X

Joseph Pilates’in en ünlü 10 sözü ve ardındaki felsefe: Bölüm 1

20. yüzyılın başlarında geliştirilen ve günümüzde egzersizleri ile oldukça ün kazanmış, fizik tedavi uzmanları tarafından kullanılmaya başlanan, ortopedistlerin dışında psikiyatristlerin bile reçetelerine yazdığı Pilates’in yaratıcısı Joseph Pilates hakkında sizleri aydınlatmak istedim. Egzersizleri ile fiziksel güçlenmenin önemini bizlere anlatan J. Pilates, kitaplarında ve kendi yetiştirdiği eğitmenlere aktardığı felsefi bilgilerle aslında bize ne kadar iyi bir düşünür olduğunu da ispat ediyor. Kendisinin egzersiz metodolojisiyle ilgili bir Pilates stüdyosunda deneyim sahibi olabilirsiniz. Ancak bu yazıyla gelin en ünlü 10 sözü neymiş ve ardında yatan felsefeler nedir bir göz atalım. Siz de sözlerin ardında farklı anlamlar bulabilirsiniz. Bulduklarınızı da paylaşmanız dileğiyle.

1. “Pilates beden, zihin ve ruhun tam koordinasyonudur.”

Pilates’in prensipleri (konsantrasyon, kontrol, merkezleme, akıcı hareket, kesinlik, nefes) uygulanarak yapılan bir antrenmanda nefes devreye girerek ruha dokunur. Tüm vücut kaslarının dengeli bir şekilde çalışmasını sağlamak içinse aklınızı da devreye sokmak zorundasınız. Aksi takdirde 3 bileşenin de koordinasyonu olmazsa gerçekten Pilates yapmış sayılmazsınız. Kendi metodunun ismine de bu nedenle ‘kontroloji’ adını vererek mutlak mutluluğun bu üçü arasında dengeye ulaştığımızda içimizde aydınlanacağını savunmaktadır.

2. “Bir insan omurgası kadar gençtir.”

Joseph Pilates’e göre omurga, beden sağlığının kilit noktasıydı. “Omurganız 30 yaşında sertse yaşlısınız, 60 yaşında esnekse gençsinizdir.” diye de ayrı bir sözü ile bu tezini güçlendirir. Omurganızı desteklemek için sırt ve karın kaslarının gelişimine ve daha iyi bir duruş sağlamak için nefes alımına odaklanmıştır. Bu bilgilere paralel omurga üzerinde dizili olan 7 ana çakranın aktif olması, yaşam enerjinizin sağlıklı aktığı anlamına geldiği yapılan araştırmalarca ortaya çıkmıştır. Omurgasal hareket kabiliyetinizin kısıtlanması yaşam enerjinizin azalmasına sebebiyet vereceği için kendinizi daha genç ve dinç hissetmek adına Pilates egzersizleri yapmanızı tavsiye eder.

3. “Değişim hareketle olur ve hareket iyileştirir.”

Ağırlıklı masa başı çalışmanın arttığı günümüzde kas sisteminiz masa başı çalışmaya uyumlanmak adına kamburlaşarak boyun kaslarını uzatan bir form alıyor. Hareketsiz kaldıkça kan dolaşımınız yavaşlıyor. Tüm bu sorunlar, stresli çalışma şartlarıyla da birleşerek bedensel hastalıklara sebebiyet veriyor. Pilates sayesinde değişime adım atması gerektiğini ve duruş bozukluklarını dönüştürmenin çok değerli olduğuna ışık tutuyor Joseph Pilates. Kişiye özel hareketlere odaklanarak omurgayı çevreleyen kasları güçlendirdiğinizde iyileşmenin de beraberinde geldiğini gözlemlemeye ne dersiniz?

4. “Herkes kendi mutluluğunun mimarıdır.”

Doğumundan itibaren raşitizm ve astım problemleri le uğraşmış olan Joseph Pilates, hayatındaki bu problemlerin üstesinden gelerek mutlu olmak adına birçok araştırma yapmış, savunma sporları, yoga, jimnastik vb. gibi birçok uygulama ile tanışmıştır. I. Dünya Savaşı sırasında gönderildiği esir kamplarında geliştirmeye başladığı kendi metoduyla binlerce hasta ve askere ışık olmuştur. Sonrasında Amerika’da son noktaya ulaştırdığı kontroloji metodunu düzenli olarak uygulayarak 87 yaşına kadar hayatını mutlu bir şekilde yaşamanın peşinden koşmuştur. İnsanların yaşadığı olumsuzların üstesinden gelme yönteminin hayatta disiplinli ve istikrarlı olmak olduğunu bize böylece yaptıklarıyla ispatlamıştır.

5. “On seansta daha iyi hissedecek, yirmi seansta daha iyi görünecek ve otuz seansta tamamen yeni bir vücuda sahip olacaksınız.”

Joseph Pilates bu sözüyle, oluşturduğu metodunun adım adım kişiyi hedefe ulaştıracağı konusunda bize ışık tutmaktadır. Çocukluğundan beri uyguladığı ve uygulattığı birçok antrenmanın kombinasyonu ile en iyi egzersiz yönetimini ortaya çıkardığını savunmuş ve bu metodun uygulayıcısı olarak yaşamının tümünü ideal postür ve kas yapısı ile tamamlamıştır. Tıpkı bir çocuğun önce emekleyip sonra yürüyüp sonra koştuğu gibi, düzenli yapacağınız pilates egzersizleriyle önce iyi hissedecek, sonra iyi görünecek ve sonrasında da değişiminizi tamamlayacağınızı ifade eder.

Devamı, gelecek yazıda…

İlginizi çekebilir: Araştırmalara göre günlük düzenli hareket, uzun yaşam konusunda genetikten daha etkili olabilir

Tulya Türgen Fırat: 2006 Koç Üniversitesi Matematik Bölümü mezunuyum. Mezuniyet sonrası 7 yıl analitik yönümü kullanarak kurumsal hayatıma finans sektöründe yön verdim. Sonraki 10 yıl içerisindeyse fiziksel ve duygusal yönlerimi daha fazla kullandığım, bedenimin beni davet ettiği bambaşka bir serüvene çıkıp topuklu ayakkabılarımdan vazgeçerek kendi pilates stüdyomda spor ayakkabılarımla pilates eğitmenliği yapıyorum. İçimdeki kendimi bulma yolcuğuysa beni aynı zamanda birçok kişisel gelişim eğitimi almaya yönlendirdi. Bedenim kadar ruhumu geliştirme yolculuğunda Mindfulness felsefesini derinlemesine anlayabilmek adına ICF onaylı Breathing Mind akademisinde Minfulness Koçluk eğitimlerimi tamamladım. Hedefim, tüm bilgi ve deneyimlerimi dokunduğum herkese aktarıp, kolektif bir bilinç oluşturmak ve her birimizin içindeki ışığı bulmasına yardımcı olmak.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale