X

JOMO akımıyla bir şeyleri kaçırmanın keyfine varın

Geçtiğimiz yıllarda hayatımıza bir şeyleri kaçırma korkusu olarak giren FOMO kavramı, yerini bir şeyleri kaçırma keyfi anlamına gelen JOMO’ya bırakıyor.

We Are Social ve Hootsuite iş birliği ile 238 ülkeden toplanan verilerle hazırlanan “Digital in 2017 Global Overview” raporuna göre, dünya nüfusunun yarısından fazlası en az bir adet akıllı telefon kullanıyor. Yaklaşık 7,5 milyarlık dünya nüfusunun yarısından fazlası ise internet kullanıcısı ve bu rakam geçen yıla oranla artış göstererek 3,8 milyara yaklaşıyor. Sosyal medya kullanım rakamları ise dünya genelinde 2,8 milyar düzeyinde. 

FOMO: “Fear of missing out”, JOMO: “Joy of missing out”

Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen dijital bağlantıların hayatımızda nasıl bir yer edindiğini ortaya koyan raporun sonuçları aslında şaşırtıcı değil. İnternet ve sosyal medya hayatlarımızın tam ortasında yerini çoktan aldı. Dijitalleşmeyle birlikte her an her şeyden haberdar olabiliyor, hatta istemesek de maruz kalabiliyoruz. Reklamlar, mailler, bildirimler, takip ettiğimiz sosyal medya kanalları ve internet fenomenleri… Bize sürekli nerede, ne zaman, ne yapmamız gerektiğini söyler nitelikte.

Eğer siz de bu bildirimleri almadığınızda veya takibi bıraktığınızda bir şeyleri kaçırdığını düşünenlerdenseniz rahatlayabilirsiniz çünkü artık JOMO trendi var. Arkanıza yaslanın, derin bir nefes alın ve JOMO pratiği ile bir şeyleri kaçırmanın keyfine bakın.

Arada bir de olsa bağlantıyı koparın ve kendinize ayırdığınız zamanların keyfini çıkarın.
JOMO’ya başlangıç için birkaç öneri:

1. Hayatta her şeye yetişmek mümkün değil, öncelikle bu fikirle barışın ve rahatlayın. 

2. Kendinize izin verin. Eğer sürekli elinde telefonla dolaşan biriyseniz, başlarda zorlanabilirsiniz. Küçük alıştırmalar yaparak işe başlayın. Örneğin yürüyüşe çıkarken telefonunuzu yanınıza almamak ya da interneti kapatmak güzel bir başlangıç olabilir.

3. Telefonlarınızda yer alan gereksiz uygulamaları kaldırın ve bildirimleri kapalı hale getirin. Uyarı niteliğinde gelen bildirimler zihninizi yoruyor hatta strese girmenize yol açıyor olabilir.

4. Sürekli çevrimiçi olduğunuzda asıl kaçırdığınız kendi zamanınız olabilir mi tekrar düşünün. Yaşadığınız anlara odaklanın ve tadını çıkarın.

5. İnternette harcadığınız vaktin yerini size daha iyi gelen, ruhunuzu besleyen aktivitelerle değiştirin. Meditasyon yapmak, kitap okumak veya sevdiğiniz biriyle buluşmak seçenekler arasında olabilir.

Kitap önerisi: The Joy of Missing Out: Finding Balance in a Wired World, Christina Crook

Kaynak:
We are social
Body and soul
Greaters

 

İlginizi çekebilir: Sosyal medyanın pekiştirdiği ‘fırsatları kaçırma korkusu’ndan kurtulmanın yollarıSosyal medyanın pekiştirdiği ‘

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale