X

Japonların ikigai, Sufilerin mana dedikleri şey nedir?

İş, aile, sevgili, sağlık derken her gün, bir gün daha geçiyor. Ama ne için yaşıyorsun? Neden her gün uyanıyorsun? Yaşamının kalitesini ne belirliyor? Ne her anına anlam katıyor? Çalıştığın iş mi, yönettiğin finansın, paran mı? Sahip olduğun aile, ilişkin mi? Ya da sağlığın? Tüm bunlar maneviyatın, madde yansıması oysa ki…

“Madde %1’dir, maneviyat – mana ise %99’da gizlidir.”

Biz sanırız ki büyük işler başardığımızda, ev, araba, yat, uçak aldığımızda, bir evliliğimiz, ilişkimiz olduğunda, fiziksel sağlığımız yerinde olduğunda yaşamımız tam olacak. Ve her şey tam olduğunda mutlu olacağız. Ne yazık ki gerçek bu değil. Dünyanın farklı ülkelerinden, farklı kültür, din, dil, ırkından insanla tanışma ve çalışma fırsatım oldu ve tek bir gerçek hep aynı kaldı: Fiziksel varlık değil, manevi varlıktır yaşamı bir bütün kılan.

Ne yani işi gücü bırakıp dağın tepesinde meditasyona, namaza mı başlayalım?

Hayır. Başarının bilimi kadar, yaşamı bir sanata dönüştürmeyi de öğrenelim. Hatta yaşamlarımızı bir sanat eserine dönüştürelim. Sadece bir bölümünü değil, bir bütün olarak tüm bölümlerini.

“Kendi yaşamınızı inşa etmenin ötesinde yaşamın başka amacı yoktur.” Jean Paul Sartre

İyi ama bize öğretildi ki, kaderimiz çoktan belli. Yaşayacağız işte kaderimizde ne varsa. Oysa ki en önemli cümleyi kaçırıyoruz kaderciliğe bıraktığımızda kontrolü: “Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.” (İsra 13). Evet yaşayacağın bir kader yüklü varlığında ve ondan çok daha güçlü dönüşümü yaratabilecek de bir de iraden. Şayet iradeni kuvvetlendirip, egona karşı koyabilirsen ya da mistiklerin dediği “gölge” kısmına, dinlerin bahsettiği “içindeki şeytana”; kendi cennetini bu dünyada yaratabilir, anlamı yüksek bir yaşam yaşayabilirsin.

Yaşamının anlamı ruhunda gizli…

Sen ruhunla bağlantını güçlü tutarsan, güçlü bir yaşam anlamı da sana akar. Sana verilmiş olan kıymetli bu yaşamda tek bir an o da şimdi. Ve sen her “şimdi” içinde yaptığın seçimlerle ya ruhunun amacına hizmet edersin ya da nefsinin. Öyle ya da böyle neyi seçersen seç yaşam akıp geçecek; ha alim olsan ha zalim ve bir gün bu yaşamın sona erecek. Her günü, her ilişkiyi bir önceki ile aynı da yaşayabilirsin, alacağın yeni bir karar ve uygulama ile yaşamını dönüştüre de bilirsin.

Konu derin. Yüzmeyi öğrenmek gerek. İlk seçimi 18 Kasım Pazar günü Joint Idea Kanyon’da yapacağım bu çalışmaya bilet alarak yapabilirsin. Bu 2 saatlik çalışmada yaşamın anlamı, yaşam misyonu, ruhun yolculuğu gibi derin kavramları inceleyip, eğlenceli bir şekilde günlük pratik uygulayabileceğin yöntemleri sunacağım. GEL: http://www.biletix.com/etkinlik/V7093/ISTANBUL/en

 

İlginizi çekebilir: Duygusal zeka, empatinin en iyi hali: Karşında gördüğün sende olmasın?

Muse Yeliz Rüzgar: İzmir doğumlu ve uluslararası tanınırlığı olan Yeliz Rüzgar, Bütünsel Yaşam Koçu ve Enerji terapistidir. Yurt dışı ve yurt içinde ortağı olduğu koçluk ve danışmanlık şirketleri aracılığıyla bireysel olduğu kadar kurumlara da inovasyon, yeni ürünlerin Türkiye' ye ithalatı, motivasyon, satış arttırma, iş-özel yaşam dengesi üzerine danışmanlık vermektedir. 2005 yılından beri Anthony Robbins eğitimlerine katılımının ardından tüm etkinliklerinde gönüllü asistanlık yapmış, Los Angeles ve Türkiye'de "Power Groups" oluşumlarını yönetmiş bir Anthony Robbins lideridir. Yeliz, 13 yaşında ilk ilgi duymaya başladığı bilim ve ruhsal alanların birleştiği konular üzerine, Dünya çapında tanınan Dr. Bernie Siegel, Dr. Bruce Lipton, Dr. David Katz, EFT tekniğini bulan Dr. Craig, NLP tekniğinin kurucu Dr. Richard Bandler, NLP ‘de ‘Time Line – Zaman Çizgisi’ tekniğinin yaratıcısı Tad James gibi isimler ile birlikte kongre ve festivallerde konuk konuşmacı olmuş, ‘Holistik Yaşam’ ile ilgili sunumlar yapmıştır. Halen Sedona Üniversitesinde bu alanda doktora çalışmalarına devam etmektedir. Yeliz, UCLA ve North Carolina Üniversitelerinde psikolojik araştırmalarda da kullanılan AuraVS isimli bio-feedback aracılığı ile yaptığı seanslar ile Dünya çapında binlerce kişinin yaşamlarını dönüştürmeleri, ilişkilerini geliştirmeleri ve yaşam amaçlarına bağlanmalarına yardım etti. Yeliz Los Angeles ve İstanbul ‘da yaşamaktadır. Hayat mottosu: ¨İmkansız diye bir şey yoktur, İste, planla, harekete geç, inan ve sabırlı ol.¨

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale