X

İyi yaşam için hayatınıza adapte etmeniz gereken Parizyen hayat tarzı sırları

Eğer yolunuz Fransa’ya düşerse, gittiğiniz zaman Fransız kültürüne hayran olmamak gerçekten çok zor. Etrafta gezerken genellikle kruvasan, ekmek veya pasta yiyen, cappuccino içen insanlara rastlama ihtimaliniz oldukça yüksek. Bu sağlıklı olmayan yeme alışkanlığına karşın Fransa’da obez insan oranı çok yüksek değil. Peki bunun sırrı nedir? Aslında işin sırrı Parizyen hayat tarzında yatıyor. İşte hayatınıza adapte etmeniz gereken Parizyen hayat tarzı önerileri:

Her yere yürüyerek gidiyorlar

Yürümek, Fransızlar için adeta bir hayat tarzı.

Fransa’da insanlar genellikle her yere yürüyerek gidiyorlar. İşe, süpermarkete, günlük işlere her yürüyerek gitme gibi bir alışkanlıkları var. Yürüme aktivitesi, Fransızlar için bir hayat tarzı diyebiliriz. Yüksek yoğunluklu egzersizler yapmıyorlarsa bile, halihazırda sürekli aktif olmaları fit olmalarını sağlıyor.

Ülkemizde, özellikle İstanbul’da bunu yapmak çok kolay olmasa da, yine de elinizden gelenin en iyisini siz de deneyebilirsiniz. Günde en az 10.000 adım atmak sizi çok daha aktif bir insan haline getirecektir.

Eğer aracınız varsa, her zaman park ettiğiniz yerden daha uzağa park ederek yürüyebilir, hafta sonları parklarda bisiklete binebilir, hatta asansör yerine yürümeyi tercih edebilirsiniz. Bu küçük alışkanlıklar yürümeyi, hayat tarzınız yapmaya yardımcı olacaktır.

İlgili yazı: Yürümeye üşenmeyin

Yemeğin anlamı onlar için farklı

Basitçe söylemek gerekirse, ülkemiz ne yazık ki, işlenmiş gıda yönünden bir cennet ve bu gıdaları tüketmek de hem sağlığımıza olumsuz etki ediyor hem de aşırı kilo almamıza neden oluyor. Örneğin; birçok Avrupa ülkesinde kullanılmayan aspartam gibi sahte şekerler, yapay tatlandırıcılar, işlenmiş kimyasallar ülkemizde kullanılıyor.

Fransızlar’ın yeme alışkanlıkları da farklılık gösteriyor. Genelde küçük porsiyonlar halinde tüketiyorlar ve doydukları zaman yemeyi bırakıyorlar. Oldukça fazla taze sebze ve meyve tüketiyorlar. En önemlisi de abur cubur tüketimi oldukça düşük. Ayrıca en fazla akşam yemeğinde değil, gün içerisindeki öğünlerde yiyorlar ki, bu da gün boyunca aldıkları kaloriyi tüketebilecekleri çok fazla zamanları olduğu anlamına geliyor.

Siz de abur cubur tüketiminizi azaltarak, en çok akşam yemeğinde değil, diğer öğünlerde tüketmeye çalışarak ve yemeğinizi hızlıca değil yavaş yavaş, tadına vara vara tüketerek sağlıklı beslenmeye kapılarınızı açabilirsiniz.

Hayattan keyif alıyorlar

Fransızlar, hayatın her anından keyif almaktan asla vazgeçmiyorlar.

Fransa’ya gittiğiniz zaman en çok gözünüze çarpan sürekli ve her yerde gülümseyen insanlar oluyor. Hayattaki küçük ama değerli anlardan keyif almaktan asla vazgeçmiyorlar. Hayat mücadelesinde sürekli stresli ve mutsuz davranmıyorlar.

Mutlu olmak için bir sonraki tatillerini ya da meditasyon seanslarını beklemiyorlar. Kendilerini mutlu eden şeyleri her gün hayatlarına ekleme yönünden oldukça başarılılar.

İlgili yazı: Hayattan daha fazla haz alabilmek için değiştirebileceğiniz 5 şey

Siz de mutlu olmak için başınıza iyi bir şey gelmesini beklemeyin; çünkü hayat zaten olduğu gibi güzel ve her gün size mutlu olmanızı sağlayacak bir sürü fırsat veriyor, yeter ki siz gözlerinizi o güzelliklere açın.

Kaynak:

mindbodygreen.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale