X

Japon mutfağından dünyaya yayılan sağlıklı gıdalar

Japon kültürü her zaman tedavi etmekten çok önlemeye odaklanmıştır. Kültürün bu özelliğini, doğal olarak, yeme alışkanlıklarında da görmek mümkün. Siz de mutfağınızda Japonların yenileyici, taze ve iyileştirici yiyeceklerine yer açarak kendinizi daha iyi hissetmek istiyorsanız, aşağıda sıraladığımız Japon mutfağından dünyaya yayılan sağlıklı gıdaları mutlaka okumalısınız:

1- Yeşil çay ve matcha çayı

Antioksidan, bitkisel gıda, C ve E vitaminleri açısından zengin olan yeşil çay, adeta mucizevi bir iksir. Öğütülmüş toz halde bulunan matcha çayını ise, yeşil çayın daha etkili hali olarak düşünebilirsiniz. İkisi de geleneksel olarak sıcak içilir. Ancak matcha çayı, toz halde bulunduğu için demlenmek yerine sıcak suyla karıştırılarak hazırlanır.

İlginizi çekebilir: Yeme alışkanlıklarınız kilo almanızı nasıl etkiliyor?

2- Kabocha kabağı

Diğer adı ‘kış kabağı’ olan bu sebze, bizdeki balkabağına benziyor. Yüksek lif oranı, içerdiği C vitamini, potasyum, folik asit, kas düzenleyici demir, B vitamini ve beta karoten sayesinde son derece yararlı bir sebze. Kabocha kabağını buharda pişirebilir, salata ya da çorbalara ekleyebilirsiniz.

3- Tofu

Soya fasulyesi suyunun fermentasyonundan elde edilen bir peynir türü olan tofu, gluten içermeyen düşük kalorili bir besindir. Yurtdışında yaygın olan ve bizim mutfaklarımıza da yeni yeni girmeye başlayan tofunun 100 gramında yaklaşık 10 gram kaliteli bitkisel protein bulunur. Bu nedenle veganlar için de önemli bir protein kaynağıdır. Ancak tofu alırken organik olmasına ve GDO içermemesine dikkat edilmelidir.

4- Adzuki fasulyesi

Azuki ya da aduki fasulyesi olarak da bilinen bu kırmızı fasulye türü; demir, magnezyum, potasyum ve folik asit açısından oldukça zengin bir sebze. Japon mutfağında genellikle pirinçle birlikte servis edilen adzuki, aynı zamanda salatalara da eklenebilir.

5- Edamame

Edamame, taze soya fasulyesine verilen addır. Zengin lif kaynağı olan bu sebzenin içeriğinde yüksek oranda protein ve omega-3 yağ asitleri bulunur. Deniz tuzuyla haşlandığında daha lezzetli olan edamamenin kabukları tüketilmez.

İlginizi çekebilir: İş hayatının yoğunluğuna uyum sağlayacak sağlıklı beslenme rehberi

Kaynak:

mindbodygreen.com

healthfitnessrevolution.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale