X

Kafaya takmak yerine ambalajların içerisine gizlenmiş hediyeleri fark edin

Takma kafayı yaa…

Söylemesi kolay, iyi de nasıl? Kafa takılıyor bir kere…

Kafayı taktığımız, dert ettiğimiz, üzüldüğümüz birçok şeyin, aslında değmediğini belli bir zaman geçince görürüz, ama yine de kafayı takacak şeyler bulmaya devam ederiz.

Her işte bir hayır vardır” derler, atasözü olacak kadar doğrudur.

Geçmişe baktığımızda görüyoruz ki zamanında problem olarak gözüken her şey, sonradan güzel çiçekler açmış, iyi şeylere vesile olmuştur. İşinden kovulursun, ama yeni bulduğun iş daha iyi çıkar. Kaçırdığın uçak kaza yapmıştır falan… Bu kadar dramatik olmasa bile bu tip şeyler hep olur. Mesela cep telefonunda konuşurken hattın kesildiğini bir müddet sonra farkına varırım. İkinci defa aradığımda karşı tarafın duymadığı sözleri kesinlikle tekrarlamam. Demek ki duymaması gerekiyormuş. Evrenin hayatımı kontrol etmesine izin veririm. Bazen trafikte hep kırmızı ışıklar denk gelir ya, işte o zaman hiç acele etmem. Evren beni yavaşlatıyorsa vardır bir bildiği. Aslında her şey bizim iyiliğimiz için oluyor, biz farkında olmasak bile. Ama farkında olmak çok daha keyifli.

Sonunda her işten bir hayır zaten çıkıyor. Aslında hep bizim daha önceden ısmarladığımız sonuçlar çıkıyor. Allah’a ısmarladık (hoşça kal) derken “Allah’a ısmarladık” diyoruz. Ismarlıyoruz, o da yolluyor. Yaşadığımız her şey aslında bizim ısmarladığımız şeyler. Çekim yasası, “secret” da bunu söylüyor zaten.

Ama dikkat! Başımıza gelen şeyler bazen istemediğimiz ambalajlarda gelebiliyor. Örneklerle açıklayayım:

  • Baban vefat ediyor, üzülüyorsun, dert ediyor kafana takıyorsun ama bir düşündüğünde zengin olmak istemiş olduğunu evren not etmiş, ve sana babanın mirasını bırakmış. Ama ambalaj hiç de istediğin gibi olmadı, değil mi? İngilizcede “Be careful what you wish for” (Diledigin şeylere dikkat et) diye bir terim vardır. Yani, aman dikkat!
  • Evlenmek isteyen bir hanım, yıllık tatilinde yurt dışındayken bacağını kırıyor. Çok kötü, kafayı tak çok üzül, ama sonunda doktorun sana evlenme teklif ettiğinde bacağının kırılmasının bir ambalaj olduğunu anlarsın.
  • İş sahibi olmak istiyorsun, ama işinden kovulduğunda bunun bir fırsat olduğunu farkında bile değildin.

Gibi gibi.

İsteklerinize çok dikkat edin. Geldiğinde, beğenmediğiniz bir ambalajın içine gizlenmiş olabilir. Başınıza gelen, kötü sandığınız olaylar sadece ısmarladıklarınızın ambalajıdır. Cep telefonu aldığınızda nasıl ambalajı ile ilgilenmiyorsanız, kafayı taktığınız şeylerin de ambalaj olduğunu sakın unutmayın. İçinde ısmarladığınız hediye gizli aslında. Ambalaja takılanlar bunu ne yazık ki görmüyorlar veya geç görüyorlar. Arada geçirilen bu zamana yazık değil mi?

Kısacası kafaya takacak bir şey yok. Kafaya takacağına ambalajın içindeki hediyeni ara, o içeride gizli. Bilgelik ve farkındalık ile aradıkça bulunacak fırsatlar, hediyeler çok fazla. Kafayı takmakla geçirilen zamana yazık.

Sevgiyle kalın ve kafaya takmayın…

 

İlginizi çekebilir: Hayatımızın en büyük ikilemi: İyi ve kötü üzerine

Metin Levi: Metin Levi, University of Michigan'da Endüstri Mühendisliğini bitirdikten sonra aile şirketinde çalışmaya başladı. Yenilik ve yaratıcılık prensibini göz önünde bulundurarak birçok yeni işe girişti. Hindistan, Mevlana derken farkında yaşamın açtığı pencereden gördüklerini paylaşmaktan aldığı zevk her şeyi geçti. Outdoor sporları ve özellikle su sporlarına meraklı.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale