X

Juicing gerçekten söylendiği gibi faydalı mı yoksa geçiçi bir moda mı?

Son birkaç yıldır sağlıklı yaşam konsepti adı altında büyük bir değişim yaşanıyor. Geçtiğimiz yıllarda her köşe başında pilates, zumba , soul cycle yerleri açılmaya başlayınca tüm spor salonları da bu akıma ayak uydurarak bunları bünyelerine ekledi. Şimdi ise alkali sular, doğal yemekler menülere ekleniyor, organik dükkanlar açılıyor, juicing firmaları kuruluyor, çiğ beslenme (raw food) restoranları alternatif oluşturuyor.

Sağlıklı yaşamın sağlıklı beslenme, zinde bir vücut, dingin bir zihin ile mümkün olacağını artık anlıyoruz.

Bunlara bir moda, bir trend demekten ziyade doğala yönelik bir uyanış, değişimin başlangıcı diyebiliriz. Sağlıklı yaşamın sağlıklı beslenme, zinde bir vücut, dingin bir zihin ile mümkün olacağını anladık. At, avrat, silahtan zihin-beden-ruh üçlemesine sıçrama yapmaya çalışıyoruz. Artık ne yediğimizi ve yediklerimizin vücudumuza etkilerini bilmek istiyoruz. İşlenmiş gıda istemiyoruz. Yeni türeyen hastalıklar, alerjiler için ilaç almak istemiyoruz, onlardan kökten kurtulmak istiyoruz. Bedenimizin kontrolünü elimize almak istiyoruz.

Bunun geçiçi bir moda olduğunu söylemek uyanışı reddetmek olur ve bu hiçbir şey anlamadığımız anlamına gelir. Çünkü insan sağlıklı yaşam felsefesinden vazgeçmez. Hayatta kalmak, sağlığını korumak insanda bir içgüdü, bir reflekstir.

Juicing nedir ve ne işe yarar?

Juicing aslında gıda takviyesi almak gibidir. 20 dakika içinde tüm besinler vücudunda dolaşmaya başlar. Juicing
emilimi %99 larda iken en iyi sindirim sistemine sahip bir insanın katı yemekteki oranı bunun yarısına ulaşmamaktadır. Ayrıca juicing sırasında katı yemeği sindirmek için harcanan enerjiye de gerek kalmaz.
Domatesi pişirmenin içindeki likopen antioksidanın etkisini 5 kat artırtığı bilinir, ama domatesi blenderdan geçirmek de aslında aynı etkiyi sağlar.

Meyve ve sebze suları gerçek bir su kaynağı!

Meyve ve sebzeler içerdikleri vitaminler, enzimler, mineraller harici aslında çok önemli başka bir şey de sağlarlar: Su kaynağı! Bilindiği üzere insanoğlu açlığa dayanır ama susuzluğa dayanamaz. İnsan vücudunun %65’i sudan oluşmaktadır. Hatta bazı organlarda bu oran çok daha fazladır. Örneğin beyinde bu oran %80’lere çıkar. Suyun hayatımızdaki önemi bu kadar ortadayken, birçoğumuz hala yeterli miktarda su tüketmiyoruz. Meyve ve sebze suları, suyun yanı sıra içerdikleri vitaminler ve mineraller açısından da bizim için çok önemliler. Greyfurt, portakal, limon gibi narenciye ürünler C Vitamini bakımından çok zengin iken, havuç suyu bize beta karoten formunda A vitamini sağlar. Yeşil suların çoğunluğu E Vitamini içerir. Meyve ve sebze suları ihtiyacımız olan demir, bakır, potasyum, sodyum, iyot, magnezyum ve benzeri temel mineralleri de bize sunar ve aslına bakarsanız bu şekilde alınan mineraller sindirim esnasında en rahat asimile edilenlerdir.Meyve/sebze suyu sindirilemeyen lifleri elimine ettiği için juicing olarak alınan besinler meyveyi/sebzeyi bütün yiyerek alınandan fazladır. Örnek vermek gerekirse; bir havuç yediğimizde lifler sebebi ile beta karotenin sadece %1’ini alırken çiğ havuç suyunu içtiğimizde bunun nerdeyse %100’ünü alabiliriz.

Ayrıca; yemeği pişirdiğiniz zaman, bu ister et ister sebze ister meyve olsun, 114 derece üzerindeki ısılarda tüm enzimler yok olur. Meyve ve sebzenin suyunu sıktığınızda ise herhangi bir ısıl işlem uygulanmadığı için enzimler hala yaşayabilir.

Son dönemlerde hızla artan juicing akımına Juice Up hızlı ve etkili bir giriş yapmış gibi görünüyor. Birbirinden farklı tatlarıyla her an sağlığı hedefleyen Juice UpJuice Up hızlı ve etkili bir giriş yapmış gibi görünüyor. Birbirinden farklı tatlarıyla her an sağlığı hedefleyenburadan ulaşabilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale