X

Johnny Depp ‘Üç Kağıtçı Mortdecai’ filminde yine korkak ancak sevilen bir karakter

Yönetmenlik koltuğuna David Koepp’in oturduğu ve ana karakter Charlie Mortdecai’nin Johnny Depp ile hayat bulduğu ‘Üç Kağıtçı Mortdecai’ filmi iki gün sonra beyaz perdede izleyicisiyle buluşacak. Yıldız oyuncu Johnny Depp’in yanında sevilen oyunculardan Gwyneth Paltrow’un Charlie’nin tatlı karısı Johanna’yı, Ewan McGregor’ın ise Charlie’nin üniversiteden eski arkadaşı Alistair Martland karakterini canlandırdığı ‘Üç Kağıtçı Mortdecai’; bir komedi ve polisiye filmi. Uplifers olarak heyecanla beklediğimiz film vizyona girmeden, okuyucularımıza filmle ilgili birkaç ilginç bilgi vermek istedik.

Johnny Depp’in hayat verdiği karakterler listesine eklediği yeni isim, nakit sıkıntısı çeken bir İngiliz aristokrat olan Charlie Mortdecai, bu aksiyon komedi filminin esas oğlanı. Kyril Bonfiglioli’nin popüler üçlemesinden esinlenerek yaratılan Charlie Mortdecai; maddi sorunlar çeken, keyfine düşkün bir sanat eseri satıcısı.

Karanlık bir İngiliz stil sahibi Charlie ve yardımcısı Jock Strapp birçok kez P.G Wodehouse’un Jeeves ve Wooster eserleriyle karşılaştırılmıştır. Mortdecai’de Charlie bir dizi uluslararası kötü adamın arasında, kayıp Nazi milyonlarının anahtarı olabilecek Goya eserinin peşindedir ve etkileyici üslubunun yanı sıra yaptığı gaflarıyla içine düştüğü zor durumlardan yakasını kurtarmayı bilir.

Deep, filmin senaryosu henüz ona gelmeden Bonfiglioli’nin eserlerini okur ve hayranı olur. Bu filmi yönetmesi için arkadaşı David Koepp’e teklif götürür.

Başarılı Hollywood senaristi (Mission Impossible, Jurassic Park, Spiderman) ve aynı zamanda yönetmen (Ghost Town, Premium Rush) olan Koepp öncesinde Depp ile Stephen King romanından uyarlanan Secret Window filminde çalışmıştır. “Kitapları okudum ve karakter beni çok etkiledi”, diyor Koepp. “Charlie’yi okuduğum anda onu Johnny’den başkasının canlandırabileceğini düşünmedim. Johnny bu tip aşağılık,  canlandırmada çok yetenekli. Son 15-20 senedir, bunu kanıtlamış gözüküyor.”

Depp’in Koepp’e gönderdiği senaryo Eric Aronson tarafından yazılmış. Aronson İngiliz hükümetine çalıştığı sırada Londra yakınlarında bir kitapçıda Mortdecai üçlüsünü keşfetmiş. “Kitap adeta P.G Wodehouse ve Raymond Chandler’in kesişme noktası” diyor Aronson. “Okuduğum anda kafamda bir ışık yandı.”

Aronson daha sonra kült olan bu hikayede aktör Hugh Laurie, Stephen Fry, yazar Julian Barnes ve Craig Brown’un duyduğu hayranlıktan bahsediyor. “Bu eser insanların birbirleriyle paylaştığıı eserlerden biri. Johnny Depp bu sayede kitabın çok eski bir kopyasını okuma şansı buluyor.”

“Charlie Mortdecai kendisine şehir dışında bir malikane miras kalan birisi ancak şansı ve parası tükenmiş durumda. Gelirini düzeltmek için kapalı kapılar ardında anlaşmalar yapan bir eser kaçakçısına dönüşüyor. Filmimizde Charlie ve yardımcısı Jock Strapp Amerika’ya sanat eseri çalmaya geliyorlar.”

Ancak Koepp “Charlie kökeni bilinmeyen sanat eseri ticareti yapıyor”, diyor. “Vicdansız biri ancak çok iyi bir zevki var” diye ekliyor yönetmen. “Maddi durumu hiç iyi değil ve bir şekilde devasa evini geçindirmek zorunda. Bu yüzden bunu yapmayı göze almış. Sanat konusunda uzman birisi, ancak eserin kime ait olduğu onu pek ilgilendirmiyor.”

Mortdecai güzel insanların güzel kıyafetlerle rezil şeyler yaptıkları bir film. “Film suçu destekleyici bir karmaşıklık içerisinde ancak bu karmaşıklık onun güzel komik tarafını arka plana atacak kadar değil”, diye ekliyor Koepp.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale