X

Kadınlara güzel olduklarını söylemekten vazgeçin

“Güzelsin, güzelsiniz, bütün kadınlar güzeldir”

Reklam panolarında, afişlerde, kafelerde, sokakta, duvar yazılarında kısacası bu tür yazıları hemen hemen her yerde görüyoruz. Bu cümlenin aslında kadınların kendilerini çirkin hissetmelerine neden olan kültüre bir tepki olarak yazıldığının hepimiz farkındayız. Peki bu “iyi niyetli” mesaj, sizce ne kadar olumlu bir etki uyandırıyor?

Northwestern Üniversitesi’nden Psikoloji Profesörü ve yazar Renee Engeln’e göre “güzelsiniz” mesajları da aslında fazlasıyla yıkıcı ve zarar verici olabiliyor.

Öncelikle, dış görünüşüyle mutlu olmakta sıkıntılar çeken bir kadının “güzelsin” mesajına inanmasını sağlayacak hiçbir şey yok. Kelimeler güçlüdür ancak büyülü değil. Medyanın mükemmellik çağrılarıyla dolup taşan saldırılar ve birçok insanın bedenlerinden utanmalarına neden olan taarruzların bir tek “güzelsin” mesajıyla alt edilebileceğine kaç kişi inanır? Yıllar boyunca kadınların bedenlerinin asla olduğu gibi kabul edilmediği bir düzene birkaç kelime nasıl karşı koyabilir?

Kadınlar her aynaya baktıklarında onlara kendilerini yetersiz hissettiren bir kültürün içinde büyüyor, yaşlanıyor. Bir reklam panosunda veya bir afişte yazan iyi niyetli “güzelsin” mesajının bir kadının dış görünüşüyle ilgili tüm düşüncesini değiştirmesi beklenemez. Üstelik, tam tersine onu olumsuz bile etkileyebilir.

Kadınlar çevrelerinde gördükleri “güzelsiniz” mesajlarına genellikle inanmıyor veya bu mesajları ciddiye almıyor. Bugüne kadar yapılan sayısız sosyal psikoloji çalışması, bireylerin inandıkları şeylerle ters düşen mesajlarla karşılaştığında, bu mesaja karşı argümanlar türettiklerini gösteriyor. Yani iyi niyetle yazılmış bir “güzelsiniz” mesajı bir kadına kendisini güzel hissettirmek bir yana, kendisiyle ilgili güzel bulmadığı pek çok şeyi hatırlamasına sebep olabiliyor.

Waterloo Üniversitesi ve New Brunswick Üniversitesi’nden psikologlar tarafından yapılan araştırmalar da bunu kanıtlıyor. Söz konusu araştırmalar sadece güzellik konusunu değil genel olarak öz güven konusunu ele alıyor. Ancak araştırmanın sonuçları, güzellik konusu için de son derece geçerli. Araştırmaya göre öz güveni düşük olan kişilerden “Ben sevimli bir insanım” cümlesini tekrar etmelerini istemek, onlara kendilerini daha iyi değil daha kötü hissettiriyor. “Sevimli” kelimesi, kendini hali hazırda sahip olduğu karakterle ilgili olumlu ve iyi hissettikleri durumlarda işe yarıyor. Buradan yola çıkarak “güzelsiniz” mesajının, kendini hali hazırda güzel bulan kişilerde işe yaradığını söylemek mümkün.

Öte yandan “güzelsiniz” mesajının arızalı olduğu bir başka taraf daha var. “Güzelsiniz” mesajı, kişilerin dikkatini nasıl göründüklerine odaklamalarına neden oluyor. Harika bir gün geçiriyor olabilirsiniz ve o gün dış görünüşünüzle ilgili hiçbir şey düşünmüyor olabilirsiniz. Ancak “Güzelsiniz” mesajını gördüğünü anda “Acaba gerçekten güzel miyim?” diye sorgulamamak elde değil.

İnsanların dikkatini dış görünüşlerine yönlendirmek de psikoloji açısından pek iyi bir haber değil. Araştırmalar hem geleneksel hem sosyal medyada bolca gördüğümüz, üzerinde oynanmış kadın fotoğraflarının kadınlara kendilerini daha çirkin hissettirdiklerini gösteriyor. Bir başka deyişle, üzerinde oynanmış bu fotoğraflar birçok kadının dikkatini çekiyor ve bu dikkati dış görünüş, güzellik gibi konulara yönlendiriyor. Avustralya’da ilkokul çağındaki kız çocuklar üzerinde yapılan bir araştırma da dış görünüş odaklı konuşmaların olumsuz sonuçlar doğurduğunu gösterdi. Buna göre arkadaşlarıyla dış görünüşleri hakkında daha fazla konuşan kız çocukları, bedenleriyle ilgili daha olumsuz düşüncelere kapılıyor. Bunun sebebi, bu çocukların nasıl göründükleri üzerine düşünmek için daha fazla vakit harcamalarından kaynaklanıyor. Aslında kadınların dış görünüşleriyle olumsuz düşüncelerini değiştirmek için yine dış görünüşe, güzelliğe dikkat çeken bir mesaja daha ihtiyaç yok.

Sistematik olarak her seferinde absürt bir güzellik idealini kendilerine hatırlatan bir kültürde yaşayan kadınlara, tekrar güzellik konusunu takmamalarını veya güzel olduklarını söyleyerek güzelliği hatırlatmak aslında oldukça samimiyetsiz ve hedeften uzak bir söylem. Kadınlara kendilerini iyi hissettirmek için güzel olduklarını söylemek yerine, güzel olmak zorunda olmadıklarını söylemek gerekiyor. Kadınlara onları güzellikle değil, bu dünyaya kattıkları değerlerle onurlandırdığımızı hatırlatmak gerekiyor.

 

Kaynaklar:
Psychology Today
PsychCentral

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale