X

Kabus varsa çözümü de var: Daha huzurlu bir uyku için yapabilecekleriniz

Bazılarımıza, gördüğü rüyaların peşinden gitmek çılgınca geliyor olabilir fakat asıl çılgınlık kendi içimizden gelen bilgenin sesini duymamak olmalı bence.

Gün içinde ne kadar karmaşanın içinde olduğumuzu, hatta neye üzülüp neye kızdığımızı bile fark edemeyecek kadar zihin yorgunluğu yaşayabiliyoruz. Çoğumuz gerek iş yerinde gerekse evlerimizde bir işi yaparken farklı bir düşüncede buluyoruz kendimizi ya da aklımızın tamamen başka bir konuda olmasından dolayı bardağı nereye koyduğumuzu, gözlüğümüzü nerede bıraktığımızı unutuyoruz.

Şöyle arkanıza yaslanıp burundan derin nefesler aldığınızda ve zihninizi biraz sakinleştirdiğinizde ne kadar karışık bir zihinle zamanınızı geçirdiğinizi fark edebilirsiniz. Hiçbir canlı türü bu koşturmayı, bu robotlaştırılmış hayatın esiri olmayı hak etmiyor. Tam da bu yüzden tüm bu oyunları kenara bırakarak, egomuzdan, korkularımızdan, endişelerimizden sıyrılarak geçirdiğimiz uyku sürecinin kaliteli olması, sağlıklı bir şekilde tamamlanması çok önemli değil mi sizce de? Sağlıklı rüyalar görebilmek, zihnimizin oyunlarından arınmış mesajları alabilmek için kaliteli uyku süreci şart…

Fakat çoğumuz ya yaşıyor ya da duyuyoruz ki uykuya dalamamak, uyku apnesi, aşırı uyuma isteği gibi sıkıntılar çevremizde ya da kendimizde yoğun bir şekilde yaşanıyor. Tedavinin yanı sıra kendimiz için çaba göstererek iyileşmek de tedaviyi desteklemek açısından çok önemli.

Bu tarz şikayetleri yaşayanların en çok gördüğü rüyalar kabuslardır. Gerek düzenli ve sağlıklı uykuya geçemediklerinden, gerekse rüyaların daha önce verdiği yumuşak mesajlarda kendilerini bulamadıklarından, bazen de çocukluk travmalarından kaynaklanan sebeplerle kabusları uykularını daha da zor hale getirebilir.

Kabuslar en dualistik rüyalardan sayılır, taşıdığı duygu nedeni ile çok nettir. Rüyayı kabus haline getiren kişi, mekan ve zaman belirleyicidir. Farklı sembollerin peşine düşmemize gerek kalmadan belirgin şekilde korkumuz, kaygımız, travmamız kendini ortaya koyar.

Kabus varsa çözümü de vardır. O yüzden önce doğru nefes egzersizleri ile uykumuzu sağlıklı hale getirmeye odaklanmalıyız. Uyku öncesi meditasyon yapmak da bedeni rahatlatır… Nefes egzersizleri ile yavaşlattığınız zihniniz artık doğru mesajları iletmek için hazırdır.

Uyku öncesi yapacağınız hazırlık, uyku bozukluklarında yaşadığınız sıkıntının tedavisine önemli ölçüde destek olacaktır. Sonrasında temiz bir ajandaya gördüğünüz kabuslarınızı not alarak, onların size hangi korku, kaygı ya da travmanızı iyileştirmeye ihtiyacınız olduğunu söyleyen sesine kulak vermeniz yolunuzu açacaktır.

Farkındalığı bol rüyalar görmenizi dilerken, bir sonraki yazımda buluşmak üzere…

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda eğitim almak isterseniz @nefesle.terapi Instagram hesabını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Rüyada bir şeylerden kaçtığını görmek ne anlama geliyor olabilir?

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale