Yashar Hezaveh’in liderliğini yürüttüğü araştırma The Asthrophysical Journal’da yayınlanıp karanlık galaksi hakkında detaylı bir analiz ve geniş kapsamlı çıkarımları içerisinde barındırıyor. Şili’de bulunan en gelişmiş teknoloji ürünü Alma teleskobu, 12 milyar ışık yılı uzaklıktaki bir şeyin galaksideki ışığı büktüğünü gösteriyordu. Daha sonra yapılan detaylı analizler açığa çıkardı ki, ilginç oluşum görünmez, yıldızsız ‘karanlık galaksi’, görünenin önüne kuruluyordu.

İlgili yazı: Bilim meraklılarına özel astronomi kitapları rehberi

ALMA teleskobu

‘Bu görünmez objeleri aynı yağmur damlalarının pencereye düştüğünde oluşan görüntü gibi düşünebilirsiniz. Orada olduğunu biliyorsunuz, çünkü arka plandaki objelerin görüntüsünü bozuyorlar.’ diyor Hazereh.

Görünmez galaksi bulunduğunda, boyutundan dolayı ‘cüce galaksi’ adı konuyor. Bu durum bariz bir şekilde özünde araştırmacılar için çok büyük bir sayılmakta olup karanlık madde hakkında bilgi sahibi olmak konusunda bir adım daha atıyoruz.

University of Illionis’ten Neal Dalal ise şunları söylüyor: ‘Eğer cüce objeler karanlık madde tarafından domine ediliyorsa, bu karanlık cismin mahiyeti konusunda bize yeni iç görüler katacaktır.’

Ancak takım yapmayı düşündükleri keşfi gerçekleştiremezlerse, karanlık maddenin gizemi daha da artacak.

University of Arizona’dan astrofizikçi Daniel Marrone ise konuya temkinli yaklaşıyor: ‘Eğer halo cisimleri sadece orada değillerse, o zaman bu durum güncel karanlık madde modelimizin doğru olmadığını gösterir ve karanlık madde cisimcikleriyle ilgili düşündüklerimizi modifiye etmemiz gerekir.’

Kaynak:

all-that-is-interesting.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale