X

Kahveyi bırakmanıza neden olabilecek 7 gerçek

Kahve, bazılarımızın belki de en iyi arkadaşı. Öğrencilerden, çalışanlara hatta girişimcilere kadar pek çok insan, performansını ve verimliliğini artırmak için düşünmeden kahveye sarılabiliyor. Kimisi sadece sabahları uyanmak için bir fincan içerken, bazısı da işi ileri götürüp günde 3-4 fincana kadar çıkabiliyor.

Ancak, canlandırıcı etkisinin yanı sıra kahvenin zararları da mevcut. Likeable Local’ın CEO’su Dave Kerpen, Inc’te yayınlan bir makalesinde, kahve bağımlılığından ve bu durumun hayatına getirdiği olumsuzluklardan bahsediyor. 

Kahve bağımlılığından ve bu durumun hayatına getirdiği olumsuzluklardan bahsediyor.

Genç bir satış temsilcisiyken, uzun saatler çalışması gerektiğini belirten Kerpen, verimliliğini koruyabilmek için kahveden yardım aldığını ve günde yaklaşık 3 büyük boy kahve tükettiğini belirtiyor. Genellikle sabah, öğle ve akşamüstü olmak üzere tüketse de, bazen geç saatlere kadar çalışabilmek için gece de tükettiğini, zaman içinde bu alışkanlığının olumsuz yanlarını görmeye başladığını sözlerine ekliyor.

Fiziksel olarak ilk göze çarpan şeyin çok kilo alması olduğunu söyleyen Kerpen, aynı zamanda sinirli ve gergin olduğunu, odaklanmakta zorlandığını belirtiyor. İçtiği her fincanın kendini bir süreliğine çok iyi hissetmesine sebep olduğunu, ancak kafeinin etkisi geçtikten sonra yorgun ve moralsiz hissettiğini söylüyor.

Kahve yerine yeşil çay tüketmeye ve egzersiz yapmaya başlayan Kerpen, kendisini hiç olmadığı kadar iyi hissettiğini ve kahveyi bırakmasına rağmen geç saatlere kadar çalışabildiğini belirtiyor.

Kerpen, en sonunda durumu kabulleniyor ve yardım almaya karar veriyor. Kahve yerine yeşil çay tüketmeye ve egzersiz yapmaya başlayan Kerpen, kendisini hiç olmadığı kadar iyi hissettiğini ve kahveyi bırakmasına rağmen geç saatlere kadar çalışabildiğini belirtiyor.

Benzer problemleri yaşayan herkesi kahveye bırakmaya davet ederek ve kafeinin aşağıdaki yan etkilerini hatırlatarak, yazısını noktalıyor.

1. Kafein stres hormonlarının salgılanmasını hızlandırır. Bu durum endişeye ve gerginliğe sebep olabilir.

2. Kafein depresyona ve dikkat kaybına sebep olabilir.

3. Fazla kafein, uykusuzluğa ve yorgunluğa neden olabilir. Bu durum gün içerisinde daha verimsiz olmanıza yol açar.

4. Kahve, vücutta dehisrasyona sebep olur. Kahvedeki asit sindirim problemlerine ve mide ekşimesine neden olabilir.

5.  Kafein insülin duyarlılığını artırarak, vücudunuzun kan şekerini dengelemesini zorlaştırır.

6. Kafein, “ya kaç ya dövüş” duygusunu veren adrenalin hormonunu tetikleyebilir. Bu durum bir ayı sizi kovalarken faydalı olsa da, bir e-postaya cevap verirken hiç iyi bir tercih olmayabilir.

7. Kahve bağımlılığı çok pahalı olabilir. Haftada ortalama 50 dolarını kahveye harcadığını belirten Kerpen, kahveyi bıraktığından beri senelik 2.500 dolar tasarruf etmiş.

Kaynak:

Inc

 
Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale